şükela:  tümü | bugün
  • tabi ki iletişim sorunu bir başka iç acısı. aynı frekansı bulmak için epey bir telefon ve msn trafiğinden bir şey çıkmaması. ama en önemlisi arama sırası.

    nedir ki ısrarla anlamıyorum. elli yılı devirmiş çiftler gibi (kulaktan dolma aslında, emin değilim onlarda da bitiyor mu) birdenbire ve aslında daha yolun başında, birden konuşacak bir şey kalmaz. karşı taraf da kendinin ne kadar sığ olup olmadığını sorgular mı hep merak ederim de, bu pilin bitmesinin sebebi biraz artık kim ödün verecek savaşı gibi. sen iki/üç kere arayan ve konuşmayı başlatan olacaksın, erkek adam bir. bu "sıra onda" haline girdiğini fark ettikten sonra daha bir gözden kaçmıyor çünkü, o iletişim başladıktan sonra hala konuşulacak çok konu bulunabildiği. tabi canım zaten, bu flört ilerde ilişki olduğunda baştan belli olacak böyle böyle. sen gidip, sen sevişeceksin. sen taksi çağırıp, sen bineceksin. sen hediye bekleyeceksin, sen alacaksın. sen plan yapıp, sen uygulayacaksın. o ağırlığı ile motivasyon olacak/umut verecek ilişkinin devri düştükçe.

    tamam be tamam, daha çok dinleyeceğim. biraz da sen ara!
  • kızlar açısından en büyük angarya, her buluşmadan önce kuaföre gidip fön çektirme zorunluluğunda hissetmek kendini olmalı, ben yaptım ondan biliyorum.
  • karsi tarafi tanima ve karsi tarafa kendini tanitma arasinda gecen olaylar zincirinde ortaya cikan zirvalar butunudur.icinden geleni,icinden geldigi zaman yapamama,yapildigi takdirde karsi taraf ne dusunur sorunsallarini icinde barindirir.bayanlar icin ozetlemek gerekirse sayet;her bulusmadan once kuafore ugramak,3 gunde bir de manikur+kas olayina girmek.vucutta ufacik bir tuy goruldugunde hemen agdaya baslamak (adi ustunde flort donemi nereden gorecek aslinda oyle degil mi?ama yoo illa ki her sey tam olmali) eger yazsa ve koltuk altlari terlemisse telas icinde onu saklamak,her bulusmada ozellikle guzel olmaya calismak,sirf o cok begendi diye istenilmedigi halde topuklu ayakkabi giymek,atilan mesajlara ne kadar sure sonra mesaj atsam daha iyi olur sorularina cevap aramak..(hemen atarsam ustune cok mu dusuyor olurum,gec atarsam takmiyor gibi mi olurum)agizdan cikan her sozu tartarak konusmak,kasim kasilmak...aslinda flort donemi bir iliskinin en heyecanli zamanlaridir.bu gibi angaryalar bile sogutamiyor insani flortten.e ne de olsa her sey bu angaryalardan sonra basliyor.
  • "sevgililiğe resmen geçiş süreci"nde her kulvarda ilk adımı kim atıcak gerginliği.

    - telefon numarasını ilk kim vericek
    - ilk kim mesaj atıcak/aricak
    - ilk kim bi yere davet edicek
    - elini ilk tutan/ilk öpen kim olucak

    içinde varsa belli et, söyle, bitir. sonunu düşünmeden hareket et. olursa ne mutlu; olmazsa, keşke dememiş olmanın verdiği huzur, alır içindeki sıkıntıyı. komplekse ne gerek var? ilk olmamanın verdiği rahatlık, belki de dönüp götünü tırmalicak ilerde, duvarlara vurucaksın başını.

    daha mı mutlu olursun o zaman?

    sanmıyorum.
  • sırf angaryaları yaptırıp akabinde emekçi ile ilişiği kesmeyi amaçlayan flörtler de vardır. birçoğumuz, 21. yüzyılda el yazısı ödev isteyen hocalar yüzünden yüzü çirkin, yazısı güzel kızlara yavşadık. yaptık bu hayvanlığı. kendimi kirlenmiş hissediyorum.
  • konuşmak, kendini anlatmak dans etmek. duygulanmak, sonra buna bir denge getirmeye çalışmak.
  • bi dolu lafın arkasını eşeliyceksin de.. sen de bi dolu laf edeceksin içi cilve dolu..
    bir arayacaksın da, sonrasında üç kere engelleyeceksin kendini elin gidince telefona..
    kıskandırmaya çalışacak kıskanmayacaksın, misilleme yapacaksın da çaktırmayacaksın..
    aklındaki son şeymiş gibi davranırken aklındaki ilk şey olduğunu anlatacaksın..
    "gel" diyecek gitmeyeceksin, "gel" demeden yanına getirmeyi bileceksin..
    sabredecek ama arayı uzatmayacaksın.. ara uzarsa panik olmayacaksın..
    soğuk savaş gibi olacak ama ne soğuk olacak ne de savaş çıkacak..
    bir "son"a bağlanmasını bekleyeceksin ama beklemeyeceksin..

    eşeğin ölmeyecek de yaz gelecek..
  • gelen anlamsız ve ısrarcı mesajlarla muhattap olmayı zorunlu kılan angaryalardır.

    gelen mesaj: aşkım eve dönüoz bis
    yollananmak istenen: iyi de bana ne aq her detayı bilmem mi lazım lan hayatında her detayı
    yollanan: tamam

    20 dakka sonra
    gelen mesaj: aşkım?
    yollanmak istenen: yine ne var aq yine ne var
    yollanan: efendim :)

    5 dakka sonra
    gelen mesaj: napıyosun?
    yollanmak istenen: ebenin bilmem neyini aq yeter bi rahat vermedin
    yollanan: ekşideyim :)

    flört öncesi gayet cool takılan kızların flört döneminde bu tarz mesajlarla gelmeleri üzüyor insanı. 2 gün önce just know that ı love you diyen kız, flört döneminde aşkhaaaaaaam yavşaklığına girmediğinde daha güzel bir yer olacak dünya.
  • günümüzde bir çok ilişkinin başlangıcından itibaren olaya stratejilerin de dahil olmasıyla yaşanan angaryalardır.
    3.kişilerden (özellikle de kızların yakın kız arkadaşları) alınan tavsiyeler ile başlar olay;
    -mesajlara hemen cevap atılmaz(bitmek bilmeyen mesajlaşmalar yaşanır ki olayı abartıp saatte 1000 mesaj atma kapasitesine sahip insan tanıdım)
    -ilk zamanlarda sakin yerlerde baş başa kalmamaya çalışılır(genellikle kadınlar yapar bunu)
    -öpüşme gerisi gelir.(bu kural ihlal edilmeye açık french kiss olmaması şartı ile)
    -ilk randevularda hem sexy bir kadın hem de saf bir kız hissi yaratmak istenir.lakin ipin ucunu bir taraftan kaçırdığınızda durum hayli komik diyaloglara gebedir.
    -biz kadınlar için bitmek bilmeyen çiledir.ne giyeceğimize karar vermek bir gün öncesinden başlar.evdekilere danışılır olmadı webcam açılıp zevkine güvendiğiniz erkek arkadaşlara show yapılır.fakat sonuçta hiç akla gelmedik şey giyilir.
    -erkekler için de evden eve taşımacılık işlemi bitmek bilmez bir çiledir.erkek yol boyu alkol alınmış bir geceden sonra sevdiceğin elinden kahveyi düşünür ama belki sonra cevabı kaçınılmazdır.
  • genel manada tanışma evresinde olunduğu için, o an için aslında angarya olmayan, bir anlam ifade eden hal, hareketler, duruşlar, fiillerdir.
    tarihi olayları o güne göre değerlendirmek lazım, yoksa ayrıldıktan sonra vay efenim abbas vaılcısında da bi meyveli hamur almak için 30 dakika beklediydim diye kendinize çok melankoli malzemesi çıkartırsınız.
    ama tabii atla deyince atlamamak, börek yap deyince hemen yapmamak gibi şeyler de yapılabilir de, bu taktiksel şeyleri bırakın da fatih terim gibi işine yarayacak adamlar düşünsün, siz rahat olun, olun ki şu hayat yanınızdan hızla akıp gitmek ve size kendini seyrettirmek yerine sizi içine dahil edebilsin.

hesabın var mı? giriş yap