şükela:  tümü | bugün
  • mike portnoy'un içinde bulunacağını söylediği ve 2012 martında albümü çıkacağını söylediği yeni grubu. daha fazla detay bilmiyorum an itibariyle.

    ilk enrtysi ben olayım dediğim cicişim yani. asdfghjklşi

    edit: grubun diğer elemanları da neal morse, steve morse, dave larue ve casey mcpherson şeklinde olacakmış. hey ki hey, vay ki vay...
  • yeni bir süpergrup atraksyonu.

    progressive rock' ta bu tarz hareketlere hep açığız.

    aha alın size ilk promo videosu:

    http://www.youtube.com/watch?v=bsyw_ngwlom
  • ilk albümü malüm ortamlara düşen grup. her türlü alınacağından indirip dinlenen şarkılar arasından en beğenilen şarkı kayla isimli şarkıdır. şarkılar tam olarak progressive sayılamayabilir, daha çok bilindik pop/rock kalıbında şarkılar içermekte olan bir albüme sahip. müziksel olarak pek değerlendiremeyeceğim ama bir bardak viskiyle akşam üstü dinlenecek albümlerden biri kategorisine koyulabilecek bir albüm yapmışlar.

    albümdeki şarkılar şu şekildedir:
    01 : blue ocean (7:05)
    02 : shoulda coulda woulda (4:32)
    03 : kayla (5:20)
    04 : the storm (4:53)
    05 : forever in a daze (3:56)
    06 : love is what i’m waiting for (3:36)
    07 : everything changes (6:55)
    08 : better than walking away (4:57)
    09 : all falls down (3:22)
    10 : fool in my heart (3:48)
    11 : infinite fire (12:02)

    official site
  • artik uzun suredir bu tarz bir seyler duymadigimdan midir nedir, ilk dinleme itibariyle acaip hosuma gitmis bir olusum. dinleyin dinletin.

    edit: spotify'a eklendigi gibi kaldirildi. geri gelir umarim.
    edit2: geri gelmis, mis gibin.
  • harika anlarla dolu, icinde personelin kendi background'larinin yaninda red hot chili peppers'dan the beatles'a kadar farkli etkilenimler duyabileceginiz, tum elemanlarin* kendilerine verilen surelerde parladigi, daim olmasini diledigim flying colors grubunun kendi adini tasiyan debut albumudur.

    ayrica potansiyeli ile, kritiklerce kafa goz dalinan omerta sonrasinda, mike'i biraz rahatlatacagi kesindir.
  • bir dream theater değildir hatta bana sorarsanız neal morse'un solo kayıtları daha başarılıdır ancak son aylarda indirdiğim en iyi albümlerden biri şimdi bu da. hakkını yediğimi düşünmeyin özellikle kalya şahane olmuş.. zaten bırakın her şeyi steve morse osursa dinlerim.
  • grupla aynı ismi taşıyan grubun ilk albümü aynı zamanda. ortalama bir albüm. mike portnoy'un dream theater'daki sert davul partisyonlarından eser yok tabi ancak bunu çokta progressive rock olmamasına bağlayabiliriz. içinde funk öğeler ve bir rock bar'da söyleniyormuş hissi veren vokaller var. açıkçası vokaller bozmuş bu işin büyüsünü. ah portnoy ah..yazık lan sana. dt gibi bir grubu bırak, akerfeldt ile steven wilson'dan tekmeyi ye, yaptığın her iş arka planda kalsın.
  • detaylı bir röportaj yapılmış kendileriyle.
  • bir kaç haftadır albümü büyük bir keyifle dinliyorum. zaten steve morse ne yapsa takip ediyorum elimden geldiğince, albümün tüm şarkılarına bayıldığımı söyleyemem ama bazı şarkılar gerçekten lokomotif diyebileceğimiz etkide. benim en beğendiklerim shoulda coulda woulda, all falls down, infinite fire, kayla, forever in a daze, blue ocean oldu. albümün en güzel tarafı şarkıların funk, blues, ve rock öğelerini bir arada barındırması; bu tarz müzikleri sevenler için dinlemek keyif verici oluyor. zaten steve morse ve dave larue'nun olduğu bir albümün bu tarz zenginlikleri barındırması oldukça doğal. vokali her parçaya yakıştıramadım açıkçası, ama shoulda coulda woulda şarkısında oldukça hoşuma gitti kendisi. albümü bulmak için çabaladım ancak tabi ki bulamadım, türkiye'de yaşadığımızı unutmuşum o an herhalde...
  • müzisyenlerin tek bir müzik türüne sıkışmayan akıcılığı ve rahatlığı tüm albüme yansımış; birçok klasik türü progressive rock'ın genişliğinde bir de böyle dinleyin, albümü olmuş. çok da eğlenceli ve güzel olmuş. yalnız bi dt albümü kadar uzun ömürlü değil.