şükela:  tümü | bugün
  • hollanda ve belcika'nin bir kisminda yasayan halk. flamanca konusurlar.
  • flamanlar avrupa'nın lazları olarak kabul edilirler, çok kötü giyindikleri, çok aptal oldukları ve yaşamaktan başka hiçbir işe yaramadıkları konusunda kanılar vardır. fransızlar denyo demek yerine "belgié" deriz biz diye övünürler zaman zaman.

    işte nadide bir flaman fıkrası:
    -wie woonst naar superman? (süpermen'in yanında kim yaşar?)
    -buurman. (komşusu: ortaokul seviyesinde bir kelime oyunu)

    fakat iş pek sevmedikleri türkler ve faslılara gelince espiri konusunda daha yaratıcı olabilmişlerdir:

    -bir türk ve bir faslı arabada gidiyor. arabayı kim kullanıyor?
    -polis.
  • ben hollandada yasayan orjinal flamanlari cok sevdim.mutlu guleryuzlu nazik yardimsever, uzun boylu ve guzeldiler(bkz: aryan kizlari)dunya uzerinde cenneti yaratmis bu insanlar, ingilizceyi ingiulizden amerikalidan guzel konusarak da dikkatimi cekmislerdir.
  • flemenkce'de vlaam denir.
  • aynı toprakları paylaştıkları valonlar * ile birbirlerinden nefret ederler. oldukça ırkçılardır. en kalabalık şehirlerinden antwerpte (bkz: anvers) senelerdir sağ partiler yönetimdedir, aşırı sağcılar çoğunluğu oluşturur. tüm yabancıları kapıdışı etme gibi bir istemleri vardır.
  • (bkz: wallon)
  • hollandadakileri pek iyi gozlemleyemedim (red lighttakilerin seceresini bile cikarttim aslinda; ama sayilmaz tabi) ama belcikadakiler bira ile yasayan bir millet. kizlari belli bir yasa kadar fidan gibi olup daha sonra bira ile asilanip patates'e donusurler. neselidirler ama paragozdurler ayni zamanda. dinleri imanlari paradir, her seyden ucret alirlar.
  • bir ıstampa markasıdır.
  • calisirlar, bira icerler ve de bisiklete binerler. bir de cumartesi olumune alisveris. baska da bir sey yaparken gormedim kendilerini.
  • bir flamanın bir günde harcadığı, bir türk'ü 12 gün yaşatmağa yeter.