şükela:  tümü | bugün
24 entry daha
  • hey yavrum hey.

    anılarım canlandı gözümde birden. yaklaşık 9 sene önce falan forum siteleri ve internet batağına saplanma maceram. taraftar forumları aşırı revaçta o zamanlar. akıllı telefonlar piyasaya hakim değil, maçı izleyen soluğu bilgisayarın başında alıyor. online üye sayıları geceleri coşuyor. twitter gece timeline’ı misali site. tartışma, goygoy gırla. işin en sinir bozucu yanı da forum kuralları. içimde kalmıştır hep, sitenin en kıl elemanları admin olmak zorundadır gibi bir anlayış hakimdi galiba forumlara, ulan hiçbirini sevmezdim. neyse.

    bunun yanında kimi küfür etmek(adamın hobisi, özel zevk alıyor bundan), kimi de benim gibi “ne konuşuyor piçler :d” merakından mutlaka rakibin aktif bir forum sitesine de üye. bazen eski mail adresimi kontrol ediyorum, unifeb hala her sene doğum günümü kutlar sağ olsun ahahah. tam kıvama geldim, ben buradan bir hikaye daha anlatırım da kısa keseyim. sonra çok şey oluyorum. evet şey. bilmiyorum ben de ney.

    derken yıl 2009(belki daha öncedir), facebook’ta fan sayfaları kuruldu. umut öfkeli’nin kurduğu şu anki resmî galatasaray sayfası kulübün değil taraftarın yönetiminde o zaman. herkes sayfada takılıyor maç öncesi falan duvar yazıları meşhur. istek gönderip arkadaş oluyorsun, tanışıp kaynaşıyorsun falan. yıllardır fbook adresim yok, ama o dönemden kalan iki arkadaşımla görüşürüm mesela hala.

    ve twitter. facebook fan sayfaları kulüplere devredildi, akrabalar bastı falan tadı tuzu kalmadı muhabbetin de sitenin de. twitter&sözlük siteleri, bu anlamda yani spor ve taraftarların gözünde diğerlerine oranla popülaritesini optimum seviyede korumuş, korumaya devam ediyor gibi.

    fakat gelişen cihazlar ve grup kurulabilen sohbet appleri ile, whatsapp ve telegram, artık yavaş yavaş orada organize oluyor taraftarlar. yine bu tanışmaların ve toplanmaların çoğu sosyal medya ve tribün kültürü sayesinde oluyor ama internetteki bir sürü çöp yoruma katlanmaktansa belli bir seviyedeki insanlarla kritik yapmak daha cazip geliyor sanırım. hangi dönem daha güzeldi karar veremiyorum ama... aması kalsın, anımı anlattırmadınız çünkü az önce.

    :)
  • forumların bitiş süreci warez paylaşımla mücadeleye hukuki olarak başlanarak forumlarda tüm warez paylaşımların yasaklanması ve içeriklerinden silinmesiyle başlamıştır. warez nedir bilmeyenler için basitçe anlatalım telif hakkı içeren şarkı türkü crackli program oyun vs paylaşımları. bu forumlara gelenlerin büyük bir kısmı bu tip paylaşımlardan faydalanmak için gelir ve forumun diğer içeriklerini de doldururlardı. yani aslında forumların diğer içerikleri biraz yancı içeriklerdi. ama warez indiren kişiler farklı meslek gruplarından ve farklı eğilimlere sahip olduklarından her bölümün içeriği oldukça dolu olurdu büyük forumlarda.

    şimdi gelelim bu büyük forumların bir kısmının sahiplerine onlara bir çift lafım var. o forumun adminlerisiniz diye oraları çiftliğiniz gibi kullanma hakkına sahip değilsiniz. benzer hataları ekşisözlük platformunun hissedarlarından biri de yapmakta. ancak forumlarda olduğu kadar kontrolsüz değil tabii. bu bir nevi demokratikleşmeye benziyor. içeriğini kullanıcılarının doldurduğu sanal ortamlar yavaş yavaş çiftlik olmaktan çıkıyor ama bu süreç henüz tam arzu edilen noktada değil. neyse diyeceğim o ki bu adminler o içerikleri hiç ettiler. milyonlarca insanın faydalanabileceği emek vererek saatlerini harcayarak zenginleştirdiği içerikleri yok ettiler. domainlerini kapattılar. orada emek var bari o insanların emeklerine saygı duysaydınız sorumsuz herifler.
  • (bkz: warez ne ya)
  • hiç arama motoru kullanmamış, hiç bir şey aramamış bir insanın iddiasıdır. neredeyse iki günde bir yolum bir foruma çıkıyor. bazıları çok üyeli ve güncel, bazılarıysa ıssız. ancak forum sanal dünyanın temel taşıdır ve asla bitmez.
  • forum kültürü bitmedi diyen arkadaşlar bunu kabullenmek istemeyenlerdir. objektif olmalıyız ve gerçeği görmeliyiz. forumlar artık gücünü dolaylı yoldan facebook, ınstagram, steam gibi ağlar yüzünden kaybetti. birçok orta düzey forum kapandı.

    ancak ana sebep bu değil; gerçek forum ruhunu taşıyan üyeler artık ileri yaşlara girdiler, evlendiler, iş sahibi oldular, bu yeni hayat akışları onları forumlar gibi internet sitelerinden aldı. forumları bırakan nesilin yerine forumlara katılan nesil gelemedi, bu da forumların çoğunun ömrünü sonlandırmasına yetti.

    şuan örneğini verdiğiniz r10, dh, frmtr gibi platformlar da zaten bitti; içindekiler o ortamlara sadece ihtiyaçlarını gidermek için giriyor. eskiden insanların anasayfaları forumlardı, ancak şuan google veya facebook.
    dh biraz aktif üyeye sahip, ancak önümüzdeki yıllarda olağandışı gelişmeler olmazsa onları da kaybedeceği ortada.

    şuan nasıl forumlar aktif diyorsanız onu da analiz ediyorum. çok oynanan oyunların resmi (-veya- yapımcı destekli) forumları sosyal medyadan etkilenmedi, çünkü bu tür forumların amacı genelde geliştiricilere geribildirim yapmaktır.

    köklü ticaret forumları (r10, dh bu kategoride) etkin, çünkü buraların üyelerine bu forumlar gelir kapısıydı, geçmişteki etkinliklerden dolayı hala bu forumların seo'su yüksek - bu sayede buralardaki satıcılar hedef müşteri kitlesine kolaylıkla ulaşıyor.

    ayrıca türkiye'de pek bilinmese ve türkçe kaynakları sınırlı olsa da, dini temalı forumlar hala etkinliklerini korumakta.

    son olarak, forum ruhunun en çok öldüğü türden siteleri de belirteceğim. gayri-resmi oyun forumları, güncel hayat forumları, bir kitleye hayran forumları, soru-cevap forumları, teknik & teknoloji forumları.
    bu tür forum sitelerindeki herkes facebook gruplarına veya ekşi gibi katılımcı sözlüklere göç etti, veya interneti bıraktı.

    imza: 4 forumda yönetici biri
  • arkadaşın dediği gibi, tamamen nesille alakalı. benim de kendi forumum vardı. üyelerim, forum başlıkları, html kodları... sevdiğim arkadaşlarıma moderatörlük verirdim. ha bizim aktif üye sayımız en fazla 500 civarıydı, ama internetten en keyif aldığım zamanlardı forum zamanları. tabi yaş geçti, twitter insta falan çıktı, uğraşacak işler değişti derken tarihe gömüldü site. hep dediğim gibi, geçmiş, her zaman gelecekten güzel olacaktır.