şükela:  tümü | bugün
  • asıl başlık hoşlanılan kişi ile çıkılmaya başlandıktan bir süre sonra ilişkilerin bitmesi ve aslında güzel başlayan ilişkilerin gerçek bir ilişkiye dönüşemeden bitmesinin sebepleri gibi bir şey olmalıydı.

    bugün işim yok. dışarı çıkacak enerjim ya da arkadaşım yok. aslında uzun zamandır yazmak istediğim bir konu vardı. konu modern kuralların arkasına sığınılarak kaybedilen ilişkiler ve insanlar üzerine. yani başladığı halde başlayamamış ilişkiler ve yalnızlık üzerine. yani insanlar ve hatta çoğumuzun üzerine yazılacak bir konu idi.
    evet, senin üzerine bir konu bu.
    yazmayı düşündüğüm şeyler hep aklımda olan ama yazınca fazla detaya gireceğimi bildiğimden yazmaktan kaçtığım şeyler idi.

    bakalım bugün yazmayı başarabilecek miyim?
    öncelikle söyleyeyim, uzun zamandır yazmadığım kadar uzun yazacağım.

    bugün badilerimden ssg bir entry favladı. kadınlar üzerine yazan bir yazar üzerine.
    o entry i sayesinde skeptico isimli yazarın başka bir siteden esinlenerek ve hatta esinlenmenin ötesinde birebir çevirerek bizlere aktardığı bilgisine ulaştım ve söz konusu durum bana yapay geldiği için durumu özetle kınayan ve ''kendiniz olun'' öğütü veren kısa bir entry yazdım. söz konusu çeviri tarzı entry yazdığını kabul eden skeptico bunun sorun olmadığını düşünüyor ve neyin kimin için sorun olduğunu tartışmak bana göre anlamsız. sonra oturup skeptico nun bizlere çevirerek aktardığı bir kaç entry i okudum. kadın dırdırı hakkında, kıskanmak hakkında,seks olmayan evlilik hakkında, aldatmak hakkında...

    skeptico aslında sevimli bulduğum bir yazar. ama oturup sayfalarca kendisine cevap vereceğim biri değil. ama yazdıkları yabancı bir siteden rollo tomassi diye biri ise ve bugün işim yoksa, söz konusu rollo tomassi ye cevap verebilirim. rollo tomassi ye cevap verirken skeptico entryleri üzerinden gideceğim çünkü tomassi yi okumadım. skeptico da bu durumu üzerine alınmaz ve alınmamalı çünkü bizlere aktarım yaptığını kabul etmiş durumda.

    okumamış olanlarınız için skeptico nickli yazarın entry numaralarını vererek ilerleyeceğim.

    1)
    entryde konu kıskançlık. okumak isteyenler için;
    (bkz: #54169195)
    entry de bir çok bölüm alınıp tartışılabilir ama ben en çok tanınan meriçler partını konuşacağım.
    meriçler bölümü şöyle diyor;
    ''bir kere erkekler- kız sizi aldatacaksa aldatır, ruhunuz duymaz. cem yılmaz'ın skecini hatırlayın. kız hayatı boyunca master seviyede yalan söylemeye alışmış. kıvrak zekasıyla sizi uzun süre uyutması gayet olasıdır.

    özetle kıskanclık yaparak aldatmayı engelleyebileceğini sanan erkek bildiğin salaktır.

    kıskançlık yaptığını gösteren ve arıza çıkaran erkek daha da salaktır.

    niye söyleyeyim.

    diyelim ki hanım kızın etrafında uydu erkekler ya da popüler tabiriyle meriçler var.

    bu elemanlar zaten kızla birlikte olabilmek için fırsat kolluyorlar. kızın kaşını kaldırması zaten yeterli. kız bunu yapmıyorsa mevcut sevgilisi bir çok açıdan daha iyi demektir.

    mevcut sevgilisinden bariz daha iyi bir seçenek ortaya çıkar ve kadına ilgisini belli ederse ve net bir upgrade - yükseltme olanağı sunarsa kız zaten aldatmakla ugrasmayacak direk mevcut sevgiliyi terk edip diğerine gitmek için çalışacaktır. bu noktada aldatma olma ihtimali düşük - zira kadın aldattığı takdirde yeni sevgilisinin "aldatan kadın" olarak kendisini yaftalamasına sebep olacak ve bu uzun süreli ilişki ihtimalini düşürecek - pirince giderken bulgurdan olacaktır.

    aldatma çoğunlukla sadece belli açılardan mevcut sevgiliden daha iyi bir seçenek çıktığında - ancak uzun vadeli bir değişiklik çok da pragmatik olmadığında ortaya çıkan bir davranıştır (istisnalar hep var atlamayın hemen). örnek sixpack'li spor hocasıyla bir gece geçirmek mevcut kariyer adamı hafif göbekli ama genel olarak fit ve iyi görünen sevgiliyi kocayı değiştirmek için yeterli bir sebep değildir. ''

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    özetle bahsi geçen yazıda söz konusu meriçleri kıskanmak ve arıza çıkarmak salaklık olarak yazılmış. kadın dediğimiz şey(kadın ne ise artık yazara göre) zaten iyi bir seçenek olduğunda gidermiş.
    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    hoşlanılan kişi ile flörtlerin ilişkiye dönüşememe sebeplerinden biri bu konunun yanlış anlaşılması ya da konuşulamamasıdır. bir ilişki içine girme süreci içinde erkek kendisini rahatsız eden durum ya da kişileri sebepleriyle birlikte mantıklı biçimde anlatabilmelidir. bu anlatmak arıza çıkarmak ya da salaklık değil ''kendiniz gibi olmaktır''.
    örneğin;
    bir kadına hemen hemen hergün ve her saatte! arayabilen insanların kimler olduğunu sordum. çok yakın arkadaşlarım dedi. detaylı sorduğumda biri ekşiden bir arkadaşı imiş. diğeri bir ay önce ev kiralarken tanıştığı biriymiş. biri daha eski bir arkadaşı vs...
    bu insanlarla kurduğu iletişimden rahatsız olduğumu söyledim. rahatsız olduğum şeyin ''arkadaşlık'' olmadığını söyledim. neredeyse her gece şişt, naber temalı mesajlar, eski sevgilisini anlatanlar ya da lütfen görüşsek yaaa mesajları. beni rahatsız eden şey mesajların hiçbir şey söylememesi ve gece 24 te dahi gelebiliyor oluşu idi. beni rahatsız ettiğini söyledikten sonra yaklaşık bir ay bekledim fakat konu ile ilgili bir aksiyon alınmadı. hatta modern hayatta asla karşı çıkamayacağım ''arkadaş'' kavramının arkasına gizlenilerek iletişimine devam etti. bu durumdan neden rahatsız olduğumu anlattım. insanların arkadaşlarıyla kurdukları iletişim sıklığından bahsettim ve hergün ve her saat arayan ve hiçbir şey söylemeyen insanların rahatsız edici olduğunu tekrar söyledim. bir gece ikide uydun mu? diye bir mesaj geldi ve hemen sonrasında mesaj atan kişi aradı. o uyuyordu ve telefonu odasına götürüp kendisine verdikten sonra odadan çıktım. telefonunu aç baskısı yapmadım. telefonunu açmadı. ertesi gün arayan kişiye acil bir durum yok umarım gibi birşey yazdı. sinirlendim. kendisini kandırdığını falan söyledim. uyudun mu yazan adam, evli bir adam ve alkolün etkisiyle yazdığını söyleyip özür dilediği halde adama tepki vermedi. o an birlikte olduğum kadının tek eşliliğe hazır olmadığına karar verdim.
    evet. sorun bu. tek eşlilik. ve tek eşliliğe hazır olmak.
    bu tip bir meriçler konuşmasında rahatsız olduğumu söylemek beni arıza çıkaran ya da kendine güvensiz biri mi yapar? kadın artık beni yeterince güçlü mü algılamıyor? oysa ben ayrılmaya karar verdim ve kadın tarafından nasıl algılandığımın artık bir önemi yok. size bu tip durumlarda şöyle yapın böyle yapın tavsiyesi veren yazılara gülüyorum. çünkü neden sizi rahatsız eden bir konuyu konuştuğunuz halde ortak karar veremediğiniz, söz konusu arkadaşlarla tanışamadığınız, söz konusu arkadaşlar için size yalan konuşulan bir ilişki için çaba sarf edesiniz ki? neden yöntemlere başvurasınız? çok mu önemli bu saçma meriçlerin içinde olan bir ilişkiye devam etmek?
    bir süre kendi egoma yenilip whatsup ını konrtrol ettim. ve kendimi haklı çıkardığı tartışılmaz bir mesajı yüzüne vurarak ilişkiyi bitirdim.(whatsup ını takip ve kontrol etmem hoş bir davranış değil, kabul ediyorum.)
    bence güzel başlayan ilişkilerin gerçek bir ilişkiye dönüşemesinin sebeplerinden ilki aslında tek eşli olmamanız ya da tek eşliliğe hazır olamamanızdır. birlikte olduğunuz kişiye seninle çok güzel zaman geçiriyorum ama kendimi evlilik gibi bir sonucu olabilecek sorumlulukta hissetmiyorum diyebilmelisiniz. ama toplumumuzda bu durum en basit tabiriyle hafiflik olarak adlandırılacağından hem çok güzel bir ilişkiyi deli gibi istiyormuş gibi davranıyoruz. hem de bu ilişkide olabilecek samimiyet ve gerçeklerden kaçıyoruz. onun yerine insanları kadınlar ve erkekler diye genelleleyip yöntem savaşlarına giriyor ve gerçek dokunuşlara hasret ağlama nöbetleriyle, kaygı nöbetleriyle yolumuza devam ediyoruz. keşke gerçekte istediği ilişkinin farkında olsaydı ve bunu dile getirebilseydi. evet. aslında istenilen ilişki ''açık'' ilişki.

    ilişkilerinin gerçek ilişkiye dönüşmemesinin en büyük nedenlerinden biri tek eşli olmak istemememiz ve hatta bunu itiraf edemememiz. yani bence.

    sevgili tomassi yanılıyor. meriç lerden ya da seda lardan rahatsız olan kişi tek eşlilikten ve samimiyetten bahsetmeye çalışıyor olabilir ve bu durumu yeterince kelimelere dökemiyor olabilir. bu durum arıza olarak görünebilse de aslında kendimiz olma çabası olabilir. bu bir erkeği ya da kadını kendisine öz güvensiz yapmaz.

    söz konusu meriçlere aslında daha iyi olsalar kadın zaten o adamlara gider ksımına gelince donakalıyorum. hiç mi bir lise arkadaşınız olmadı sizin. hiç mi çocukluk arkadaşınız olmadı. ben bazen bir kadını en çok olaylar karşısında verdiği kendisine has özellikler ile özlüyorum. bazen bu özellikler o kadar onlara has oluyor ki, o anların yüz ifadelerini beyninize kazıyorsunuz. yohk yaaa demesi olabiliyor bu en basit. sarılırken yaptığı bir hareket ya da bir davranış. hiç mi birinin yanında ayrıldığınız birini özlemediniz? insanları genelleyip kadınlar daha iyisini bulur bulmaz zaten giderler temalı bir yazı yazıyorsanız nasıl bir yalnızlığınız var? hiç mi özel olduğunuzu düşünmüyorsunuz. ne olursa olsun birbirini özleyen insanlar size hiç mi örnek değil? mesela ne olursa olsun, bir tabak çorba dahi kalsa gitmeyen, birbirine kenetlenen hiç mi aile görmediniz. anneniz? babanız? siz?
    daha iyisi karşılarına çıkar çıkmaz hep mi giderlerdi sizce? böyle insanlar elbette vardır ama sizce bu insanlara ''kadınlar'' demek kadın düşmanlığı değilse nedir.
    kadınları hep daha zengini ve daha iyiyi arayan duygusuz ve radarları açık makineler olarak resmettiğinizin farkında mısınız?

    2)dırdır bu defa konu.
    söz konusu entry;
    (bkz: #54117109)
    kadınların dırdır yaptığı bir konuya örnek verilmiş ve erkek bu dırdır ile aslında kadın tarafından sınanıyormuş. erkek bu dırdır yapılan konuyla mücadele edebilirse söz konusu güçlü erkek imajı korunabilecekmiş.

    entry nizn özet olduğunu söylediği bölüm şu;

    ''evet muglak görünüyor. ama bu işleri kagıt üstünde bu kadar anlatabiliyosn işte. ya da ben bu kadar anlatabiliyorum.

    ama erkekler - şunu bilin, kadınlar arıza oldukları için dırdır etmiyorlar, laf sokmuyorlar. sizin yeterince "erkek" olup olmadığınız teyit etmek için yapıyorlar bunları. siz zaten şefkatli ama lider bir konuma koyabilirseniz kendinizi, bu testler çok nadiren olacaktır ve hafif geçecektir.
    siz gereken tepkiyi vermedikçe dozaj artacaktır.

    dırdır konusu olan şeyin çoğu zaman kadının canını sıkan şey olmadığını bilmeniz bile çok önemli bir farkındalık.

    99% anksiyetenin kaynağı ıslak mutfak tezgahı ya da girişe yere bırakılmış ayakkabılar vs değil.
    esas kaynak beraber oldugu erkeğin yeterince iyi olup olmadığı, daha iyisini yapabileceği halde b sınıfı c sınıfı bir erkekle idare etmek zorunda kaldığı, gerçek bir kriz ya da tehlike anında erkeğine dayanıp ondan güç alamayacağı ve hayatlarının çökebileceği korkusu.

    ve bunların çoğu bilinç altında. yani kadınlar da çoğu zaman farkında değil bu dinamiğin. bilinç altı dediğimiz makine bu mantıkla çalışıp bir "hissiyat" oluşturuyor ve o hissiyat yüzeyde başka bir şekilde tezahür ediyor.

    eyyorlamam bu kadar. ''

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    insanlar bazen söylenirler. kötü geçen bir günün ardından size eve gelirken almanızı rica ettikleri ve sizin almayı unuttuğunuz bir ağrı kesici, yarabandı ile birden bire tüm günün faturasını size kesip bir saat konuşabilirler. bu sizce insani değil mi?
    bu durum karşısında karşınızdaki insanın temelde neye kızdığını ve neden söylendiğini sorgulamak yerine sevgili tomassi nin tavsiyelerine göre ''dırdır'' olan bu insani tepki onaylanıp abartma ya da onaylanıp reddetme gibi taktiklerle aslında bir güç savaşına dönüşmeliymiş. erkek bu savaşın kazananı olmalıymış. böylece kadın acil bir durum karşısında kendilerinin dahi farkında olmadıkları bu sınama yöntemiyle yerlerini bilecek, güvende hissedecek ve erkeğe sadık kalmaya devam edeceklermiş.

    ben kadınlar diyemiyorum nedense,
    insanlar bazen alınganlaşırlar. sizden destek hatta o gün tüm dış dünyadan kurtulup size sığınmak isterler ama unutulan bir yarabandı ile hiç hesapta yokken size de kızıp entry de verilen örnek gibi ''aynı baban gibisin'' diye söylenebilirler. karşınızdakini anlamak sizin için ne ifade ediyorsa onu yapmak yerine metod savaşlarına girmeyi ne kadar insani buluyorsunuz? ne kadar süre rol yapabileceksiniz? ve dahası karşınızdaki sevgilinizin, tomassi ye göre kadının, neye ihtiyacı var?
    yani karşınızdaki kadının bir insan olduğunu ne zaman fark edeceksiniz?
    sürekli metodlarla savuşturduğunuz söylenme anları karşı taraftan ''beni hiç anlamıyorsun'' gibi bir sonuca gitmiyor mu sizce?

    sizin için zaten kısa sürecek bir ilişki ve siz zaten tek eşlilik istemiyor ya da tek eşliliğe hazır hissetmiyorsanız ''anlamak'' sizin için boş bir çaba olabilir. yöntem savaşlarınıza devam edebilirsiniz ama ''anlamak'', bazen gidip o yarabandını almak, sarılmak ve gerçek sorunu öğrenmeye çalışmak ilişkinizi herkes için güven duyulan bir çember haline çevirmez mi? ayrıca erkekler dırdır yapmaz mı? kendi basit geçen kötü gününe sinirlenip benim terliklerim nerede diye saatlerce söylenen erkek görmediniz mi?

    söylemeden edemeyeceğim. dırdır konusu bazı insanlar için özel bir konudur. çünkü konu terlik ya da yarabandı değildir.
    mesela bir erkek, yeterince güçlü olduğunu düşündüğü için ve tüm dırdır saldırılarını, söylenmeleri bertaraf edebildiği için kendi bildiğini yapar. ailede ergen çocukların ve kadının alma dediği bir arsa alınır. o parayı o adama verme denilen bir borç verilir. sonra o arsa ya da para uçar. mesela bir ev parası uçar gider...
    kadın yaşlandıkça zaman zaman büyüyen ergen ile beraber yapılan bu kötü yatırımın dırdırını yapar. yani söylenir.
    adam ne kadar onaylayıp kabul etme ya da onaylayıp reddetme yöntemleriyle bu konuyu bertaraf edebilir?
    gerçekte olan şudur; adam ailenin ortak karar almadığı bir konuda tek başına davranmış ve kendi bencil egosu ile beraber kendi ailesinin düşüncelerini es geçip söz konusu hatayı yapmıştır. bu hata geri dönülemez maddi kayıplara neden olmuş ve asıl içerlenilen konu, ailenin ortak karar almaması olduğu halde, maddiyat olarak zaman zaman söylenen kadın ve ergen yaratmıştır.
    toplumuzda bu erkek davranışı çok var. benim ailemde de oldu bu tip hatalar ve artık geçmişte bırakılması gereken tek şey,
    kendinizi erkek olarak her kararı alabilecek güç unsuru olarak görmemeniz. size söylenen ve dırdır yapan insanlar, pardon kadınlar, aslında sizinle beraber ve ailecek bir karar almak istiyorlar. bir hata yapılacak ya da bir kayıp verilecekse dahi bu aile kararı ile olmalı. kimse yıllarca söylenecek kadar önemsiz bırakılmamalı alınan büyük kararlarda.
    ve bu şekilde oluşmuş tarvmatik bir dırdır nasıl savuşturlur, tomassi anlatsın ve skeptico kendi yazmış gibi çevirsin. rica ediyorum.

    son olarak;
    ne kadar yöntem savaşlarına girerseniz girin, bir sabah diş fırçalama şekliniz, bir davranışınız ile aslında rol kestiğiniz gibi biri olmadığınız ortaya çıkacak. kendiniz gibi davranın. sizi rahatsız eden konuları mantık çerçevesinde konuşmak istemeniz sizi kendinize güvensiz ya da başka bir şey yapmaz. yıllardaır basılıp çizilen şu on adım da oniki adım tavsiyelerini özel hayatınıza uygulayamazsınız. uygularsanız kadın erkek fark etmez karşı taraf ile bir mücadele içine girersiniz ve mücadele içine girilmiş her ilişki bitmeye mahkumdur. güzel başlayan ama ilişkiye dönüşemeyen ilişkilerin sebepleri olarak ilk söyleyebileceğim neden kendimiz olamak ve yöntem savaşları içinde olmaktır.
    özetle,
    engin günaydın'ın şöyle bir yorumu var.

    yöntem savaşlarını ve bir çok kadın ya da erkekle birlikte olma duygusunu anlıyorum. özellikle genç yani benim yorumumla 30 yaşın altı insanlarda. ama aşkları, sevinçleri, acıları, hataları olmuş ve dış dünyadan kendisini soyutlayıp sadece kendisi olarak sevmeyi ve sevilmeyi isteyen insanlar için özetle ahmaklık olarak görüyorum.

    kadın haklarını savunmak tüm kadınları savunmak değildir. hatta bazen kadınlarla mücadele etmeyi ve kadın hakları için kadınlarla tartışmayı gerektirir. ve kim ne derse desin ''kadınlar'' diye başlık açıp tüm kadınları bir potada erittikten sonra söz konusu kadınlar kavramını belli bir canlı türünden bahsediyor gibi entry girmek, mesela tavuklardan bahsediyor gibi entry girmek kadın hakları düşmanlığıdır.

    bugünlük yoruldum ve devam edeceğim.
    iyi akşamlar dilerim.
  • taraflardan birisinin evli olmasıdır. çünkü flört edildiğine emin olunduğu an normalde ilişki başlar.
  • beklentilerin farklı olması
    mesela erkek tarafı eğlenmeyi hayal ederken kızın ciddi düşünmesi
    erkeğin bundan korkması veya kızın erkeğin niyetini fark edip vazgeçmesi
  • kimsenin kendine bile zaman ayıramazken ne olacağı belli olmayan ve olsa dahi genelde kısa sürecek ilişkiler için zaman harcamak istememesi...
  • kimse doğru düzgün ne istediğini tam bilmediği için ilişkiler de şu anlık modunuza göre yönlendiğinden kısa zaman süre sonra modunuz değişince ilişkide bitiyor.
  • erkek tarafından bakarsak. sadece fiziksel olarak güzel ve alımlıdır. başkaca onu diğer yüzlerce, binlerce güzel kadından ayırt edecek ve özel kılacak hiçbir özelliği yoktur.

    yazışırken çok bariz imla hataları yapıyordur. niş bir zevki, ilgi alanı yoktur. müzik zevki yoktur. 3 saatlik türk dizileri izliyordur. konuşacak, anlatacak konusu yoktur. yoktur allah yoktur.

    ee şimdi abazan güdülerimiz de tatmin olduktan sonra çok istesek de nasıl katlanalım bu insana?

    mükemmel olmadığımız gibi mükemmellik de beklemiyoruz. vasat olsun yeter.
  • erkeğin aceleci davranıp hoşlandığı kişiye zamanla vermesi gereken ilgiyi laps diye boşaltması sebeplerden biri olabilir.
  • boyundan büyük edilen laflar en başta geliyor. sonrasında sınırsız bir mönü varmış gibi davranıyor insanlar etraflarında. maymun iştahlılılık da cabası. samimiyetten uzak ve maskeli suratlar demiş miydim?