şükela:  tümü | bugün
  • artık mide bulandırmaya başlamış manyaklıktır. yeri, mekanı, zamanı kalmadı artık bu işin. sabahtan beri sahildeyim, insanları kesiyorum. yok lan öyle değil, gözlemliyorum yani. şezlonga daha yeni oturuyor abi, beni bi fotoğraf çeksene. hadi denize diyorlar, öncesinde fotoğraf. denize girerken fotoğraf, denizin içinde fotoğraf, çıkınca fotoğraf, hanım abla mayosunu değiştiriyor, yeni mayoyla fotoğraf. su içerken fotoğraf, dondurma yerken fotoğraf, kahveyle fotoğraf, birayla fotoğraf. az önce bi abla, suya girerken manken gibi yürümeye çalışıp ayaklarının ucunda poz veriyor falan. düştü gerizekalı hatta yürüme çalışırken. kalktı, bi de böyle çek diyor mal.

    fotoğraf çek, sosyal medyada like almaya kas, anı unut. millet kafayı yemiş yemin ederim. aşırı itici değil mi lan?
  • ego eylemidir.
  • benim oldugum ortamda yapilamayandir. firsat bulacaklari bir sessizlik, keyifsizlik durumu birakmiyorum zira.
    sevemedim, sevmiyorum.
    bunlar hep tatmin olamama hastaligina saplantili olmaktan.
  • öncelikle üç tipten uzak duracaksın demişler; dağdan inme, gavurdan dönme ve sonradan görme.
    yani 80'li ve 90'lı yıllarda kullandığı makineye aldığı filmi bile takamayan, elinde tuttuğu film makarasına poz diyen ve tüm dünyada kamera dendiği halde fotoğraf çeken o alete makine diyen tek millet olduğumuz gerçeği ile işte bu sonradan görme teknoloji manyağı yurdum insanına çok görmemek lazım.
  • özenme, beğenilme ya da hava atma isteğinden kaynaklanır. çiğlik hatta olmamışlıktır.
  • yaptığı tatili, gittiği mekanı, izlediği konseri, çalıştığı yeri, hatta hasta olduğu ya da hastası olduğu için bulunduğu hastaneyi ve daha akla gelebilecek her yeri sadece fon olarak kullanan ve asla o anın tadını çıkarmayanlar tarafından ortaya çıkmış olan manyaklık.

    anı olarak kalmasını istemekte sorun yok. sorun, bunun artık bir gösteriye dönüşmüş olması. herkesin, her yaptığını, her yerde sürekli görmek zorunda olmak. bunu yapan insanlar arkadaşınız olduğunda da bir kere, iki kere uyarıp sonunda beziyorsunuz.

    sosyal medyayı sırf bu sebeple kullanmıyorum denebilir. bulunduğum ortamlarda da arkadaşlarıma ya da orada ne için bulunuyorsam ona odaklanıp diğerlerini görmezden gelmeye çalışıyorum. çünkü her geçen gün daha da büyük bir manyaklığa doğru evriliyor.
  • psikolojik rahatsızlıktır.
  • sistem ilkin televizyon sinema radyo ve sahne yoluyla insanlara "ünlü ol" algısını dayattı. çok basitti; ünlü olacaksın ve hayal ettiğin ev araba yat kat sevgililer her şey senin olacaktı.

    sonra bunun yarattığı ağır toplumsal travmayı ve ortaya çıkma ihtimali olan yıkıcı bir isyanı önleyebilmek için herkesin kendisini bi sikim sanmasını sağlayan sosyal medyayı icat ettiler. bugün sırf vücudu güzel diye yüz binlerce insanın takip ettiği kadınlar, koftiden mizah yaptığı için allah gibi yapılan troll kullanıcılar tam da bu başlıkta bahsedilen manyaklıktan muzdaripler işte.

    sistem herkesin ünlü olup milyoner olmasına müsaade edemeyecek üniter bir yapıda kurulu ve geri kalan köle topluluğu kendisini mühim bir şahsiyet, kendi çapında şöhret sahibi bir insan zannetsin diye sosyal medya adlı uyuşturucu veriliyor.
  • görgüsüzlük. başka bir şey değil. bakın ben geziyorum yiyorum içiyorum gösterişi. bunu oturduğum yerde yapanların kadrajına özellikle girmiyorum ve masada fotoğraf telaşından hoşlanmadığımı belirtip suratımı yapıyorum.
    eskiden bir masada otururken değik başka şeylerle ilgilenmek gözlerini bile konuşan kişiden çekmek ayıptı.
    eskiden dediğim bir 10 yıl öncesi.
    kısacası asaletsiz basit ve görgüsüzce bulduğum arkadaştan soğuma sebebi.
  • en sevmediğim şeylerden birisi yahu. şimdi insanlara bakıyorum anın tadını çıkarmak yerine, fotoğraf ya da video çekip o tadı öldürüyorlar.

    3 arkadaş geziyoruz birisi fotoğraf delisi. arkadaş nereye otursak çekti ya. poz vermeyi sevmem de beceremem de. bağırmamak için zor tuttum kendimi. cafenin peçetesine kadar çekilir mi yahu.

    bu insanlara akıl fikir ihsan ediyorum efendim.