şükela:  tümü | bugün
  • bi sekil buyuk ikramiye vursam her turlu dalavereyle evime alacagim alet.

    sevdiginiz bir insanin fotoğrafına bakinca beyinde aktive olan bolgeler cikolata yenildiginde, kumar oynandıgında ya da kokain alındıgında aktivite gosteren bolgelerın tıpatıp aynısıymıs. bu bolgelerin de beynin odullendırmeyle ılgılı kısımlarıyla alakalı oldugu bilinmekteymis (major reward centers of brain olarak aksettirilebilinir).

    destek olabilecegi alanlarda ne kadar ise yarar oldugu gorulunce insani saskinliktan deliye divaneye donduren goruntuleme teknigidir, kolesi olabilecegim sey evet yalarim.
  • efendim bu alet ile yapılan bir diğer çalışma ise şöyle;

    insanlara çeşitli resimler gösteriliyor bu resimlere kişiler baktığında beyinlerinde oluşan hareketler inecleniyor ve bu verilerden bir hafıza bankası oluşturuluyor. daha sonra ise deneklere resimler rasgele gösteriliyor ve deneklerin hangi resimlere baktıkları fmrı ile anlaşılmaya çalışılıyor. sıkı durun, başarı %90 seviyesinde oluyor. zihin okumaya doğru adım adım yaklaşıyoruz.

    illa felaket senaryoları düşünmeyelim telepati ile derdimizi anlayan iletişim cihazları (cep telefonunun gelişmişi), düşüncelerimize göre programları açıp kapatan bilgisayarlar kapıda efendim.

    akademik olmayan kaynak için bakınız;
    http://www.technologyreview.com/biotech/20380/
    http://www.nature.com/…0529/full/news.2008.864.html

    akademik kaynak için bakınız;
    http://www.sciencemag.org/…t/abstract/320/5880/1191

    böyle iken böyle abi.
  • efendim insanlik bu alet ile oynamaya baslayali daha 5 sene bile olmadi, ama bu kisa sure bile dusuncenin beyinde maddesel kokeni olan bir nane oldugunu gormemize yetti. bu alet ile yapilan bir diger calismada kisilerin eldeki iki sekilden birisini hatirlamalari istenmis ve arastirmacilar kimin hangi nesneyi aklinda tuttugunu bulmaya calismis. sonuc %80 civari basari.

    otesi ne olur bir sayi tut oyununu bu aletle oynariz, daha sonra dusuncelerimizi birbirimize e mail atariz, bilincimizle internete baglanir zihnimizle matlab kullaniriz.

    kaynakca:
    magazin: http://www.technologyreview.com/…mputing/22201/?a=f
    makale: http://www.nature.com/…urrent/full/nature07832.html
  • ehem fmri ile yeni bir calisma daha yapilmis. bu kez deneklere 7 saniyelik 3 ayri film izletilmis ve daha sonra deneklerin bu filmlerden birisini dusunmesi istenmis. bu arada denegin beynini gozleyen arastirmacilar denegin hangi filmi izledigini tahmin etmeye calismislar. olasilik sonuclarinin otesinde bir basari elde etmisler.

    aha da yazisi;

    http://www.wellcome.ac.uk/…eases/2010/wtx058860.htm

    ve ha da makale

    http://www.cell.com/…abstract/s0960-9822(10)00142-9

    konu ntv'de de haber olmus iste linki

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25068564/
  • evet fotograf tahminlerinden hareketli goruntu tahminlerine gecmek istediklerini daha once birkac yerde belirtmis bu konuda bir gelisme olursa buradan ilertiriz demis idik. (bkz: #18506533)

    bu konuda muhtesem denilmese de bir baslangic denilebilecek bir calisma yayimlanmis
    (ekim 2011 current biology). daha taze sayilir, sonuclar daha oncede bahsettigim gibi muhtesemlikten uzak ama gene de bir umut isigi oldugunu soylemek gerekli.

    her ne kadar elde edilen goruntuler beyinden alinan sinyallerin on yuz bin milyon saatlik youtube goruntuleri ile eslestirilmesi sayesinde cizilmis olsa da, bana sorarsaniz sadece kisinin ne gordugune dair degil kisinin gordugunu nasil algiladigina dair bilgiler de iceriyor.

    yani bazilarinin ele gecirilemez olarak tanimladigi qualaya ait izler tasiyan bir video elde ettigimiz.

    sira yavas yavas ruyalarin yapildigi maddeyi videoya cekmeye geliyor, hazirlanalim.

    bu calismanin makalesi
    http://www.sciencedirect.com/…pii/s0960982211009377

    bu calismain ciktilarini gosteren video
    http://www.youtube.com/watch?v=nsjdnyxj0bo

    bu isi yapanlarin web sitesi
    http://gallantlab.org/

    bu calismanin kisa ingilizce ozeti (youtube videosunun altindan arak - bir ara tercume ederim);

    the left clip is a segment of a hollywood movie trailer that the subject viewed while in the magnet. the right clip shows the reconstruction of this segment from brain activity measured using fmri. the procedure is as follows:
    [1] record brain activity while the subject watches several hours of movie trailers.
    [2] build dictionaries (i.e., regression models) that translate between the shapes, edges and motion in the movies and measured brain activity. a separate dictionary is constructed for each of several thousand points at which brain activity was measured.
    (for experts: the real advance of this study was the construction of a movie-to-brain activity encoding model that accurately predicts brain activity evoked by arbitrary novel movies.)
    [3] record brain activity to a new set of movie trailers that will be used to test the quality of the dictionaries and reconstructions.
    [4] build a random library of ~18,000,000 seconds (5000 hours) of video downloaded at random from youtube. (note these videos have no overlap with the movies that subjects saw in the magnet). put each of these clips through the dictionaries to generate predictions of brain activity. select the 100 clips whose predicted activity is most similar to the observed brain activity. average these clips together. this is the reconstruction.
  • sunduğu datadan varılan sonuçlar heyecan verici olmakla beraber bilim adamlarına (her zaman değil ama) sık sık fazla iddialı açıklamalar yaptıran alet. bunun sebebini anlamak için önce fmri'ın tam olarak ne gösterdiğini anlamak gerekiyor.

    fmri sinyali, manyetik alandaki değişimi gösterir. konumuz dahilinde bu değişimi sağlayan, kandaki paramanyetik özelliğe sahip oksijensiz hemoglobindir (ki biz ona deoksihemoglobin de diyoruz). bu paramanyetik özellik sebebiyle manyetik sinyali saptıran deoksihemoglobin, doğal olarak fmri sinyalinin azalmasına sebep oluyor. yani pozitif bir fmri sinyali görüyorsak, bu, o bölgedeki deoksihemoglobin miktarının, karşılaştırdığımız değere göre daha düşük olduğunu ifade ediyor. eğer bir hücre grubunun metabolik ihtiyacı bir anda artarsa doğal olarak oksijen tüketimi ve bununla beraber kandaki deoksihemoglobin miktarı artıyor. hemen akabinde bu değişikliğe cevap olarak vücut bölgeye oksijenli kan akışını hızlandırıyor ve deoksihemoglobin miktarı normalin de altına düşüyor, ve fmri'da gördüğümüz pozitif sinyal işte bu evreden kaynaklanıyor.

    peki bir hücre grubunun metabolik ihtiyacı ne zaman artar diye sorduğunuzu duyar gibiyim. konumuz gereği nöronlar üzerinden konuşacak olursak, bu nöronun metabolik aktivitesi uzun vadede (ki uzun vadeden kasıt 1-2 saniyedir, zira fmri'ın zamansal hassasiyeti bu sınırdadır), ürettiği aksiyon potansiyellerinden ziyade, kendisinin dendritlerine ulaşan sinaptik aktivite dolayısıyla artar. yani fmri bir bölgede pozitif bir sinyal gösteriyorsa, bu o bölgeye yoğun bir bilgi akışı olduğu yönünde bir bilgi sağlar bize. işte burada ortaya çıkan en büyük sorun, metabolizmanın inhibitör ve eksitatör sinyaller konusunda zerre ayrım yapmamasıdır (halbuki mesela bir elektrot, inhibitör ve eksitatör aksiyon potansiyellerini ayırt edebiliyor). yani biz fmri'da gördüğümüz aktivitenin, o bölgenin aktivitesini bastırmaya veya canlandırmaya yönelik olduğunu ayırt edemiyoruz. bu da bu yönde iddiası olan makalelere (ki hiç azımsanacak gibi değiller) çok ciddi zafiyet kazandırıyor. örneğin:

    1) "p motifi r aktivitesi sırasında, q motifi s aktivitesi olduğunda ortaya çıkıyor, demek ki r olduğunda p, s olduğunda q motifi göreceğiz" --> kabul edilebilir bir önerme
    2) "x bölgesi hem y'yi hem z'yi yaparken aktive oluyormuş, demek ki a) y ve z aynı mekanizmayla çalışıyor veya b) x bölgesi iki işe birden bakıyor" --> oldukça temelsiz bir önerme

    bu temel problemin yanında bu aletin getirdiği başka birkaç zaafiyet de şöyle:

    1) yatarak yapılan aktivite ile oturarak/ayakta yapılan aktivite arasında önemli metabolik ve fiziksel farklar var (kan ve beyin sıvısı basıncı mesela). metabolik aktivite ölçen bir alet için bu çok önemli bir nokta. hele yatarak yapılan aktiviteden elde edilen sonuçlardan ayakta yapılan aktiviteye dair çıkarımlar yapılacaksa.

    2) tarama sırasında ortaya çıkan yüksek ses, dar ve kısıtlayıcı alan, birçok insanda anksiyete yaratıyor. bu da yine metabolizmayı etkilediği gibi, aktivite sırasında beyindeki aktivasyonu da birebir etkileyebiliyor.

    3) uzun süren taramalar, mental yorgunluğa ve körelmeye sebep olabiliyor, ki bu da yine aktivasyonu birebir etkileyebiliyor.

    özet geçmek gerekirse bu fmri denen mereti kanıt diye sunan her makaleye inanmayınız, bu iddiaları fmri makinesinin teknik, fiziksel ve fonksiyonel özelliklerini göz önünde bulundurarak, bir gıdım tuz ile değerlendiriniz. bu sondaki tavuk çevirme, işbu entry'deki terimleri tek tek türkçeye çevirmeye kalkıp kafayı yiyen muz agaci'nin sizlere hediyesidir. saygılar.

    edit: gençler bunu favorilere eklemişiniz hep, anladıysanız ne mutlu ama yani... not düşüyorum buraya, bi ara 'insan okuyacak bunu' idrakıyla tekrar yazayım.
  • beyindeki hucrelere oksijen tasiyan kanin hareketine gore aktivasyonu olcen bir alet (bkz: blood oxygen level dependent). bunu da hidrojen atomunun icindeki protonun donus yorgungesini sabit magnetik alan icinden bir radyo sinyaliyle degistirerek yapiyor. sonra proton orijinal yorungesine donerek bir elektronik dalga yelliyor. bildigim kadariyla fmri'yi (mri demiyorum) ilk japonlar yapmis. maliyeti, modele ve icindeki miktanisin gucune gore, asagi yukari 1.5 milyon dolar. bunun disinda degisik deneyler icin ek paketler almak gerekebilir. icindeki miknatisin gucu daha once de dendigi uzere 1.5 ile 7 tesla arasinda degisiyor. makina calisirken bol gurultu cikartiyor. icindeki magnetik alan insan sagligina zararli degil (ben soyleyenlerin yalancisiyim). amerika'da bir denegin her sene en fazla 40 saat fmri deneylerinde kullanilmasina izin veriliyor. bazi insanlar profesyonel denek olarak calisiyorlar. icerdeki miknatis makinaya yakin bir metal sandalyeyi havada ucurmak suretiyle makinaya gumletecek kadar kuvvetli, dolayisiyla odaya girmeden once bir dizi kontrolden gecmeniz gerekiyor. eger vucudunuzda metal varsa (piercing, kirik kemik tutturmak icin kullanilan tipte metal, ya da savastan kalma sarapnel) odaya girdiginiz metalin vucudunuzdaki yumusak dokuyu parcalayarak sizi terkedip makinaya saplanma ihtimali var, dolayisiyla iceri girmeden vucudunuzda metal olmadiginizdan emin olmak gerekiyor. isin en guzel yani miknatis bir kere calistiktan sonra enerji tuketmiyor zira ana miknatisin bobini bir super conducter. tabi diger parcalar elektirik tuketiyor. ana miknatisi kapatmanin tek yolu super conducterin icindeki sivi helyumu (helyum diye hatirliyorum yanlissa soyleyin) salmak. buna quench deniyor. sivi helyum gaz olarak makinayi terk ediyor, super conducter super olmaktan cikiyor ve direnc miknatisi kapatiyor. bunu yaptiktan sonra fmri tamir ettirmek icin en asagi 300bin dolar kadar bir para vermek lazimmis. dolayisiyla cok mecbur olmadikca (hayati tehlike vs.) duvardaki kirmizi dugmeye basmamak lazim.

    fmri'dan elden edilen datayi analiz etmek icin kullanilan cesit cesit program var (spm5, brainvoyager benim bildiklerim, baskalari da var). spm beles ve matlab uzerinde calisiyor. brainvoyager $7000 civarinda. ek paketler icin de bir suru para istiyorlar. dolayisiyla spm kullanmak cok daha akillica. fmri dan cikan data beynin neresinin calistigini felan gostermiyor. bunu veriyi analiz ettikten sonra goruyorsunuz. tabi veriyi analiz etme biciminize gore sonuclar farklilik gosterebiliyor. bu noktada arastirmacinin veriyi analiz ederkenki niyetleri onemli, zira analiz etme biciminiz sonuclari manipule etme imkanini bir miktar veriyor.

    diger neuroimaging metodlariyla (pet, eeg vs. ) karsilastirildiginda fmri'in boyutsal cozunurlugu (attim bunu, esasi spatial resolution) yuksek, zamansal cozunurlugu (temporal resolutionu) dusuk.

    son olarak "bilimadamlari fmri ile dusunce okudular" tipinde haberler fazlaca abartili. bu tip calismalarda deneklerin onune bes tane ev resmi bes tane alet (cekic, cakmak, bicak vs) koyuyorlar sonra biraz data topladiktan sonra aktivasyona bakarak denegin eve mi alete mi, ya da hangi eve ya da alete baktigini soyleyebilen bir program yaziyorlar. program kesin olarak soyleyemese de baya yuksek bir yuzdeyle sonuclari soyleyebiliyor. bu tabi cok etkileyici birsey ama deneklere verilen ortam bes ev bes aletle sinirli zaten.

    edit: selfadjoint bahsettigimden daha kapsamli bir calismadan haberdar etti beni:
    http://www.nature.com/…/n7185/full/nature06713.html
  • beyindeki sinir hücrelerinin çalışmasını değil, o çalışmanın tetiklediği metabolik olayları ölçer.
  • yapılan çalışmaların abartılma sebebinin bürokrasi olabileceği alet. sonuçta pahalı bir oyuncak (iyisi milyon dolar seviyesinde) ve araştırmacının o parayı justify etmesi lazım.
  • işlevsel manyetik rezonans görüntüleme cihazı. tüm vücuda oksijen taşıyan alyuvarlardaki hemoglobinin manyetik özelliklerini ölçer. başka bir deyişle, fmri beyinden geçen oksijenli kan miktarını ölçerek bir milimetre kadar küçük bir alanı bile tespit edebiliyor. bildiğiniz gibi, beyin özel bir görev üzerinde çalışırken daha fazla yakıt, yani esas olarak oksijen ve glikoz talep eder. bundan ötürü beynin bir bölümü ne kadar yoğun çalışırsa, yakıt tüketimi dolayısıyla oraya oksijenli kan akışı o kadar artar. yani fmri taraması sırasında beynin hangi kısmı kullanılıyorsa, o bölge kıpkırmızı parlar. böylece nörologlar bu hareketliliği izleyerek, herhangi bir anda beyinde hangi alanların faaliyet halinde olduğunu saptayabilirler.

    psikoz, sosyopati ve çift kutuplu tedavisi zor rahatsızlıkları aydınlatmakta kullanılır. ayrıca genelde tümörleri, inmeleri, eklem yaralanmalarını röntgen ve bt taramasında görüntülenemeyen diğer tıbbi durumları tespit için de kullanılır.