şükela:  tümü | bugün
  • kısa süreli bir hanedan olmakla birlikte düşkün duruma gelmiş bir imparatorluğa tekrardan istikrar getirmişti. özellikle daha merkeziyetçi yönetimlerinden ötürü bu hanedandan gelen üç imparator da eleştirilmişse de 3. yüzyıla kadar varlığını sürdürebilecek kadar istikrarlı bir imparatorluk için gerekli reformları yapmışlardı. öte yandan askerî kökenleri senato daha da marjinalleşmesine ve birinci princeps ya da vatandaştan imperator ya da imparatora doğru katî bir yönelime neden olmuştur.

    vespasianus (69-79)
    vespasianus roma imparatorluğu'nun doğusunun büyük bölümünün yönetiminden sorumlu son derece başarılı bir roma generaliydi. kendisi galba'nın imparator olma talebini desteklemiş, galba'nın ardından da tahtın en büyük müsabığı haline gelmiştir. otho'nun intihar etmesinin ardından vespasianus roma'nın kışlık hububat tedarikçisi mısır'ı kontrolü altına almayı başararak rakibi vitellius'u yenebileceği güçlü bir konuma gelmişti. 20 aralık 69 günü vespasianus'un taraftarları roma'yı işgal ettiler. vitellius kendi askerleri tarafından öldürüldü ve ertesi gün altmış yaşındaki vespasianus senato tarafından imparator olarak onaylandı.
    muhalif senatörleri kovdu. aynı zamanda nero'nun eylemleri ve takip eden yıllardaki krizler nedeniyle 200'e düşen senatör sayısını 1.000'e çıkardı. yeni senatörlerin çoğu romalı değil, daha ziyade italya ve batı eyaletlerindeki şehir merkezlerindendi.
    roma'yı nero'nun aşırı harcamaları ve iç savaşlar yüzünden oluşan malî yükten kurtardı. bunu yapmak için yalnızca vergileri artırmadı aynı zamanda yeni vergiler de koydu. ayrıca censura yetkileriyle tüm şehirlerin ve eyaletlerin malî yapılarını dikkatlice inceleme fırsatı buldu. bu eyalet ve şehirlerin çoğu bir asırdan fazla zaman öncesine dayanan bilgi ve yapılandırmalara göre vergi vermekteydi. bu sağlam malî politikalar vasıtasıyla hazineyi kâra geçirmeyi başardı ve bayındırlık işlerine girişti. amphitheatrum flavium'un (kolezyum) yapım emrini ilk vespasianus vermişti. ayrıca bir forum ve ortasında da bir huzur tapınağı inşa ettirmişti. ilave olarak sanata hatırı sayılır miktarda sübvansiyon ayırdı.
    vespasianus görev süresince eyaletlerde de etkin bir imparatordu. hispania'ya ayrıca önem vermiş ve üç yüz kasaba ve şehire latin hakları vermişti. bu şekilde batı eyaletlerinde yeni bir şehirleşme dönemini teşvik etti. senato'ya yaptığı ilavelerle senatoda eyaletlerin daha fazla nüfuz sahibi olmalarını sağladı ve bu sayede imparatorlukta birliği teşvik etti. imparatorluğun sınırlarını da genişletti. bu genişlemelerin çoğu vespasianus'un başlıca hedeflerinden biri olan sınır savunmalarının güçlendirilmesi için yapılmıştı. 69 yılındaki kriz orduda düzensizliğe neden olmuştu. en belirgin sorunlardan biri eyalet leyonlarının eyaletlerinin isteklerini temsil ediyor olması gerekenlere sadakatiydi. bunun başlıca nedeni destek birliklerinin askere kaydoldukları memleketlerinde konuşlandırılmış olmasıydı. vespasianus bu uygulamayı değiştirdi. destek birliklerini imparatorluğun diğer bölgelerinden adamlarla karıştırdı ya da birlikleri başka bölgelere gönderdi. ayrıca yeni bir askerî darbe ihtimalini iyicene azaltmak için lejyonları sınır boyunca dağıttı. belki de en önemli askerî reformu italya dışında galya ve hispania'dan da, bu bölgelerin romanizayonu ile paralel olarak lejyoner toplamasıydı.

    titus (79-81)
    vespasianus'un büyük oğlu titus hükümdar olmak üzere hazırlanmıştı. babasının yanında başarılı bir general olarak hizmet vermiş, doğunun güvenlik altına alınmasına yardımcı olmuş ve sonunda suriye ve yahudiye'deki roma ordularının komutanı olarak o sırada devam etmekte olan yahudi isyanını bastırmıştı. bir süre babası ile birlikte konsül olarak görev yaparak tecrübe kazandı. başa geçtiğinde roma toplumunun saygın bulmadığı bazı ilişkileri yüzünden endişeye sebep olmuşsa da kısa sürede erdemli biri olduğunu ispat etmiş, tevekkülünün göstergesi olarak babası tarafından sürgüne gönderilen birçok kişiyi bile geri çağırmıştır.
    ancak kısa süreli saltanatına iki felaket, 79'da pompeii'deki vezüv yanardağının patlaması ve 80 yılında roma'nın büyük bölümünü yerle bir eden yangın damgasını vurmuştur. bu trajedilerin ardından yapılan yeniden inşa faaliyetlerindeki cömertliğiyle son derece popüler hale gelmiştir. titus babasının zamanında başlanan büyük amfi tiyatro ile son derece gurur duyuyordu. 80 yılında henüz tamamlanmamış yapıda açılış törenleri düzenledi. 100 gün süren müsrif gösterilerde 100 gladyatör yer aldı. titus 81 yılında 41 yaşında tahminen bir hastalık yüzünden öldü. kardeşi domitianus tarafından yerine geçmek için öldürüldüğü iddia edilmişs de bu iddianın pek bir dayanağı yoktur.

    domitianus (81-96)
    flaviusların otokratik yönetimlerinden ötürü hepsinin senato ile ilişkileri zayıftı ancak içlerinde yalnızca domitianus ciddi sorunlarla karşılaşmıştı. konsül ve censuraolarak sürekli hâkimiyetinin daha evvelden bir örneği yoktu. ayrıca genellikle bir imperator olarak tamamıyla askerî kıyafetler giyiyordu. bu principatus dönemi imparatorlarının gücünün dayanağının, princeps'ten gelen imparatorluk gücü olduğu fikrine tersti. senatodaki itibarı bir yana domitianus, roma halkını roma'daki tüm ev sahiplerine yardım yapılması, yeni tamamlanan kolezyum'daki sıra dışı gösteriler ve babası ve ağabeyi döneminde başlanmış olan bayındırlık ilerinin devam ettirilmesi gibi çeşitli yollarla memnun etmişti. ayrıca babası gibi malî işlere kafasının yattığı anlaşılmaktadır zira müsrifliğine rağmen haleflerine iyi durumda bir hazine bırakmıştı.
    ancak hükümdarlığının sonlarına domitianus son derece paranoyak bir hale gelmiştir. bu paranoyanın temelleri muhetemelen babasından gördüğü muamele ile bağlantılıydı. geçmişte kendisine önemli sorumluluklar verilmişse de önemli konularda başkalarının gözetimi olmadan kendisine güvenilmemiştir. germania valisi ve komutanı antonius saturnius'un 89 yılındaki isyanının ardından bu paranoya şiddetli ve hatta marazı seyirmelere dönüştü. paranoyası yüzünden çok sayıda kişinin tutuklanmasına, idam edilmesine ve birçok mülke el konmasına (ki bu müsrifliğini açıklayabilir) yol açtı. sonunda iş öyle bir noktaya geldi ki en yakın danışmanları ve aile üyeleri korku içinde yaşar hale geldi. 96 yılında senatodaki düşmanları, stephanus (julia flavia'nın kâhyası), praetor muhafızları ve imparatoriçe domitia longina tarafından düzenlenen bir suikastle öldürüldü.