şükela:  tümü | bugün
  • adamlar tech startup konseptini scale etmeye çalışıyorlar ve bunu da predictive admissions test ile sanki biraz tektipleştirmeye, konvansiyonel hale getirmeye çalışıyorlar ve istatistiklerine göre de gayet başarılılar.

    prdictive admissions test'in olayı şu: programa kabul edilenlerin program sonrasındaki başarısını baz alarak testin doğru cevapları oluşuyor. yani test en zeki, en stabil, en yaratıcı kişiyi bulma amacıyla değil de daha önce programa katılmış ve başarılı olmuş kişilerin benzerini bulmaya yarıyor.

    bence program amacı için oldukça iyi bir strateji olmakla birlikte intel, atari, apple, google gibi şirketlerin yaptığının tam tersini - yani günün başarılı insan profilindekileri günün iş yapma yöntemlerine uygun davranmayı öngörüyor. bir nevi the beatles çok yenilikçi ve başarılı olunca herkesin herkesin beatles gibi müzik yapmaya çalışması gibi bir şey.

    bu programdan geçmiş olan ve sitelerinde sergilenen şirketlerin tamamı "eh işte" seviyesinde başarılı. eh işte kötü bir şey değil tabi, tekrar edilebilir çok büyük olmasa da çok sayıda para kazanan veya hayatta kalabilen projeler ortaya çıkmış.

    3 dilek hakkı veren cinden bir cin daha dileme hilesini yapmışlar. gayet ilginç ama yaptıkları test sonrası kabul almak mı daha iyi reddedilmek mi emin olamıyorum. yani objektif olarak diyebilirim ki kabul almak iyidir ama bu aynı zamanda pes etmek, sıradanlığı kabul etmek anlamına geliyor. odtü'den mezun olup aselsan'da işe girmek gibi yahu.

    ha bi de 1775$ kurs ücreti + %3,5 hisse + mezuniyetten sonra büyük yatırım alırsanız 4500$ daha maliyeti var(ki bence gayet makul). ha bu arada %3,5'lik hisse havuzda toplanıyor ve 10 sene sonra %30'u kurs katılımcıları arasında eşit olarak paylaşılıyor. olur da döneminizden bir google çıkarsa yırttınız.

    içimdeki anarşist kıllandı bu olaya. banksy bristol belediyesinin belirlediği grafitti duvarlarına mı çiziyor?
  • hah, test sonucum da geldi. kabul almışız iyi mi(hakikaten iyi mi kötü mü?)? girişimci profilim "the innovator" çıktı, keşke "the visionary" çıksaydı :)

    google campus'ta* toplantılarına katılmıştım ve açıkçası tam da ihtiyacım olan şey(yalan yok, disipline ve genel legal yönlendirmeye ihtiyaç duyuyorum ) ama londra'daki program için istedikleri 1200gbp benim için şu an fazla ne yazık ki.

    yine de buna veya benzeri programlara katılmış olan sözlükçğler yeşillendirebilir.
  • mail bültenlerini iyice tık tuzağına dönüştürüp kendinden tiksindiren oluşum. "inanılmaz iş fikirleri bulmanın 3 yolu" tarzı başlıklarıyla internet aleminde milliyet.com.tr'cilik oynuyorlar.

    çare unsubscribe.