şükela:  tümü | bugün
  • bugün ayakkabı alışverişi için deichmann'a gittim. reyonlar fiyata göre yerleştirilmiş, sıralanmıştı. 29.90 liradan başlayan en ucuz ayakkabılar dükkanın girişinde, bir sonraki reyonda 40-60 liralık ayakkabılar, sonraki reyonda 100 lira civarında fiyatlanmış ayakkabılar. arkaya doğru fiyat artarak gidiyor, en arka reyonda ise 300-400 lira bandındaki ayakkabılar vardı.

    görevlilerse çok fazla değildi, 3-5 kişi. bunlar da ayakkabıcıdan ziyade reyonları düzenleyen, müşteriye ayakkabının farklı numarasını ya da farklı renklerini getiren, dağılmış kutuları toplayıp reyona yerleştiren ortalık görevlisi gibi. ayakkabı uzmanı olmaları beklenmese de ayakkabı hakkında teknik bilgileri neredeyse hiç yok. migrostaki reyon görevlilerinden çok da farklı değiller ayakkabı bilgisi bakımından.

    demek istediğim şu: ayakkabıları kalitesine göre değil de fiyatına göre alıyoruz. "bu ayakkabı nasıldır?" diye sorduğumuzda ayakkabının iyi ya da kötü olduğunu, ayakkabının tabanından, dikişinden, konforundan, derisinden, dayanıklılığından ya da başka teknik detaylarından bahsedecek bir görevli yok. kimse de bunu beklemiyor zaten: cebindeki parası ya da ayakkabı için ayırdığı bütçeye göre ilgili reyona gidip bir tanesini seçiyor insanlar. görsel olarak hoşuna giden bir tanesini eliyle yokluyor, sonra deneyip alıp çıkıyor.

    mağaza da zaten reyonları bu şekilde hazırlamış. 100 liran varsa 100 liralıkların reyonuna, 60 liran varsa 60 liralıkların reyonuna, daha zenginsen arka reyonlara.

    bir de bütün mal meydanda, bütün modellerin bir eşi reyonda mevcut. başka ayakkabı modeli, rengi yok, hepsi ortada. beğendiğiniz bir ayakkabının başka bir rengini sormanıza gerek yok, yanında-yakınında yoksa, yoktur. rengi değil de bağcıksızını sorsan o da öyle, 1-2 yanına-yönüne bakın, yoksa yoktur; sormaya gerek yok.

    yani sana ayrılmış tek reyon içinden, ki en fazla 15-20 çeşit ayakkabı var bu reyonda, ayakkabını seç-al ve siktirolgit. reyon görevlilerini ya da kasadakileri de rahatsız etme.

    bir tuhaf hissettim kendimi bugün deichmann'da: aynı reyondaki ayakkabılar gibi sınoflandırılmış, ayrılmış ve kategorize edilmiş. bir şey almadan çıktım geldim evime.