şükela:  tümü | bugün
  • duyu veya sezilerle elde edilen verilerin matematiksel yollarla dogru ve tekrar edilebilir bicimde tanimlanmasi. ayni zamanda isin kolaylastiran bir yontemdir. gerekirse formul ortada denilebilir.
    (bkz: deneysel)(bkz: entry yogunlugu)
  • ancak ve ancak evrendeki herhangi bir olayın aynı kosullar altındaki her tekrarlanısında aynı sonucları dogurması durumunda varlıgından bahsedilebilecek kavramdır.belirli bir konumdan ve yükseklikten, belirli bir kütledeki ve sekildeki cismi her serbest bırakısımızda aynı noktaya aynı hızla düsüyor.burada cismin yere çarpma hızını ve konumunu belirleyen parametreler yerçekimi ivmesi ve birakildigi yüksekliktir.bu bir formüldür.adamın biri çıkıp "bu olayın sonuçları o anki havanın sıcaklıgına da baglıdır" derse lan manyakmısın denir ama adam aslında haklıdır.hava eger daha sıcak veya soguk olursa havanın yogunlugu dolayısıyla viskozitesi dolayısıyla da sürtünme katsayısı degisecektir.burda durup, tamam biz yukardaki formülde sürtünmeyi ihmal etmistik daha gelismis bir formül yazıp bu parametreyi de ekleriz olur biter diyebilirsiniz.aynı adam çıkıp "bu deneyin sonuçları deneyi yaptıgın tarihe de baglıdır" derse defol git gözüm görmesin seni dersiniz.ama adam yine haklıdır çünki kütle çekimi diye birsey vardır.ayın, günesin ve diger gezegenlerin konumları farklı bir zaman diliminde farklılıklar göstereceginden serbest bırakılan cisme uygulayacakları kütle çekimi de farklı olacaktır.serbest bıraktıgımız cisme farklı kuvvetler etkiyeceginden farklı bir yörünge izleyecektir.bu böyle gider.adam konustukca daha fazla parametre, daha fazla degisken, daha uzun formülller.
    yukardaki hadiseye tezat bir durumla da karsılasmak mümkündür.aynı marka aynı model tabaklar dizilsin ve teker teker belli bi yükseklikten bırakılsın(aynı $artlar altında tekrar olayı).ve olusan kırık parçacıklarının herbirinin konumu, büyüklügü ve sekli not edilip süpürülüp bir diger tabak atılıyor olsun.ne yapılırsa yapılsın birbirinine özdes sonuçlar elde edilemiyor.adam gene çıkageliyor ve diyorki "siz eger parametreleri ve $artları gerçekten sabit tutarsanız dagılan parçaların olusturdugu haritaların birbirinin aynı oldugunu göreceksiniz".bu tıpkı barda oturan birine yaklasıp meraba ben sizden çok hoşlandım deyip sonucunu bilebilmek gibidir çünki her ikisinin de sonucunu formülize etmek imkamsız gibi ve bir defa tabak-çevre alakalı parametreleri tabagı yere attıgınızda oluşacak parçacık dağılımı haritasıyla iliskilendirirseniz yani formülize ederseniz degisik durumlara uyarlayabilirsiniz.aynı tabakları kullanıyor, aynı yükseklikten atıyoruz daha ne yapalım denilebilir ama gözden kaçırılan parametreler vardır.mesela aynı kabul edilen tabaklar birbirleriyle ne kadar özdes.tabagı olusturan kil, silikon vb maddeler ne kadar homojen dagılmıs ve daha da önemlisi her bırakı$ımızda tabak bir öncekine göre aynı açıyla ve noktayla mı çarpıyor yere?uzun lafın kısası tek bir dogru hiçbir zaman olamaz.formüller sadece gerçege artı eksi bir töleransla yaklasabilir yada formüllerle yaklasılması imkansız olan durumlardaki tek eksiklik parametrelerin denetleyemecek kadar karışık olmasıdır.bu karı$ıklıkta gelecegi bilmeyi imkansızlastırır.bir championship manager oyununda iki takımın maçından çıkacak skor kaç parametreye baglıdır?500,5000,10000000.hayatta bunun gibi ama çok daha karışıgı.evet anlatmak güç.
  • nitelenmiş ilişki ve yapıların, sembollerle ve belirlenmiş şekilleriyle çizilmiş bir sistematik içerisinde düzenlenerek, bahsekonu sorunun çözümlenebilmesine yönelik ifade edim anahtarlarından her birisi.
  • tanımlamada da kullanılır.
    babamın oruç ve abdesti formülize ederken kullandığı çok veciz bir ifade vardır:
    "vücuda giren şey orucu, vücuttan çıkan şey ise abdesti bozar."
  • formül deyince, aklıma koku giderici oda spreyleri gelir oldu.

    pıst, pıst, pıst... aa, koku nerede? yok oldu.

    gerçekten yok oldu mu peki? yoksa hala orada mı? demek ki neymiş; oda spreyinin varolan kötü kokuları yok edememesi gibi, formüller de problemleri ortadan kaldırmazmış. en fazla gözümün önünden alıp yan masaya koyuyor işte, ki buna da şükür.
  • asla ve asla aklımda tutmadığım, tutmayacağım şeyler. gereksiz ya, düşüneceksin. öyle formüle yaz bul olmaz. sırf inadımdan kullanmıyorum.

    küçük bir öğrencim var, özkütle nedir dedim bana aşk dedi. nasıl yani dedim. meğer çocuğa m/v yi kalp diye göstermiş hocası. ve tek bildiği bu. yerine yazıp buluyor.

    ezberci eğitim sisteminin en kötü darbesi bu. türev formülleri zart formülleri zurt formülleri. yok öyle bir dünya, hepsinin ispatı var ve geometrik+matematiksel ispat gözünün önüne gelmediği sürece ne yaptığını anlamadan yapıyor olacaksın.
  • biz aslında formül içinde bir yerimiz olduğunu ve formülün 'inde olduğumuzu unutuyoruz.
    formül içindeyiz ama formülün bizati kendisi değiliz.
    formülü bilmeye çalışıyoruz, formülü arıyoruz.

    http://www.hermetics.org/images/gif/felek.gif
  • genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. bazen uzun olur, bazen kısa. fakat kısa yoldan çığır açanı makbuldür. örnek vermek gerekirse; e=mc2

    (bkz: izafiyet teorisi)
  • --- spoiler ---

    büyük bir formülün parçası ve içeriğinde olan 'unsur'sun.
    senin değişmen formülü tümüyle değiştiremez ama sonuca etkisi olur. az ya da çok.
    --- spoiler ---

    (bkz: alfa ve omega)
  • kardan zarar edince
    kuduran adam
    al sana hakkın
    işte şimdi *
    dalyarağı yedin