şükela:  tümü | bugün
  • kadroda yer bulamayacağı için pişsin gelişsin diye kiraya verilen oyuncuların akıbetleri konusunda dehşet ötesi bir ibnelik var.

    lan gencecik çocuğu alıyorum uruguay'ın köyünden güneşin batmadığı krallığa getiriyorum. çalışma iznini çıkartıyorum, iki gözüm önüme aksın ki kuğu kesmeyecek diye garanti veriyorum. çocuğa fransa'da kulüp buluyorum. 1 sene maaş+sgk+yol+yemek. 1 senelik kiralık kontratın alasını yapıyorum; adamı oynatacakları pozisyonu belirliyorum, oynatmayanı götten sikeriz ibaresi bile koyduruyorum. kiralayan takımın hocası kontratı görünce yönetimle kavga ediyor siz benim götümü nasıl pazarlık malzemesi yaparsınız diye.

    ayrılık vakti gelip çatıyor. çocuk gitmeden gelip elimi öpüyor, "hocam hakkını ödeyemem" diyor helallik alıyor, cebine bayram harçlığını koyuyorum, tüm kulüp çalışanları, taraftarlar ve oyuncu arkadaşları tesislerin dışında evladımızı uğurlamaya geliyor. taraftarlar sen oralarda fish & chips bulaman adam gibi diye tepside fish & chips ikramında bulunuyorlar. çocuğu bulan scout ağlayarak kendini yerlere atıyor, chief scout arabanın arkasında dökmek için su elinde bekliyor. alnından öpüp gelen taksiye koyuyorum çocuğu, chief scout suyu döküyor arkasından, dualar eşliğinde yolluyoruz.

    ertesi gün saat 06.00'da telefonum çalıyor; giderken sarıp sarmaladığımız, kem gözlerden korumak için 3 saat hocalara okutup üflettiğimiz emmioğlu sakatlandı diyor telefondaki sünepe fransız. 4 ay oynayamaz diyor.

    ulan nerede sakatlandı dinini, imanını, vicdanını siktiklerim. taksiden valiz indirirken mi sakatlandı? check-in yaparken mi sakatlandı? hostesle fingirdeşirken türbülansa denk geldi de mi sakatlandı? uçaktan inerken mi sakatlandı? oteline giderken aracına mı çarptılar evladımın? askere mi yolladık lan adamı? sabah 5'te ordu jimnastiği tüfeksiz hareketler 6 numaralı hareketi yaparken mi sakatlandı? noldu lan bu herife?

    sırf bu yüzden genç çocuklar baba ocağından ayrılmaya korkar oldular. kiralık gitmeyi kabul etmiyorlar. geçen gittim altyapı tesislerine hocalarla konuşmak için. napıyor lan bizim zibidiler diye soracaktım, dilim tutuldu. yetenekleri toplaya toplaya kainat u-18 takımı kurmuşuz. her gezegenden, her solar sistemden topçu var. pozisyon başına 5 adam düşüyor. 70-80 tane velet. aşçı isyan etmiş, yemek yetiştiremiyorum diye boykotta. çocuklar kuru ekmek soğan yiyorlar. 16 yaşında malavi'den getirdiğim çocuk taç çizgisinin orada dileniyor. rus stoperler çete kurmuşlar, antrenmanlarda kendi takımlarına gol atanı soyunma odasında dövüyorlar. almanlar mühendislik okumaya başlamışlar, antrenman ve dersler arası mekik okuyorlar.

    lan altyapı mı mülteci kampı mı belli değil amınakoyyim. gencecik çocuklar gözümüzün önünde eriyorlar. nerede bu devlet? kraliçe dahil tüm yetkililere sesleniyorum; bak burama kadar geldi. bir çözüm bulun şu işe. biraz daha böyle devam ederse dönerim sözümden, keserim kuğularınızı.
  • oyuna takımsız başladım. belçika üçüncü liginden berchem teknik direktörü ile yolları ayrılınca takımın başına geçtim. takım semi-professional, oyunculara ancak yarı zamanlı kontrat yapılabiliyor. kimisi ise ancak maç başına kontratlı. adam dönercide çalışıp, gelip haftasonu bizimle maça çıkıyo sanırım.

    gerçekten emek vererek gençler ve kontratsızlardan epey bir transfer yaptım, 4-3(dlp, cm, cm)-1-2(advf, dlf) formasyonuyla 34 maçta 87 gol atıp 43 gol yiyerek 24-5-5 yaparak yılı şampiyon tamamladım ve ikinci lige çıktım. kupada da son 16'ya kaldım. board delighted, başkan diyor sana kızımı vericem, ilçe sağlık merkezi personeli alçıdan heykelimi yaparak caddeye dikti.

    ikinci lige çıktık. dedim belki para gelir; yok. transfer bütçesi €16k. dedim belki klüp profesyonel olma kararı alır; yok. madem ikisi de yok, dedim bari bi feeder club bulup oyuncu kiralayalım, tamam dediler, anderlecht ile anlaştık. of, bende moraller tavan, genç yıldızlar akacak diyorum. amk kimseyi alamadım takıma. herkes burun kıvırıyor, ben napacam sizin ilçede migros bile yok diyorlar. yine kaldık 34 yaşında gözden çıkarılmışlara ve gençlere. belçika dışına scout gönderemiyorum, agentlar oyuncu tavsiye ediyor, oyuncunun sadece 5 özelliği görünür. durum felaket. hazırlık maçlarında takıma moral olsun, ivme yakalarız belki diye varoşlardan halcilerden bozma takım ayarlayıp 8-10 attırdım çocuklara, fena da olmadı. lige hızlı bir giriş yaptık. keyifler yerinde, önce yemeyip sonra atmaya yönelik bir oyunla ilk yarıyı 3. sırada kapattık. devre arasında şanslı bir kaç free transferle kadroyu iyi aşıladım. çetin bir ikinci yarının ardından 76 gol atıp 45 gol yiyerek 34 maçta 21-10-3 ile ikinci ligi de ohl ve antwerp'ün üstünde ikinci tamamladık. bütün menajerler çatlıyor, amatör şansı, eşek balı diyorlar. yarramı yiyin diye açıklama yapıyorum sürekli, ortam iyice çirkinleşti. belçika'ya yakışmayan görüntüler gırla.

    takım tarihinde ilk defa birinci lige çıktık. başkan diyor iki kızım var, ikisiyle grup yap. markete filan omuzlarda gidiyorum. keyifler yerinde. birinci lige çıkınca tabi hop aynı ligdeyiz diye anderlecht ile anlaşma feshedildi, iyi dedim ak zaten yararlanmıyorduk çok. boarda gittim dedim, bütçe verin de rezil olmayalım. gelen geçen 5 atarsa ilçe hollandaya bağlanmak için dilekçe verecek. başkan dedi kusura bakma reyiz, bizde pek para yok, al sana €85k, tepe tepe harca. ya hacı, takımdaki en pahalı oyuncum €42,5klık zaten, oyuncu almaya çalışınca sizin oralar ne tarafa düşüyor diyorlar. kiralık alayım diyorsun, yine olmuyor. moraller çöktü. neyse yine elimizden geleni yapıp bir kaç genç aldık, bedavaya aldığımız 34-35likleri 20klara okuttuk. diyorum ki iyi bir dmc ya da amc bulursak belki ligde kalabiliriz, yayın haklarından filan da para gelir belki. haziran oldu, hem forma reklamı, hem yayın haklarından €1m gibi para geldi. klüp yönetimi parayı zimmete geçirip ortadan kayboldu, paranın transfer bütçesine yansıması sıfır. flemenkçe küfür haznemizi epey genişlettik.

    neyse dedik, biz paranın peşinde değiliz. yeni kontrat yapıp kendi ücretimi minimuma çekip açılan kapasiteyle iyi bir ortasaha çaktım. yine bir kaç kolay hazırlık maçı ayarladık, yönetime "ligde kalmak için çabalayacaz" diye mesaj gönderdik. yönetimin güven grafiği %97-98 civarlarından, sezon başında bir anda %50'ye geri döndü. yönetim sayfasına gidiyorsun, diyor ki "yönetim genel olarak senden memnun, ama şu oyuncuyu satmasaydın iyidi, o işi hiç tutmadılar."

    beynimden vurulmuşa döndüm. amk evlatları. siz sittin sene proligi nasıl görürdünüz de bana böyle yamuk yapıyonuz. çok soğudum oyundan, bi kaç gündür oynamıyorum. istifayı basıp daha eli yüzü düzgün bi klübe mi geçmek lazım acaba. hep kızıl yıldız'ı yönetmek istemişimdir.
  • yapay zeka denilen mevzuda farkındaysanız bir zeka kısmı var. hah işte bu oyunda zeka sadece lafta geçiyor; oyuncusundan yöneticisine herkes bildiğin istisnasız gerizekalı.

    sene 2020 aylardan temmuz. seneyi septuple* ile bitirmişim. türkçe meali gelene tokat gidene tokat. tatile çıkmadan evvel yapacağım transferleri de bitirdiğim için kafam rahat bir şekilde eşim ve iki çocuğumla memleketim kuzey irlanda'da bir elimde cımbız bir elimde scotch yaz tatilimin keyfini çıkarıyorum. hava her gün yağmurlu ama bize rain man* derler sıkıntı yok.

    pre-season'ın başlamasına yaklaşık 3 hafta var. bu sene çocuklara kıyak çekip tatillerini normalden bir hafta fazla vermişim. ha sevinmiş mi itoğluitler? tabiisi hayır. işleri güçleri artistlik. hocam ben niye oynamıyom, hocam ben gidecem, oynatmazsan ölümü gör falan sürekli bir dırdır. şampiyonlar ligi finali öncesi kadro statüsü rotasyon olan adam gelip, dırdır ede ede tüm takımın morali bozdu böyle saçmalık olmaz. lan adı üzerinde rotasyon oyuncususun sen. basketbol takımında kenarda havlu sallayan adamsın, antrenmanlarda kaleyi taşıttığımız adamsın, pogba frikik çalışırken yapay barajı tamamlattığımız figüransın afran tafran kime amk. bak yine sinirlendim neyse.

    telefonum acı bir şekilde titriyor. bir mesajınız var; "hocam ben adnan, bir görüşebilir miyik?" adnan januzaj nam-ı diğer piç adnan. başıma gelecekleri tahmin ederek, arıyorum.

    - (calmly) yine noldu adnan?
    + (gerizekaly) hocam beni oynatmayacaksan oynayacağım bir takıma gitmek istiyorum.

    tekrarlıyorum; tatildeyiz. tüm takımın yanında holiday ibaresi var. hazırlık maçını geçtim, fikstüre bile bakamıyoruz ha oldu da bir mucize ayarlasak maçı hükmen mağlup olur, tüm liglerden ihraç ediliriz. çareler içinde çaresiz kalmışız, kollarımızdan tutan yok düşüyoruz şimdi.

    artık nasıl sarhoş olmuşsa tatilde olduğunu bile unutmuş şu ortamda bana bunu diyor içimizdeki belçikalı.

    kan beynime sıçrıyor. elimdeki dünyanın en baba single malt scotchı 50 yıllık glenfiddich'i bir çırpıda fondipliyorum, boğazım yanıyor tatlı tatlı. viskiyi bile piç ettirdin, evine ateşler düşsün adnan.

    - (assertively) adnan evladım manyak mısın nesin maç mı var da oynatayım?
    + (gerizekaly) oynatmayacaksan kafama sıkar giderim.
    - (hiddetly) tamam adnan yarın gece 12-1 altunizade vezirspor, büyük saha. yalnız kaleci yok şükufe'yi* de getir... lan sıkmazsan adam değilsin orospoçocooo. napalım yaz ligi mi kuralım senin için? plaj futbolu branşı mı kuralım? tam zamanlı sözleşmeni part-time'a mı çevirelim? seni mahallelerarası halısaha turnuvasında oynatmadılarsa bundan banane bıngıldağını siktiğim. sene ortasında maç sonraları exhausted diye sürünen adnan efendi tatil günü "bana maç ayarla ilk 11'de oynayacağım ona göre ha" diyor. sen kim köpeksin ki beni tehdit etmeye kalıyorsun sığır? yıkıl karşımdan gözüm görmesin seni.

    yöneticilerden hiç bahsetmeyelim zaten. geçen sene barcelona yöneticileri görüşmek istediler; wine & dine çektim kendilerine. bu esnada vizyonlarımızdan bahsettik; adama dedim ki gençlerle çalışırım, topa sahip olurum ve atak oynarım. anlaşamadık. çünkü cruyff-romario-laudrup-ronaldinho-ronaldo-rivaldo-messi gibi adamların oynadığı, total futbol ve tiki-taka'nın, la masia'nın anavatanı koskoca barcelona'nın yöneticisi vizyonlarımız farklı "biz defansif oynamak istiyoruz" dedi.

    yahu sen bunu la sagrada familia'da dua ederken içinden geçirsen; aforoz ederler, kentten kovarlar, franco'nun maşası derler, şeytan diye taşlarlar amınakoyyim.

    bıktım lan.
  • futbolcu tepkilerini türk kızlarının kodladığını düşünüyorum.. misal milli takımdaki ilk golünü atan forvete gidersin..

    - ilk golün için tebrik ederim, çok önemli bir kariyerin olacağına eminim.
    - teşekkürler ama kimse benden her maç gol atmamı beklemesin!!

    siker misin sabaha mı bırakırsın?
  • insanlardaki " kazandığımız parayı harcıyamıyoz manyaklığı " ve "sponsorlara karar veremiyoz " deliliğini bir türlü anlamlandıramadığım oyun serisinin yeni sürümü.

    adı üzerinde arkadaş football manager . football president veya football director veya football club owner değil ki oyunun adı . herhangi bir kulüpte bir manager'in dahil olabileceği konulara dahil olabiliyorsunuz . dünyada takım sahibi olan kaç menajer var lan ?

    kesin jose mourinho'ya soruyarlar çelski'de , " hacı samsung mu olsun sponsor apple mı olsun sen anlarsın bu işlerden " diye amk.

    bunlara koyacaksın 45 sayfa sponsor sözleşmesi açıp okumaz bile sonra " ben niye sponsora karar veremiyom " . önce sağ beke yedek aldır sen lan takıma . git bir ossasuna ile ender gelişen atak yap barcelona kalesine . sanki 50 milyon €'dan aşşa transfer bütçesi olan bir takımla oynayıp herşeyi başarmışsın gibi ...

    sanal evlerden , karılardan , arabalardan hoşlanıyorsan sims var , porno var , need for speed var.

    illa takım alacam vuracam kırbacı diyorsan yanlış gelmişsin birader fifa 'nın abuk modları var onun için .

    adamın iddaası gerçekçi bir menajerlik simülasyonu yapmak .

    ha onu da 10 senedir hala bir yola koyamadı orası ayrı.

    benim şahsi taleplerim hep aynı . scoutların bir karakteri olsun amk . hepsi aynı adam hakkında aynı şeyi söylemesin , biri bu kazma desin , biri bu yeni messi desin ne bileyim bir şeyleri farklı söylesinler . rakip takım analizleri daha detaylı olsun . rakip takımlar 3. sezondan sonra beyin özürlü gibi transfer yapmasın , atıyorum fenerbahçe 4 tane malezya milli futbolcu (2 si kaleci ) almasın . reputation dinamikleri oyuna kısa dönemde de etki etsin . cl şampiyonu oluyorum sponsor geliri değişmiyor . 10 bin kombine satılıyor , cl şampiyonluğu sonrası yine 10 bin kombine satılıyor . benden 50 bin isteyen futbolcu gidip 3 bine sözleşme yapmasın (bu konuyu almeida'dan sonra yeniden düşündüm de ... ) , football director bir sike yarasın , kötü zemin pas oyununu etkilesin . hakem hatası olsun . futbolcular arasında " sakaryalılar " grubu olsun , beni paketlemeye çalışsınlar . hacıosman , temirören çıkıp " hocamızın arkasındayız " diyip ertesi gün beni kovsun .

    bana bunlarla gelin .
  • ilginç diyaloglara sahne olan oyun.

    td : kamil son zamanlarda performansın çok iyi böyle devam et.
    kamil : size katılmıyorum son zamanlarda o kadar da iyi değilim.
    td : tamam o zaman gelecek maçlarda senden daha iyi performans bekliyorum.
    kamil : maalesef bundan daha iyisini yapamam.
  • en kilit oyuncum mayıs ayında grip olarak şampiyonlar ligi macini kaciriyor, cok gercekci bu oyun.

    grip tedavisi de 2 hafta ha sanki bana ebola oldu amk evladi.
  • bir kaç ay önce satın almayı planladığım ancak "yapılmayan köklü değişiklikler" nedeni ile yine vazgeçtiğim oyun..
    öyle sık oyun satın alıp oynayan bir insan değilim. fifa serisinde hala 2005'i oynarım ara sıra. çok canım sıkıldığında ya da boş zamanım olduğunda oynarım.
    güncel bir oyun bilgisayarımda dursun niyetiyle fm 2015'e halleniyordum ama yorumlar yine fazlasıyla can sıkıcı.
    azıcık kod bilgisi olan arkadaşlar (excel'de formül yazmayı bilseniz yeter) aşağıda yazacağım sorunların düzeltilemeyecek kadar zor olduğuna inanırlar mı?
    (daha önce bir çoğuna diğer yazarlarca değinilmiştir.)

    *3 kuruşluk bir takımla 100 liralık bir takım eşleştiğinde..
    büyükşehir belediye milan ile eşleşmiş uefa'da.. ilk maçı 2-0 kazanmış.
    ikinci maç 2-1 yenildiğinde taraftarların somurtma ihtimali var mıdır?
    yönetimin size olan güvenini olumsuz etkileme ihtimali?
    bu oyunda var....

    *2. ligden takım çalıştırıyorsunuz. bir genç yetenek bulmuşsunuz 18'inde almışsınız 25-26 yaşına gelmiş. süper lige çıkmışsınız 11'de banko oynatıyorsunuz. ligde kalıyorsunuz, üst sıralara tırmanıyorsunuz vs vs.. hatta denk gelirse şampiyon ya da 2. oluyorsunuz. avrupa maçlarında 11'de banko oynuyorsunuz.
    takımdan ayrılıp aynı ligde yeni bir takım çalıştırmaya başlıyorsunuz. eski takımınızı kontrol ettiğinizde keşfettiğiniz o oyuncunun haftalarca a2 takımında oynatıldığını ilk 18'e alınmadığını görüyorsunuz.dünya para verip transfer etmek istiyorsunuz.
    yok beyefendi gelmek istemiyor. neden? "siz" herhangi bir anlam ifade etmiyorsunuz. tüm anlam "takım".. sizin "takım" o oyuncu için ilgi çekici değil. şampiyonluğa oynamıyor çünkü.
    bre yavşak sen benim sayemde 2. ligde oynarken süper ligde şampiyonluğa oynayan bir takımın parçası olmadın mı? profilinde hayran olduğun tek adam benim lan? a2 takıma sürmüşler seni. yedeksin. daha fazla para teklif ediyorum üstelik. neyin burun kıvırması.
    böyle bir mantık olabilir mi?
    bu oyunda oluyor....

    hangi şartlarda hangi takıma giderseniz gidin. kulvar azaltmak size olan güveni mutlaka olumsuz etkiliyor. sezon başı anlaşmış göreve başlamışız. 3 kuruş transfer bütçesi yok. kadroda 10 oyuncu zor yazıyorsunuz ilk 11'e. kadro genişliği 14-15 oyuncu. paf takımdan kadro kurmak zorunda kalıyorsunuz. sakatlıklar cabası. fikstür ebesinin amı gibi.
    takım hem ligde hem kupada mücadele ediyor. (benzer senaryolarda avrupa kupaları da eklenebiliyor).
    kupa maçları takımın anasını ağlatıyor. ha bire sakat oyuncu dönüyor. yönetim kupadan "isteyerek elenmenizi" sadece lige konsantre olmak istemenizi anlayamıyor.

    *sizin yönetmediğiniz takımlarda sürprize yer yok.
    bu askerdeyken başıma gelmişti. 2 yazıcı la liga da iki ayrı takımla oynuyoruz. diğer arkadaş real madrid'i ben malaga'yı almışım. sezon bitiyor. son 2 maç real'le oynuyorum. uefa'ya katılmak için iki maçımı da kazanmak zorundayım. arkadaşla önce ciddi ciddi maçımızı yapıyoruz. kazanıyor. sonra kaydetmiyoruz ve bana lazım olan skoru almam için yedek kadroyla sahaya çıkıyor. 2-1 kazanıyor.
    allah allah diyoruz tekrar deniyoruz 2-2 bitiyor. sinirleniyor arkadaş yeniden deniyoruz.
    sağlam bir kadroyla çıkıyor maça.
    kalede pepe, ileride casillas ve yedek kaleci. yedek forvet stoper, yedek stoper forvet. 1-0 kazanıyorum..
    madrid büyük takım fark yiyemez benden. kaleye çaycı remzi'de geçse 1-2 gol ancak atabilirim. adamın yanlış kadro kurması hiç önemli değil.
    bir benzeri ibb ile ilk sezonumda yaşanıyor. tam kadro çıktığım maçta 6 eksiği var fb'nin 2 gün önce avrupa maçı yapmış kondisyonlar sıfıra yakın. ilk 11'de 1 tane yıldız oyuncusu yok. 4-0 yeniliyorum.
    çünkü fenerbahçe'ye karşı rahat kazanmak istiyorsam, takımın gücünün fenerbahçe'nin gücünden yüksek olması şart. eksik olması, yanlış kadro kurması hiç bir anlam ifade etmiyor.
    2. lig takımıyla kupa maçına çıkarken 3-4 sakatım olduğunda 3-0 4-0 yeniliyorum ama. çünkü sakat ve cezalı oyuncular sadece benim takımımda sorun.
    galatasaray'a bakıyorsunuz, sol bekte cm sağ bekte rm oynuyor stopere cm koymuş adam. 10 puan farkla şampiyon oluyor bu dizilişle. ben bırak doğru yanlış yerde adam oynatmayı, cm sakatlanınca yedekteki cm'yi koysam kadroya alakasız takımdan 3 yiyorum.
    *oyuncuyu sakatlıktan korumak..
    çok sakatlık yaşanıyor uzun sürüyor vs bunları saymayacağım bile ama sezon sonu gelmiş 4 maç kalmış şampiyonluğu garantilemişim. takımın yıldızını kadrodan kesiyorum. sakatlanmasın yaz kampına dinç katılsın diye. yok arkadaş kimi kessem küsüyor bana. lan messi bile klübede tavla oynuyor son haftalarda gıkı çıkmıyor. sana ne oluyor.
    sahaya sürüyorum adamları, son 2 maçta 5 as oyuncum sakat.
    3 ay
    4 ay
    6 ay
    9 puan öndeyiz 2 maç kalmış. neden "vatan millet sakarya" "ya allah bismillah" nidalarıyla tekmeye kafa uzatıyorsunuz.
    takım konuşması da ayrı dert. sahaya çıkın eğlenin, körebe oynayın, yakalamaç filan oynayın diyorsun, adamın morali bozuluyor. sezon bitmiş gerizekalı ne diye yırtınmaya sebep arıyorsun.

    bu sorunların, maç motoruyla, yapay zekayla, veritabanıyla, kodla bir ilgisi var mı? bu oyunu test edip okey diyecek adamlar hayatlarında 2 sezon oynamadı mı? bunu görememek çözememek nasıl bir aptallıktır. hadi ben 5 senede bir alıyorum oyunu, her yıl satın alıp oynayan müşterileriniz yok mu sizin? hiç mi saygınız yok onlara. hiç sorumlu hissetmiyor musunuz kendinizi?
    yazının en başında fifa 2005 yazdım. bilerek yazdım onu. o oyunda bile career modda oynayamaya kalktığınızda bu sorunların on'da birini yaşamıyorsunuz. 2005 diyorum.. sene olmuş 2015 hala bu oyunu satın almamak için ne kadar sebep sayabiliyorum.
  • ipuçları ve püf noktaları kısmında "penaltı özelliği yüksek olan bir oyuncuya penaltı kullandırmak faydalı olacaktır" gibi bir ipucu bulunan oyun. hatta şu da var: "genç oyuncularınızı kiralık göndermek tecrübe edinmeleri açısından faydalı olabilir." öyle sanıyorum ki bu püf noktalarını ücretsiz olarak ömer üründül'e yazdırmaktalar.
  • küfür etmenize,sinir hastası olmanıza neden olacak oyun.

    alex telles'e sezon sonu real madrid teklif yaptı(14m) kabul etmedim.telles'i bırakmayınca takımın yarısı bu davrandığım tutumdan dolayı toplantı düzenleyip mutsuz duruma geçti neymiş telles'i bırakmalıymışım maçların için ettiler eee yapacağınız işe sokayım dedim satılığa çıkardım devre arasında torina'ya sattım.

    bu seferde gavatlar toplantı yapıp telles'in satılmasına boyun eğmeniz bizi hayal kırıklığına uğrattı dediler.

    yatırıp sikmek gerek bunları.
hesabın var mı? giriş yap