şükela:  tümü | bugün
  • galaksi imparatorluğunun çöküşünden sonra kurulan iki vakıf vardır. birinci vakıf geleneksel yöntemlerle çalışırken ikinci vakıf varlığını gizli tutmuş ve psikotarih bilimi ile insanlığa yön vemeye çalışmıştır

    (bkz: gaia)
    (bkz: hari seldon)
  • (bkz: vakıf)
  • (bkz: isaac asimov)
  • ay yıldız logolu güzel skate stuff markası..
    (bkz: foundation star)
  • ing. "kaide"
  • isaac asimovun bu çok çok mühim kitabı vakıf serisinin en eski kitabıdır ama sonradan yazılan prelude to foundationve forward the foundation ile kronolojik olarak 3. sıradadır.

    hari seldon vakıfları kurar. ansiklopedi kurumundan bahsedilir. bu kurum 2. imparatorluk için insanlığın verilerini geleceğe aktarmaya çalışacaktır. psiko tarih ile gelecek belirlenebilmektedir. tüccarlar tanıtılır.

    vakfın büyümesi, imparatorluğun yıkılışı, birinci, ikinci ve üçüncü seldon krizleri anlatılır.
  • (bkz: el kaide)
  • (bkz: fondoten)
  • isaac asimov'un genellikle "ucleme" olarak bilinen (ve yanilinan) kitap serisi kacimiz bilir ki tarihde sadece bir kez yapilan (ve yapilacak olan) hugo odullerinde "gelmis gecmis en super bilim kurgu/fantezi dizisi" odulu icin "lord of the rings" ile rekabet icine girmistir?

    isaac asimov, oteki adayin lord of the rings oldugunu ogrenmesinin neticesinde odulu kazanmak adina hic bir beklentiye girmedigini soyler. zira odulun verildigi tarih itibariyle lord of the rings uluslararasi bir basari kazanmis, kultlesmis, takipcilerini ve irc nikneymlerini coktan olusturmustur. foundation serisi ise basarili olmussa da ne "hari seldon baskan" rozetleri ile taraftar bulmustur, ne de ibis bir takim saksakcilar tarafindan "bati dunyasi ikiye ayrilir: foundation okumuslar, foundation okuyacaklar." kelamlari ile ars u alaya cikarilmistir. isaac asimov'un "dizi"si sanki lord of the rings e verilecek bir odule ayip olmasin diye "rakip" oldurulmustur.

    lakin netice kimsenin bekledigi gibi olmaz, foundation lord of the rings i gecer, odulu kapar. kapar da nedenini ben kendim izah etmek isterim, bu entry onun hikayesidir.

    "hugo odulu nedir? kitap mi, yaris ati mi bu?" gibisinden dusunceleri bir an icin kenara birakip da odulun esprisi icerisinde degerlendirildiginde, sanirim lord of the rings in odulu kazanmamasi kadar, foundation in odullendirilmesi de cok anlamli, cok dogru, cok sik bir hareket olmustur. bu savimi desteklemek icun once kitaplari sonra yazarlari karsilastirmak yerinde olacaktir.

    vakif (foundationdan daha kisa bir kelime imis) bilinmeyen bir gelecekte gecen, bi-ped insanlar haricinde ne uzaylinin, ne de asimovun pek sevdigi robotlarin esamesinin okunmadigi bir donem ve kurguya oturtulmustur. konuyla alakali herkesin malumudur: vakif aslen roma imparatorlugunun dogusu, yukselisi ve cokusunun bir alegorisidir. elbette roma imparatorlugunun dis hatlarini takip etse de amac roma imparatorlugunu uzaya tasimak degil, kitleleri alakadar eden hususlarda guc ve iktidar dengesinin teknolojik ve bilimsel gelismeler ile dengelesmesini resmetmektir. asimov bu amac icin oykulerini "kurgu"larken, "realite"den kacmaz, kiyasiya alegori yaptigini kabul eder. amac toplumsal ve politik anlamda eserin "bugun" ve "gelecek" icin yorum yapabimesidir. asimov un bilim kurgudan anladigi, ve acikcasi benim de anladigim, politik yorum ve yetkinliktir. bu yuzden de asimov hikayesini "politika" ve poltikanin isleyisi icin gecerli olan analiz/karar/yargi/yurutme organlarinin isleyisi uzerine kurmustur. bu yuzdendir ki vakif serisi icinde kelleler ucmaz, kan govdeyi goturmez, ordular alanlarda bulusmaz, lazerler konusmaz, isin kiliclari tokusmaz. butun sorunlar oldugu ve olmasi gerektigi gibi yonetim asamasinda cozulur, ve mevcut analizi bilimsel bir method ile yapilmis yonetimin kararlari ve neticeleri ile mahdud kalir. olaylarin cozumleri icin getirilen cozumler kadar, olaylarin oykude temel dinamigini, akis semasini belirleyen unsur de bilimseldir. hikaye icerisinde "kader" orgusunu belirleyen hari seldon her ne kadar zamanla oyku icerisinde kimilerince tanrisallastirilmissa da, bir aralik icerisinde ongordugu olaylarin cikisi tanri olmak, metafizik olmak, kehanette bulunmak ile degil, bilimsel olmak, materyalist olmak ile izah edilebilir.

    butun bunlar goz onune alindiginda lord of the rings vakif ile mukayese edildiginde fark carpicidir. lord of the rings bilinmeyen bir zaman dilimi icerisinde, cogunlugu "bilinmeyen" irklar ve halklardan olusan (kanimca bilim kurgu janrinda bu irklarin uzayli ile robota denk geldigini soyleyebilirim), hayali bir kurgu uzerine kurulmustur. bu dunyanin alisildik fizik gerceklikler ve "insan" konsepti ile alakasi tolkien keyfiyetine dayalidir: benzesmesini istedigi benzesir, zitlasmasini istedigi zitlasir. roman icindeki kisiler ve kisilerin bagli oldugu uluslar/irklar genellikle bir dusuncenin, duygunun, ruh halinin etlesmis, kemiklesmis hali gibidir. zarif ama mesafeli elfler; kaba saba, dangalak ama caliskan dwarflar; bogazina duskun, tasrali ama saf hobbitler gibi kavramlarin hic birisi sosyal bir dinamigin, evrimsel bir motorun urunu degildir. "tanri"lar (tolkien) oyle istemistir, oyle olagelmislerdir. sosyal oluslar gibi kisisel durumlar da "tanri vergisidir". aragorn kraldir, cunku : kraldir. gandalf buyucudur: cunku buyucudur. gandalf griden beyaza donerken dahi balrog u yendiginden degil, tanrilar oyle istediginden beyaz olmustur. sauron kotudur, cunku kotudur (elbette basta iyidir, ama iyligi de iyi oldugu icin "iyi"dir). samwise usaktir, cunku usaktir (usakliktan efendilige ise ancak efendisine cansiperane bir sekilde hizmet ederek ulasir.). elfler superdir cunku onlara ilahi guclerce kiyak gecilmistir gibisinden bir kendi kendisini tanimlayan bir kurulum soz konusudur.

    butun bu "keyfiyete" tabi, romanin konu edecegi hikayeyi anlatmak icin olusturulan kimlikler, roller icerisinde tolkien in iddiasina gore, alegoriye yer yoktur, tolkien e gore alegori tiksinilesi bir seydir. tolkien kendisini gercek dunyada bir "zindan" da hissetmekte, gardiyanlar ve parmakliklardan bahsetmektense, disariya kacis icin kendi mitolojisini uydurmaktadir. yani sozun ozu: yuzuklerin efendisi metafizik bir kacamak, zihinsel bir uyusturucu, imgesel, hayalgucune yonelik bir uyarici vazifesi gormektedir. bu sebeptendir ki oykusunun bugun ve gelecege yansimasi bu anlamda ancak "amac edilen"in disinda gerceklesecek, politik ve sosyal anlamda ancak endirekt bir etkiye sahip olacaktir (bunu kotu bir ozellik olarak algilamayalim: bazen endirekt yoldan kitleleri etkileyerek neticeye ulasmak, direkt nalina mihina olmaktan daha etkili olur.). lakin direkt anlamda, yani amaclananin disinda, lord of the rings in okuyucuda yarattigi beklenti ve anlayis dinamigi acikcasi (ve kanimca) cagdisidir.

    zira lord of the rings her turlu sosyal, politik, kisisel ve bilimsel olguyu yazarin inisiyatifi, keyfiyeti, duzeni "yaradilisa", "kader"e baglamistir. lord of the rings evreninde, ve anlayisinda "kral", "kral" olmasi gerektigi icin kraldir, iyi politika aleni bir "kotu"nun politikasinin tersi olmak ile "iyi"lesmekte, bireysel acmazlar, yanlislar, zaaflar hep "kontrolumuz disinda olan bir takim gucler" ile izah edilmektedir. bilim ilahinin yaninda hazan yapragi gibi titremeye mahkumdur, teknoloji ancak ve ancak ork isi, sanayi devrimi dumani, isi, kurumu, agac ve cevre katliami ile mumkun olabilir. psikoloji, sosyoloji ancak ve ancak takdir i ilahinin disvurumu olabilir. (ara not: dogrusu tolkien'in hem "mevcud"dan kacmasini, hem de kactigi yerden mevcudun demir parmakliklari ardina geri donmesini anlamak mumkun degil. ne monarsi, ne de takdir i ilahi arayisini ben ne tarihsel merak ile, ne de "mevcudun disina cikmak" ile anlamlandiramiyorum. zannediyorum ki tolkien hic bir seyden emin olunamadigi bir donemde "iyi ve kotu" den, dogru otoriteden emin olmak istedigi icin yuzuklerin efendisi yer yer en bayagisindan bir "iyi-kotu" catismasina donusmustur.)

    asimov'un vakif'inda kacindigi ve ozellikle ikincisinin sapsalligini dile getirdigi "silahlar konusuyor", "kahramanlik destanlari" gibi ucuz ve akil fikir caginin gerisinde kalmis kaliplar, lord of the rings de bol bol islenmistir. kahraman, kurtarici beklentisini besleyen, sorunlarin ancak ve ancak "sicak temas", cansiperane fiiliyat ile cozulebilecegi inancina hizmet eden lord of the rings, edebi anlamda da janrindan "bekleneni" vermistir. bu anlamda asimov'un vakfi ne kadar akilci ise, tolkien in yuzuklerin efendisi o kadar "akinci" yaradilistadir, aksiyon burcundandir.

    ama bunlardan daha onemlisi, ve daha etkini, yuzuklerin efendisini olmasi muhtemel ve olmus olaylara degil, tamamen kendi fizik gercekligine bagimli ve tanimli olmasidir. bu yuzden tolkienin dunyasindan gerceklige tasinan seyler genellikle cocuksu, naif, ruya sonrasi hissiyatina denk bir siirsellik, ruh doygunlugu ve coskunluktur. bunun politik getirisinin cogu zaman ruya/gercek iliskisinin ayridina varamayan, kurgu fizigi ile gercek fizik arasindaki uyumsuzluga kizginlik sebebiyle ruyaya geri donus arzusuyla yanan tutusan, politik anlamda cekimser, sinik, koyun, ya da kofti bir kimlik gibi gorunmektedir. ammmaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!! amasi var, bu demek degildir ki lord of the rings okumus, sevmis boyledir, ve boyle olacaktir.

    hayir, herkesin de idrak edebilecegi, iki kitabi da okumus bir cok kisinin de uyguladigi basit bir "gorev ve anlayis dagilimi" ile bu sorunun ustesinden gelmek mumkundur.

    mukayese etmek icin bachofen'in anaerkil, ataerkil ayrimina gitmek mumkun gorunmektedir. yani su ayrimda degerlendirelim: vakif ataerkil ise, lord of the rings de anaerkildir. bachofen ve fromm a gore anaerkil dusunce hasletleri karsiliksiz sevginin, paylasimin, esitligin, insaniyetligin, zaaflari bagimlilik, aidiyet, dinsellik, irrasyonalite semboluyken, ataerkil dusunce hasletleri kanuni duzenin, ilerlemenin, pratikligin, kolayligin, bilimselligin, zaaflari insanlik disiligin, duygusuzlugun, baskinin sembolu olmustur. insanlik toplumsal evrimin sehirlesmeye, toplu yasama basladikca anaerkil adetleri birakarak ataerkil duzene gecmisse de, bu evrimin "son noktasi" demek degildir. ana ile atanin evliligi, yani birlikteliginden cok daha saglikli cocuklarin dogup, buyuyecegini goz onunde bulundurursak, lord of the rings ile foundation in da belirleyeciligi ve fonsksiyonun sinirlarini cizmek zor olmaz. lord of the ringsin siirselligi ve hayata kattigi anlami, duyguyu, coskunlugu, foundationin umutlu yarinlari, teknolojinin muspet kullanimi, bilgi sevgisi ile birlestirerek okumak ve icsellestirmek bireysel ve toplumsal anlamda en guzeli, en sahanesi olacaktir.

    lakin durunuz: hugo odulunu neden vakif kazanmistir izah etmedim, konuyu baglamadim gibi gorunuyor: butun bu sayilan degerler icerisinde lord of the rings alabildigine anaerkil iken, foundationin daha hos bir karar cizgisi tutturdugunu, yer yer siirselleserek teknoloji ve bilimin hizmet ettigi insani unutmadigini goz onunde tuttugumuzda foundation agir basiyor. ama diyeceksiniz ki "amma daha cok yuzuklerin efendisi hakkidna konusmussun, nasil oluyor?". cevabi basit: insan anasindan bahsetti mi susmak bilmezmis.