şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: fizyonomi)
  • isra suresi 85. ayette bahsedilendir.

    "herkes yaratılmış olduğu şekle göre hareket eder"
  • tarihi ve amacıyla alakalı açıklayıcı bir yazı için rahmi öğdül'ün yazısı okunmalıdır.
  • bana çavdar tarlasında çocuklar adlı kitapta geçen bir yeri hatırlatan, yunanca kökenli, "doğa yasası" anlamına gelen terim.

    sözü geçen yer:

    "okumaya başladığım o lanet makale yüzünden daha kötü oldum. yazı hormonlar hakkındaydı. eğer hormonlarınız normalse yüzünüzün gözünüzün ne biçimde olacağı anlatılıyordu, ama benim yüzüm gözüm anlatılanlara hiç uymuyordu. üstelik, aynen, makalede hormonları bozuk diye anlatılan o heriflere benziyordum. ben de başladım hormonlarımın durumuna üzülmeye. sonra, bir başka makaleye geçip okumaya başladım, bu yazıda da kanser olup olmadığınızı nasıl anlayacağınız anlatılıyordu. eğer ağzınızda çıkan yaralar çabuk iyileşmiyorsa, bu belki de kanser olduğunuzun bir belirtisiydi. dudağımın iç tarafında bir yara vardı, tam iki haftadır geçmiyordu. ben de herhalde kanser oluyorum dedim. sonunda okumayı kestim ve dışarıda yürümeye başladım. bir iki ay içinde kanserden giderim artık diyordum."
  • ilm-i sima, diğer söylenişiyle yüz okuma sanatıdır.

    yüzümüzdeki her bir çizginin, çizgilerin oluşturduğu yapıların, beraber veya ayrı ayrı verdiği anlamları incelemektir. yüz yapımıza bakıldığı zaman aslında doğru/yalan söyleyen, özverili veya çıkarcı, duygusal veya zalim bir karaktere mi sahip olunduğunun anlaşılabilmesinin çalışmaları yapılarak bugünlere kadar gelmiştir.

    bu çalışmalara göre belirli sayıda çene, alın, göz vs şekilleri vardır. patates kafa, fındık burun, patlak göz vs bunların tekil veya bir araya gelmiş hallerini yorumlamaktan geçer olay.

    nasıl üzerimizdeki kıyafetler, saçlarımızı kullanışımız, aksesuarlarımız vs bizi yansıtıyorsa, sürekli olarak yaptığımız hareketlerimiz ve hareketlerin arkasındaki duygularımız da yüzümüze zamanla şekil vermesinden kaynaklı ana karakterimizin dışa vurumunu oluşturuyor. biz ne kadar dıştan iyi niyetli, umursamaz veya her hangi bir karakter görünmeye çalışsak da, yüzümüz bir şekilde bizi ele veriyor. tabi ki okumasını bilene.

    bu sanatı aslında farkında olmadan çoğumuz icra ediyoruz. genellikle de önyargı diyoruz. aslında beyinde farkında olmadan karşımızdaki kişiyi daha önceden karşılaştığımız ve benzettiğimiz insanlarla özdeşleştirip düşüncelerimizi kararlaştırmış oluyoruz ve o kişiye ısınıp ısınmadığımızı belirliyoruz. yani elektrik almış oluyoruz. işte bunlar hep fizyognomi.