şükela:  tümü | bugün
  • kimine göre gereksiz, fakat benimi için delicesine bir tutku, bir hastalık olan saplantı. bir diğer açıdan ise hobi..

    (bkz: koleksiyon yapmak)
  • hakan $ükür $u an yapmakta.. futbolu bıraktıktan sonra büyük ihtimalle bir müze icinde sergilenecek formalar.
  • (bkz: manu chao)
  • kaynak olarak ebay/gittigidiyor gibi siteleri kullanmak farzdır sünnettir.. yoksa şimdiye ekonomik çöküşümü gerçekleştirmiştim... hem yeni sezon 10 tane formayı eski ve anlamlı tek bir formayla değişmem..

    (kızım sana soyluyorum gelinim sen anla mode on)
  • 1983 doğumluyum... kendimi bildiğimden beri yerli yabancı futbol maçlarını takip ederim. ama benim için oyun kadar, oyuncular ve onların ne giydikleri de hep önemli oldu.

    benim için forma tutkusunun koleksiyona döndüğü günü, dün gibi hatırlıyorum... 1995 yılının kasım ayında, doğum günüme birkaç gün kala, o sıralar tekstil işiyle uğraşan bir komşumuzdan hediye geldi.

    paketi açtığımda, üzerinde çaprazlamasına yazılmış "adidas" yazıları bulunan şeffaf bir poşetin içinde katlı vaziyette duran, parlak desenli kumaşı ile parçalı galatasaray forması bana bakıyordu.

    futbol takımı için hazırlanmış, önünde reklam bulunmayan (ki o zaman beyaz forma kumaşı üzerine siyah yazılı vakıf bank reklamı bulunuyordu), sırtında "9" numara baskılı bu formayı elime aldığımda, kumaşındaki dokuma desenleri, flok baskılı adidas yazısı, kabartmalı galatasaray amblemi derken formayı inceleyerek bir yarım saat geçirmiştim herhalde.

    komşumuzun belki de öylesine bana hediye ettiği bu forma ise benim için şu an (2018'den bahsediyorum) 500 formalık koleksiyonun en nadide parçası oldu. çünkü galatasaray'ın 1995-1996 sezonuna ait olan bu "ters" parçalı formayı bugüne kadar benden başka kimsede görmedim.

    o güne kadar bana alınan ilk forma o değildi elbette. çeşitli galatasaray formalarım vardı, 1992-95 arası giyilen umbro döneminden, ancak çcouk beden formaları olmaları nedeniyle üzerimde o derece bir etki yaratmamıştı, bu adidas parçalı gelene kadar...

    her koleksiyonda olduğu gibi, burada bir "konsept" olmaz ise olmaz. benim için galatasaray formaları ile başladı bu iş. daha sonra kendime bir çerçeve çizmeye çalıştım, 1991'de umbro ile imzalanan ve bize özel hazırlanan, "şimşek forma" olarak da bilinen formadan itibaren, takımın giydiği tüm maç formalarını toplayayım dedim. buna daha sonra türkiye milli futbol takımı formaları, çaykur rizespor maç formaları, fc barcelona maç formaları derken, sevdiğim yabancı futbolcuların spektaküler dönemlerinden formalar da eklendi, ve koleksiyon sürekli büyüyen, gelişen, ilerleyen bir hal aldı.

    bu işi yapan onlarca kişi var, çoğunun takıntısı "adet", bir çoğu ise neyi neden aldığını bilmeden alıyor. kendi adıma konuşacak olursam, çok küçük yaştan beri futbol formalarına, ayakkabılarına meraklı olduğum için, benim için en keyifli kısımlarından biri "ne aradığmı" tespit etmek aslında... bunun için eski maçlara ait her fotoğrafa, eski dergilere, eski gazetelere "hangi forma giyilmiş acaba" diye daha bir dikkatli bakıyor, eski yayınları topluyor, eski maçları bulup izlemeye çalışıyor, gruplara, sitelere üye olup, forumları takip ediyor, internet üzerinden forma satışı yapılan her siteyi gün aşırı takip ediyor, kendi koleksiyonum kadar başkalarını da takip ediyorum... bu iş tabii ki oldukça fazla emek ve de para harcattırıyor. ancak her geçen gün keyfi ve değeri artıyor.

    ülkemizde 2009'a kadar bu işi yapanların birbirinden haberi dahi yoktu. hatta eski forma, "eski" formaydı. insanların çoğunluğu için zamanı geçmiş, önemsiz bir giysi idi. ebay'de 5 - 10 euro'lara eski formaları bulmak mümkündü. sahibinden'de, gittigidiyor'da 30 - 40 liralara 1990'ların ilk yarısına ait umbro formalar cirit atardı. ta ki 2008-2009 yıllarında önce tribündergi'de ve sonra çeşitli forumlarda koleksiyonlarını sergileyenlere kadar.

    ondan sonra elinde 2-3 forması olan ve evde nereye koyduğunu dahi bilmeyen kişiler de koleksiyon yapmaya başladı, elinde eski formalar olanlar bunları sahibinden'de, gittigidiyor'da ve ebay sitelerinde çok uçuk fiyatlarla satışa koydu veya açık artırmada çok uçuk rakamlara alıcı bulmaya başladılar, bazı uyanıklar türedi, futbolcu tanıdıklarından 8 - 10 forma alanlar bunlar ile koleksiyonu zenginleştirip formaları yüksek fiyattan satarak yine yüksek fiyattan açık artırmalara girmeye ve bu uğraşı ucuzdan pahalı bir zevke dönüştürmeye başladılar.

    sonuç olarak piyasa allak bullak oldu, fiyatlar tavan yapmaya başladı ve benim için en büyük keyif olan, "ara - bul - ucuza edin" olayı ortadan kalkmış oldu. son 2-3 yıldır bu yol ile koleksiyonuma katabildiğim forması çok çok az. nitekim herkes aynı şekilde, çevresinden, kulüpteki tanıdıklarından, futbolculardan, malzemecilerden vs. forma edinmeye çalışıyor...
  • nicolas anelkanın istemeden de olsa yaptığı eylem.
  • tanesini ortalama 50 eurodan hesap etsen, tahminen de 100 forman olsa, demektir ki bu zamana kadar, bugunun parasiyla 5000 euro civarinda para harcanmistir. dunyanin ucra koselerinden getirilmis, yabanci takimlarin en enteresan formalari toparlanmis, galatasarayin da yilda ortalama 2 formasi alinmistir. sonucunda gurur duyulacak bir koleksiyon 'baslangicina' erisilmistir. hele bir de evin bir kosesi forma kosesi yapilmissa, formalar en guzel isikta, cafcafli, gozalici renkleriyle sergilenmekteyse keyfe diyecek yoktur... o noktada tek yapmaniz gereken, bundan 20 yil sonra, bir audi a5 parasi harcanmis bu koleksiyonun, guveler tarafindan yenmis, gunesten renkleri solmus, igrenc sigara kokar bir halde, evin hanimi tarafindan kisliklarin arasina kaldirildigi ani gozunuzde canlandirmamayi basarabilmektir. (ki galatasarayin en rezil sezonlarinda bile gidip iki formaya 180tl -gunun parasiyla- vermisseniz, hayatinizin hicbir noktasinda o denli karamsar bir bakis acisina sahip olmayacaksinizdir muhtemelen..)

    edit: a5 biraz abartili olmus, a1 desek daha uygun olacaktir anahtar teslim fiyati baz alindiginda..
  • ben formalara asla isim yazdırmam. nerden alışkanlık kaldıysa bir saygı edasıyla bunu benimsemişim. koleksiyona gelince güzel cimbom'umun güzel formalarını biriktirmeye gayret ederim. maçlara yeni formayla gitmek yerine gayet nostalji takılırım. bir sezonda 2 defa aynı formayı giymem. 80'ler, 90'lar 00'ler elimde mevcut. elbette çok eksik var. işlerimi yoluna koyunca gerçek bir cimbom koleksiyonuna dönüşecek. aslında aklımda bir galatasaray odası fikri var. evde müze gibi bir şey. eheh. neyse bakalım neler olacak. atkı koleksiyonuna gelince pek sarmıyor beni. ama bazı şampiyonluk konvoyunda salladığımız atkılar var, kıyamıyorum da onlara. kimisini yeğenlere filan verdim, kimisi duruyor. forma koleksiyonu iyidir. cimbom forması çok yücedir.
  • türkiye'de yurt dışına göre daha zordur. hatta beşiktaşlı iseniz çok daha zordur. efendim, 20 senelik bir forma 40 euro'ya alınabilir italya'da, ingiltere'de. türkiyede 200 liraya, maksimum 300 liraya galatasaray fener formaları bulunabiliyor bazen. trabzon formaları zor bulunsa da fiyatları bu civarda seyir ediyor. beşiktaş forması bırakın 20 seneyi, 10 senelik olsa bile 500'den 400'den satılıyor. nasıl bir para hırsıdır bu, nasıl birinin tutkusu, heyecanı üzerinden nemalanmaktır anlamıyorum. ama sonuçta serbest piyasa olduğu için, başka mecralara yönelip emek vermeye tırım tırım aramaya devam ediyorum. ve illa bir yerden karşıma çıkıyor emek verince.