şükela:  tümü | bugün
961 entry daha
  • şimdi bu sigames in son yaptığı açıklamalardan sonra fm 19 u daha almayan biri olarak 18 de geçenlerde yazdığım ama beceremediğim şeyi yapmaya tekrardan karar verdim. şu an işi gücü bırakıp menajer olsam ne bok yerdim merakı. 99 dan beri oynarım bu seriyi, tabi o zamanlar cm vardı.

    her neyse, bir önceki maceramda (bkz: #78287035) (bkz: #78318048) izlanda ikinci liginden leiknir r. takımı beni bağrına basmıştı, mal mıdır nedir onlar da. ama şu entry de (bkz: #80937904) olayların biraz karıştığından bahsettim. olay da şu kısaca anlatmak gerekirse;

    şimdi ben leiknir r. de devam ediyordum hayatıma. daha sonra arkadaşla bir online kariyer açtık, o sırada da onda editör vardı, ben de hiç kullanmadım hayatımda ne işe yarıyor diye kurcalayayım dedim. ulan kaç sene sonra oyunda easter egg bulmuş gibi afalladım. anında gittim kendime de aldım, sırf potansiyelli oyuncuları bulalım da gençlere yönelik iki takım oluşturup onlarla takılalım diye. bir yerden sonra oyunda yeni maceralar yaratmak durumunda kalıyorsunuz. ama aynı anda iki editör çalışmıyormuş bunu öğrenmiş olduk. sadece kuran kişinin editörü açık kalabiliyor.

    her neyse ben de bu bahaneyle editörü almış oldum. daha sonra kariyere döndüğümde bu özelliği kullanayım dedim, tabi o kadar süredir hiç bilmediğim bir şey olduğu için kullandıkça kullanası geliyor insanın. leiknir e boştan bir kaç adam getirdim, hleb'i yaktım mesela, konya'yı anlatsın biraz bana diye. bir tane daha türkiye'de oynamış oyuncu buldum boştan onu da aldım yanıma. hani yaptığım hile de elle tutulur bir şey değil ha, getirdiğim adamlar transfer döneminde bile kimsenin almak istemediği adamlar. bana normalde bile gelmiyorlar ama, lükse bak. o şekilde takımı 4. yapıp bir üst lige çıkardım. orada da bir sene oynayıp (maksat lisansı yükseltmek) leiknir den ayrıldım. sonrası baya karıştı işte. tekrar işsizdim ve sene ortasındaydım. bir kaç kulüpten teklif geldi ama kimse ikinci görüşmeye çağırmadı. en son ankaragücü geldi, görüştük, sözleşme önerdiler tamam dedim. en azından bildiğim ülke, menajer kabiliyetlerim yok ama oyuncuları tanıyorum.

    kulüp daha ptt de, ve kayyum atanmış. maaş bütçesi yüzde 300 içerde. kimseyle anlaşamıyorum, kimseyi gönderemiyorum herkes ben memnunum hacı böyle diyor. adamlar nasıl olduysa 7. sıradalardı. yarı dönem yönettim takımı 15. bitirdik. yönetim hala umutlu benden, niye mi? yarım ekmek dönere çalışıyorum da ondan. adamlar menajere bile maaş önerebilecek durumda değiller, o yüzden benimle anlaşmışlar.

    işte sene bitince, uzun uğraşlarım sonucu kulüp kayyumdan çıkmayınca, editörle işleri biraz değiştirdim. ilk önce fazla maaş alan herkesi değeri neyse o paraya gönderdim. sonra boştan oyuncu kovaladım yine, hani editöre o kadar alışkın değilim başka kulübün oyuncularına salça olmak da istemiyorum. baya bir takım toparladım kendime, hatta potansiyel çakallığını öğrendim ya, bi de istenen bonservis yazan yer var, aha dedim şimdi yedim sizi. yarı düzgün kadroyu kurdum. sonra dedim ulan bu kadar uğraşmışım bi de baglı taktik bulayım. onu da buldum şampiyon yapıp çıktım üst lige.

    biraz hızlanmak istiyorum çünkü 2026 ya kadar falan ilerledim bu kariyerde. nasıl bir açlık oluşmuşsa içimde. ankaragücüyle yaş ortalaması 18 olan kadroyla süper ligi aldım. işte burda devreye wonderkidler girdi. bu sefer kulüplerden oyuncu almaya başladım. ama yine istenen bonservislerine gücüm yeterse aldım. çoğunlukla brezilyadan arjantinden çok oyuncu çıkıyor bu şekilde. her maça ilk 11 de çıkınca da her türlü gelişiyorlar. bir önceki seneden berkeyi almıştım, enteresandır onu boştan aldım mesela. altınordu sözleşme yenilememiş, kimse de alma gereği duymamış çocuğu. neyse iki sene üst üste süper ligi aldım, kupalara ambargo koydum. uefa'da finale çıktım ama arsenal'e yenildim. sonra dedim yeter ankaragücüyle yapacağımı yaptım. zaten adamlar zengin kulüp oldular. istifa ettim, hiç bir oyuncuyu da ellemedim. hepsini sattı hayvanlar. uzun süre yine kimse beni almadı, en sonunda nottingham forest a gidebildim, onlar da championship telerdi. onlara da küçük dokunuşlar yaptım ilk sene ligde tutundular, ikinci sene üst lige çıktım. bu sırada üç sene türkiye milli takımını çalıştırdım. orada pek bi bok yapamadım ama kendi yetiştirdiğim bir kaç çocuk vardı onları takıma monte ettim. oradaki en büyük çakallığım şu oldu ama, eminim aranızda yapan da olmuştur. alman oyuncuları türk milli takımına aldım. regenleri tabi. biraz götü toparladı takım, işte premier lige çıktım ama devam etmedim kariyere, çünkü baya boka sarmıştı.

    editörün bazı yararları var evet, gerçek değil oyun simülasyon, o yüzden bazı olayların yönünü değiştirmemiz gerekiyor. bu yeni kariyerde elimden geldiğince kullanmamaya çalışıcam editörü, ama gerçek dışı olaylarda müdahale ederim tahminim. işte saçma transfer istekleri, gereksiz maaş olayları, oyuncu menajerinin dayatmaları gibi şeyler. hani bunlar gerçekte de var evet ama en azından gerçekte ihtimaller daha fazla. burada algoritmik ilerlediği için çoğunlukla saçmalamaya başlıyor. gerçi bunlar olana kadar çok uzun yol var önümde, ilk olarak birinin beni takıma çağırması gerek.

    hadi bakalım hayırlısı.