şükela:  tümü | bugün
  • bir ev onarım ve satma programı

    lifetime kanalında yayınlanır.
  • kahvaltı yaparken şok olup ayılmak için izliyorum bunu. geçende kadının tekine 3 katlı müstakil evi 350 bin dolara sattılar. hem de mamak'ta değil, boston'da. baya garajı ve 3 katı olan ev 350 bin dolar. ben mi yanlış görüyorum diye gözlerimi ovalayıp tekrar baktım, evet 350 bindi. ortalama bir amerikalının yıllık gelirinin 57 bin dolar olduğunu varsayarsak, tripleks bir müstakil ev yaklaşık 6 yıllık maaşa karşılık geliyor.

    bizim buralarda ayrancı'da 40 yıllık binadaki 90 metrekare daireye 350 bin lira istiyorlar. verandayı, bahçeyi falan geçtim, balkonuna 2 sandalye sığmaz. otoparkı yok ve yolda yaşlı bir amcaya sorsanız, "buraya en yakın park yeri 3 mil uzakta. oraya giden kimse geri dönmedi" falan der. üstelik kişi başına düşen milli gelir de 35 bin lira civarı. yani yaklaşık 10 yıllık maaşınızla alabiliyorsunuz böyle bir daireyi. tabii o sırada başınıza bir iş gelmezse. mesela fetö'den içeri atılmazsanız, cinayete, tecavüze kurban gitmezseniz, bir patlamada ölmezseniz, ünlü birinin arabasının altında kalmazsanız, akıl sağlığınızı koruyabilirseniz ve bu arada paranız değerini fazla kaybetmezse. aldığınız daire de öyle 3 katlı, 5 katlı falan değil, komşunuz osursa sesini duyabildiğiniz, tesisatı s.o.s. veren, bol böcekli 90 metrekare bir şey. ısı yalıtımı, ses yalıtımı falan hak getire. üstelik siz alana kadar bina 50 yaşına gelir ve kentsel dönüşüme bir adım daha yaklaştığı için fiyatı en az 450 olur. yani muhtemelen hiçbir zaman alamazsınız. merkeze uzak toki evleri gibi şeylerden alsanız bile dünyanın en pahalı yakıtını kullanacağınız için evinize hapsolur, depresyona girersiniz. yine de egonomi çog eyi hamdolsun.
  • sunucu/işçi/patron karışımı olan iki adamın son derece itici hareketlerinin olduğu program. bu tip programlar senaryo ile çekiliyor, senaryo gereği tartışıyorlar, birilerini kovuyorlar filan anlıyorum ama bunlarınki iyi çalışılmamış ortaokul müsameresi gibi.
  • flipping vegas'tan farklı olarak işlerin daha yavaş yürüdüğü ve ortakların daha çok işlerle ve işçilerle haşır neşir olup el emeği gösterdiği program. las vegas'lı scott yancey'e sen siksen ustalarla iş yaptıramazsın. işin bi ucundan patronluğu yüzünden ölse tutmaz. oracıkta ölse bile yardım etmez işçilere. gelir, mekanı kontrol eder, eksikleri söyler ve gider. çok sinirlenirse alır kendi kendine kırar döker etrafı ama yapıcı bir şey yapmaz, işi gücü yıkmaktan ibarettir. işçilerin canına okuduktan sonra iş bitince satar evini alır parasını herkes. nedense boston'dakiler çok daha yardımsever ve paylaşımcı. adamlar hem işçi hem sunucu hem patron. adeta bir yoldaş. işin bir diğer kısmı bunlar evi 1 aydan 6 aya kadar yaparken, scoot'un ekibi (vegas'takiler) işi bir haftada bitirip paralarını alıyorlar. (bkz: flipping vegas)
  • bir yurtdışındaki evim, ilk evim veya unplugged nation değildir.

    sürekli bağıran bir sürü adam var. izleyesim gelmiyor açıkçası.