şükela:  tümü | bugün
  • , keep hearin' your concern about my happiness
    but all that thought you've given me is, conscience i guess
    if i were walkin' in your shoes, i wouldn't worry none
    while you and your friends are worryin' about me,
    i'm havin' lots of fun

    countin' flowers on the wall, that don't bother me at all
    playin' solitaire 'til dawn, with a deck of 51
    smokin' cigarettes and watchin' captain kangaroo

    now don't tell me
    i've nothin' to do

    last night i dressed in tails, pretended i was on the town
    as long as i can dream it's hard to slow this swinger down
    so please don't give a thought to me, i'm really doin' fine
    you can always find me here and havin' quite a time

    countin' flowers on the wall, that don't bother me at all
    playin' solitaire 'til dawn, with a deck of 51
    smokin' cigarettes and watchin' captain kangaroo

    now don't tell me
    i've nothin' to do

    it's good to see you, i must go, i know i look a fright
    anyway, my eyes are not accustomed to this light
    and my shoes are not accustomed to this hard concrete
    so i must go back to my room and make my day complete

    countin' flowers on the wall, that don't bother me at all
    playin' solitaire 'til dawn, with a deck of 51
    smokin' cigarettes and watchin' captain kangaroo

    now don't tell me
    i've nothin' to do
  • sitem dolu komik sarki.

    "duvar kagidindaki cicekleri sayiyorum
    sabahin korune kadar fal bakiyorum 51 lik desteynen
    sigara icip kaptan kanguruyu seyrediyorum mutemadiyen

    cok sikiliyorum dersen eger
    kirarim kafani hayvan herif"

    demekte kisaca.
  • kişiden kişiye değişen ama hikayesi benzer olabilecek bir şarkıdır.

    "mutlu olmadığımı da nerden çıkardın ki. senin yerinde olsam böyle düşünmezdim. sağda solda benle ilgili bu şekilde konuşman hiç hoşuma gitmiyor. ben gayet iyi vakit geçiriyorum bi kere! yattığım yerden kapımın arkasındaki stickerları sayıyorum, keyfimce sabaha kadar fal açıyorum, sabah kuşağındaki çizgi filmleri falan izliyorum. acaip komikler yahu. şimdilerde bunlar en büyük zevklerim. herşey süper ötesi. ve sen bana yapacak bişeyim olmadığını mı söylüyosun? yani bu anlamda söylüyosan var; bol bol eğlenceli aktivitem var. hem de odamdan çıkmadan bunları yapabiliyorum yani bi de sen düşün dışarı arkadaşlarla takılmaya falan çıksam kırar geçiririm.

    ya bana böyle garip fikirlerle gelme.. napcam akşamları çıksam sağda solda takılsam, yürüyüş falan..? hep aynı hep aynı şeyler. ben böyle gayet iyiyim. hatta geçen gün bikaç şınav çektim, böyle mekik falan da. havaya girmişim, rambo gibi göründüğümü falan hayal ettim. sabaha kollarım tutulmuştu ama olsun çok eğlendim yaa.

    neyse hadi kendine iyi bak benim içeri gitmem lazım. yapacak bissürü işim var. ya yok bakma sen; gözlerim yaşarmış gibi dee.. aslında ışık yüzünden hep. ayakkabılarım da bu tür zemine pek alışmamış. ondan kıpırdanıp duruyorum. saolasın buralara kadar gelmişin. şimdi odama dönüp işlerimi bitirmem lazım. falım yarıda kaldı bi de reklamlar bitmeden diziye kaldığı yerden devam edebileyim. zaten kapıda kaç sticker vardı onu da unuttum birden."
  • yalan dunya'nin theme song'udur..
  • bu şarkıyı, boots albümünde nancy sinatra'da yorumlamıştır .
  • bu şarkıyı dinleyip de mutlu olmayan insan varsa, onu artık döverek mutlu etmek gerekir şeklinde sitem dolu hisleri bünyemde toplayan eğlenceli şarkı.
  • monkey island esintilerine sahip, havaii gömlekli pulp fiction soundtrack albümü parçası. filmde bruce willisin radyoda rastgelmekten son derece mutlu olduğunu görmek de ayrı bir hava katmıyor değil. filmdeki onca tantana içinde yine de bir havaii havası ağır basıyor ama bu parçada.
    (bkz: hayat ne garip palmiyeler falan)
  • biraz "zahmet etmeseydiniz ya" sarkazmı, biraz kendi acınası halinden mutlu olma durumu,

    "and my shoes are not accustomed to this hard concrete
    so i must go back to my room and make my day complete"

    gibi sözlere sahip, dinlenip dinlenebilecek en sarkastik ve mutlu şarkı.

    insanda avustralya'ya gidip kanguru denen o çirkin eşek, geyik ve satir karışımı hayvandan bir adet getirip olur olmaz zamanlarda hayvana"keevngıruu" şeklinde seslenme isteği uyandırıyor.

    hiçkimsenin hiçbir şey yapmanı istemediği, hiçbir beklentiyi karşılamak zorunda olmadığını, hatta her türlü pasif baskıdan bile âzade olduğunu hissettiğin anlarda hayatının fon müziğini oluşturur bu şarkı arkadaşım, zorla kendini, mutlaka duyacaksın.

    tek özrü çok kısa olması, tıpkı bu şarkıyı fonda duyabileceğin anlar gibi.