şükela:  tümü | bugün
  • türkçede toplu ta$ima araçlarinda kar$i cinse "deydirmek", cinsel tacizde bulunmak
  • ya ben gerizekalıyım ya da çağrı merkezlerinde dönüp durduğum için derdimi anlatacak adam bulamıyorum.
    araba yağ kaçırıyor diye servise gittim. kesin altını vurduk diye düşündüm.
    servis dedi ki:
    - altını vurmamışsınız. karter izolasyonunda sıkıntı varmış garanti kapsamında hallettik ama yağ basıncı düşüktü, yağ pompasının kenarında kırılma vardı. değiştirdik ama bu kırılma olduğu için garanti kapsamına girmiyor.
    - karter darbe almış mı?
    - hayır
    - fizik kuralları çerçevesinde karter darbe almadan ben yağ pompasını kırabilir miyim?
    - hayır

    neyse dedim "tamam ben ödeyeyim otosan'a anlatırım derdimi" çağrı merkezini aradım "uzun bir şikayetim var nereye mail atayım" dedim, aşağıdaki adresi verdiler.
    iletisim@ford.com.tr adresine derdimi kibar dille anlattım.
    5 kez de hatırlattım. cevap verilmedi.
    sonra çağrı merkezini aradım şikayette bulundum.
    dönüş yapıldı. "kırılma" olduğu için garanti kapsamına girmediğini bildirdiler.
    kırılma olduğuna dair yazı istedim vermeyeceklerini söylediler (kırılma sigorta kapsamımdadır *sigortacıyım)

    servistekiler gayet samimi olarak altını vurmadan benim yağ pompasını kıramayacağımı söylüyorlar -ki "altını vurmusunuz" deseler kasko sigortasına başvuracağım.
    koskoca ford markasının "kırılma buuuu, sen haklı da olsan kapsam dışıııı" demesi komik.
    ispatlanamayan kırılmaları garanti kapsamı dışında bırakan otomotiv firması.
    rakam 160 tl cebimden ödedim.
    şu dakikadan sonra "motorun içinde bir parça kırılır da motor elimizde kalmaz inşallah" diye dua ediyorum.
    hakkımı da helal etmiyorum.
  • araçlarında kullandığı dizel motor, ortalık malı olmuş anlaşılan.
  • köklü olmasına rağmen, tasarım ve stil itibariyle bir karakter oluşturamamış markadır. neredeyse bütün modellerini incelememe rağmen, mustang dışında design language oluşturabilmiş, ve diğer markalara alanda öncü olabilmiş hiçbir modeli yok. 1930-2010 arası 10 model seçin neredeyse hiçbir ortak yan bulamazsınız.
    oysa mercedes, ferrari, bmw, lincoln, cadillac gibi üreticiler kimliklerini büyük ölçüde korumuşlardır.
  • hemen hemen herkesin alman markasi sandigi ve amerikan oldugunu ogrenince $ok gecirdigi marka..

    kendilerini alman olarak tanitmayi nasil ba$ardilar acaba. tuhaf olan insanlarin "explorer, focus" gibi ingilizce model isimlerine ya da henry ford gibi pek de alman olmayan bir isme uyanmayi$lari.
  • fiesta sahibi olarak bir iki kelam edeyim bari.

    efendim arabaları alırken size bir adet ford life card veriyorlar. bu kartın bir de şöyle bir işlevi var. aracınıza hep opet ten yakıt alırsanız yakıt arızalarını garanti kapsamına alıyorlar. bunun için de her alımda bu kartı geçirmek ve kilometreyi saydırmak gerekiyor.

    ben zaten sadık bir opet müşterisi olarak diğer arabamdan bu yana pek severiz birbirimizi. cuma günü şu birikenleri harcayayım dedim, son günü 31 ocak diye. kasaya gittim dediler ki sizin kartınız aktif değil, kilometreleri de saymıyor.

    aradım bugün ford u. napcam ben bununla dedim. opet e aramanız lazım onlar aktive edecek. ee dedim buna bana kimse söylemedi. 6 aydır arabayı kullanıyorum, 10k kilometre yaptım garanti dışı mıyım ben. bilmiyorum dedi. çağrı merkezindeki garibanlara çemkirmeyi hiç sevmem ama bazen cidden çileden çıkıyorum. ee nasıl görcez diyorum servise gitmeniz lazım cevabını aldım. iyi peki dedim ama aldığım bayinin canını okumayı kendime görev bildim. bu arada belki birine lazım olur diye yazayım ford un sitesinde yazıyor.

    aldığım bayi de zamanında arabanın içine paspas koymayı unutmuş adamlar. dağ bayır çamur gezdikten sonra dur şu paspaslara su tutayım en azından derken fark ettim. araba çamurdan çıkabiliyor ama temizlenmiyor. sonra uzun uzun bir açıklama yaptılar, deseler ki abla arabada paspas yok*, alırız koyarız içine.

    paspastı, yakıttı diyorum ama arabam üzmedi beni şimdiye kadar.
  • geçenlerde ankara otokoç servisine 10.000 bakımı için 480 tl ödediğim firma.
    araç lastik basınç uyarısı veriyordu, bunu da aracı servise teslim etmeden önce söyledim, ilgileneceklerini söylediler.
    aracı aldığımda araç 2-3 gün uyarı vermedi. sonrasında yeniden lastik basınç uyarısı...
    aracı oto yıkamacıya götürdüğümde kontrol ettiler ve afedersiniz dana gibi bir çivi buldular lastiğin orta yerinde.

    ford otokoç servisi lastikteki çiviyi bile fark edemiyorsa ne işe yarar? servisin hırsızlık olduğu gerçeğiyle bir kez daha yüzlştim.
    480 tl karşılığı iç dış yıkama yapıp teslim ediyorlar.
  • taş gibi arabalar üreten marka. yaklaşık 1.000.000 kilometre bu markanın araçlarını kullanmışımdır. istiap haddinin iki katı yüklenen transit, 10.000 kilometrede bir sanayide yapılan periyodik bakımla 400.000 kilometre giden fiesta, eşek niyetine kullanılan focus ve muadili başka otomobillerin giremediği, girse de bir hafta serviste yattığı yollarda daimi gezen mondeo kullandıktan ve bu araçların her biriyle çeşitli maddi hasarlı kazalara karıştıktan sonra bu markanın araçlarının dayanıklı ve güvenli olduğu kanaatine nihayet vardım.

    bu güvenlik ve dayanıklılık, haliyle yolcu konforunu olumsuz etkilese de sürüşü gayet keyifli araçlardır.
  • avrupa pazarında otomobil segmentinden çıkma kararı aldiklari yonundeki kaynaksiz haberlere itibar edilmemesi gereken amerikan otomobil ureticisi.

    avrupa degil kuzey amerika pazarinda mustang ve focus active haricinde otomobil satilmayacagini duyurmuslardi. bunun sebebi ise amerikada f serisi ve ticari aractan iyi kar edilirken, otomobil satislarinin yatirimlari karsilamamasiydi. cunku amerikali abilerimiz ya kasli f150’leri seviyor, ya da spor otomobilleri. bu anlam da otomobil segmentinde sadece mustang ve focus active modelini birakip gerisini kirpma karari aldilar. fakat boyle bir uygulama avrupa icin olamaz. pazar boyle bir pazar degil.
  • tam olarak "`ben yandım siz yanmayın!" narası attıran firmadır.

    araç: ford transit 2015 frigofirik kamyonet
    sorun: hararet dolayısıyla motorda, 1'den fazla kez oluşan sorunlar

    işe karışan yetkili(siz) servisler; aydın zafer ve bodrum helvacıoğlu

    ve tabi ford otosan

    gelelim mevzuya;

    işimiz dolayısıyla, genellikle haftada 2-3 kere, sattığımız ürünleri almak için izmir'e gidiyoruz.

    2015 model, sıfır alınmış, gözümüz gibi bakılmış(zira tek mal varlığımızdır kendisi) tüm servis bakımları bodrum ford yetkili servisi,helvacıoğlu 'nda yaptırılmış, henüz 70.000 km'deki aracımız radyatör hortumu patladığından, izmir'e giderken, yolda kalıyor. otobanda ve arıza yerine en yakın olduğu için yol yardım zoruyla aydın'daki zafer yetkili servisine çekiliyor.

    henüz garantisi bitmemiş aracımız hemen tamir edilip bize verilecek sanan biz iyi niyetli insanlar sanki 100 liralık mutfak robotumuzu bırakmışız gibi, ilk 8 gün boyunca hiç aranmıyoruz. biz de rahatsız etmeden 2-3 günde bir arıyoruz, telefonumuzu bırakıyoruz ne dönen var ne soran. bize, "testler yapıldığı" söyleniyor; 1 aylık mazot fişleri isteniyor ve benzeri.

    garanti mevzusunu sormak için ulaşabildiğimiz zamanlarda "bizden gibi görünüyor", "garanti kapsamında görünüyor" falan diyorlar biz de inanıyoruz. bu arada motoru komple indirmiş ve varsa delilleri de yok etmişler zaten.

    sonuç: garanti red! sebep arkaya yetkili servisinde taktırdığımız ek safkar klima olduğu için garanti dışı." lan o zaman geçen sene(bu arızadan 10 ay önce) patlayan radyatör hortumunu neden garantiden değiştirdiniz diyoruz", muhattap yok.

    arkadaş klima taktırmayacaksam ne diye bana aracı satan sevgili izkar beni bu karoserciye yönlendirdi 8000 lira kasaya ve 8000 lira safkara para ödedim.

    eşim aydın'a gittiğinde ona penseyle tutulmuş gibi bir plaka göstermişler ve burası yüzünden garanti dışı demişler o zaman ben,niye sıfır araç alıyorum? bu sorunlar olmasın; uzun yıllar arkama bakmadan binebilmek için. tüm bakımları yetkili serviste
    yapılıyor. üstündeki klima yeni takılı değil. daha önceki bakımlarında ve yine hararet sorununda "abla bu araç garanti dışı ha" demediler.

    neyse bastım gittim aydın'a mahkemeye dilekçe verdim bir bilirkişi gidip görsün dava açacağım bunlara diye.

    ***bilirkişi görüşmesinde ben dedim ki bu gösterdiğiniz ve oynanmış dediğiniz parçayla ben oynamış olabilir miyim?
    usta "hayır" dedi.

    o zaman neden parayı ben ödüyorum dedim. ses yok.

    bu zafer bir dedi, klimacının suçu bir dedi bilmem ne! ama diyemedi "helvacıoğlu sorumlu olabilir" diye. biz zafer'le papaz olmuşuz zaten helvacıoğlu'nu arıyoruz, ustasıyla ayrı, müdürüyle ayrı konuşuyoruz. neredeyse yaz sezonunu arabasız arkadaş eş dost desteğiyle geçiriyoruz. allah razı olsun kimse off demedi ama biz hep mahçup olduk birilerinden bir şey isterken.

    helvacıoğlu biz garantiyi bastırırız, işçilik indirimi-parça indirimi yaparız dedi ikna etti bizim araba çekiciyle bodruma gelecek araba toplandı ama hayır zafer gıcıklık yapacak ya ((ben tutturdum "bu adamlara param nasip olmayacak" diye )) 280 liralık ilk çekici parasını istiyorlar bizden. sanırım almaya giden çekici ödedi o parayı da.

    asıl olay bundan sonra (sıkılmadan okuyun çok zor durumdayım)

    bayram tatili, istanbul'a kargoyla gönderilip yaptırılan motor, sonuçta bana bunu değiştirelim mi diye sormadılar. biz güvendik ve gerekeni yapın dedik.

    15000 lira ödeyerek arabamıza tekrar sahip olduk tam 2,5 ay sonra.

    ve bomba bomba...
    1 hafta sonra izmir'e gitmek için motoru sıfır yapılan aracımızla yola çıktık ve yolda kaldık gece 1:30 da ve 1200 liralık çekici parasıyla helvacıoğlu'na geri geldi.

    bu sefer kalorifer hortumu patlamışmış. bu onların müdahele ettiği yer değilmiş yine garanti dışıymış.

    bak sen!...

    kardeşim 15000 lira ödemişim 30 liralık 2 hortumu mu ödemeyeceğim yazmışsın zaten destan gibi listeyi eklersin 60 lira değiştirirsin.

    doktora gitmişim karnım ağrıyor diye bakmış karaciğerinde sorun var demiş ameliyat etmiş ama safradaki sorun onu ilgilendirmezmiş...

    ben basını çağırıp arabayı yakalım diyorum ama kamu davası falan zor gibi.

    ne yapacağım(z) biz sadece satarken malının arkasında duran bu kan emicilerin elinden...

    bi'daha
    bi'daha
    tövbe tövbe demiş ya levent yüksel ne güzel demiş.