şükela:  tümü | bugün
  • dil kabiliyetinin gelişmesinde kilit rol oynadığı düşünülen bir gen.
  • (bkz: svante paabo)
  • yarısından fazlasında ciddi konuşma bozukluğu olan ve hatta belli başlı bazı harflerle başlayan kelimeleri yazmakta zorlanan kimi insanlardan oluşan , ke family diye adlandırılmış londralı bir ailenin gen araştırması yapılırken tespit edilmiş gen.
  • insanda olup şempanzede olmayan gen.
  • kadınlarda erkeklere göre %30 oranında fazla olan protein.

    bu nedenle kadınlar günde 20.000 sözcük kullanırken, erkek 7.000 civarında kalır.
    bu nedenle kadınlar erkeklerden fazla konuşur.
  • beynin area x bölmesinde 7. kromozom üzerinde bulunup foxp2 proteini sentezler.
    bu gen, iki eş anlamlı olmayan mutasyon sonucunda değişime uğrayıp insansı primatlarda son haline evrilmiştir. ve bu son haliyle, konuşma seslerini ya da ses birimlerini çıkarma işlemini işlevsel hale getirmiştir. yani ses çıkarmamızı sağlar.
    bu mutasyonun devindiriciliği ile birlikte larinks(gırtlak) insansı primatlarda evvelindeki primatlara göre daha aşağıya kayıyor evrimsel süregidişte. şu şekilde.

    bu da, epiglottis adı verilen larinks kapağının açık kalmasına yol açabilip, yiyeceğin yemek borusu yerine trake ve akciğerlere yönelmesine neden olabiliyor. bu durum, modern primatı nefesin tıkanması ya da boğulma tehlikesine, diğer memelilere göre daha fazla maruz bırakıyor.

    yani diyeceğim şu ki konuşmak denen şey aslında bizi öldürebilme olasılığı yüksek bir takım işleyişin seyriyle ortaya çıkmış. bu da bizi, evrimin 'gereklilik', 'fayda' üzerine işliyor oluşu görü'sünün su götürürlüğüne getiriyor.
    mutasyon çevre koşullarına göre rastlantısal gerçekleşiyor ve bu rastlantısallık dominosal biçemde başka rastlantısallıklara yol açıyor. foxp2 geni ve larinks örneğinde olduğu gibi. rastlantısallık 'fayda' içermiyor. evrim faydaya göre şekillenmiyor.
    sonuçlardan bazılarının 'faydalı' olması bir şeyi imlemez. o halde ne'ye göre şekilleniyor evrim?
    elbette yine nietzsche'ye varıyoruz.
    güç istencine göre şekilleniyor. ve büyük bir yanılgı da şudur ki bunun hakkında, güç istenci varlığı sürdürmeyi içerir görüşü. hayır güç istenci var olmayı içerir, varlığı sürdürmeyi değil. yani bir temkini, sakınganlığı barındırmaz.

    ' bizim modern doğa bilimlerimizin baştan sona spinozacı öğretiye takılıp kalmaları (en yekin, en kötü biçimde darwinizm buna örnektir) varoluş savaşı” öğretisi yüzünden anlaşılmaz biçimde tek yanlıdır. oysa bir doğabilimci, insansal köşesinden ortaya çıkacaktır doğada darlık, kıtlık değil, saçmalığa varacak ölçüde taşkınlık, savurganlık egemendir. varoluş savaşı, yalnızca bir istisna, yaşama isteminin geçici bir sınırlamasıdır. ' ^:şen bilim - friedrich wilhelm nietzsche^

    yani bu durumda aslında darwinizmin, ' türler, türlerinin devamlılığını sağlamak üzere şekillenirler' teorisi de absürdleşiyor. zirâ yinelersek, yaşama isteği, yaşamda kalma isteğidir, yaşamı sürdürme değil. ya da ileriye dönük bir ölümsüzlük isteği değil.
    iptidai yaşamın devindiği doğadaki örneklere bakalım. hatta buna bile gerek yok yakın bin yıllardır yaşanan ölümlere, kaotikliğe bakalım. bana insan, hiç de türünün devamını sağlamak üzere şekillenmiş gibi gelmedi.

    hâsılı doğayı mantıklılık dizgesine oturtup romantize etmeye kalkışmak aptallığın dikâlâsıdır. entropik serimlenir doğa ve doğal olan.
    foxp2 geninin mutasyonunda, bu mutasyonun rastlantısallığında ufak bir değişkenle şu an konuşmuyor, sadece hareketlerle anlaşmaya devam ediyor olabilirdik.
    ki bence öyle olsa idi daha iyi olurdu. konuşmak pek de gerekli bir şey değil.
  • foxp2 (forkhead box p2), kromozom 7q31 üzerinde bulunur, transkripsiyon faktörlerinin forkhead sınıfına ait 715 amino asitlik bir proteini kodlar. insan foxp2 proteini, faredeki ortologundan sadece üç amino asit farklıdır. şempanze, goril ve rhesus makaklarının foxp2 proteinlerinin hepsi birbiriyle aynıdır ve fareden sadece bir ve insan proteininden iki farklı amino asit taşırlar, orangutan ise fareden iki ve insanlardan üç farklı amino asit taşır.

    2001 yılında bir çalışma, gelişimsel konuşma ve dil bozukluğuna neden olan bir gen(foxp2) mutasyonu vakası bildirmiştir. homo sapiens'in en ayırt edici özelliklerinden biri olan sözlü dil becerilerinin kazanılmasıyla bağlantısı göz önüne alındığında, bu gen evrimsel çalışma için bariz bir aday olarak görülüyordu. 2002 yılında yapılan bir çalışmada, insan foxp2 genindeki intraspesifik varyasyonlar araştırıldı. insan foxp2'sinin amino asit kodlamasında ve nükleotid polimorfizm paternindeki değişiklikler, bu genin insan evrimi sırasında seçilimin hedefi olduğunun kanıtı olarak düşünülüyordu.
    fakat son çalışmalarda, dünyadaki çeşitli popülasyonlardan elde edilen genom dizilerinden faydalanarak modern insan foxp2 varyasyonunun kapsamlı bir araştırması yapıldı; bu yeni analizlerde, önceki sonuçların aksine bu genin son zamanlarda gerçekleşen pozitif seleksiyon ile ilişkisine dair kanıt bulunamadı, ayrıca 2 amino asit değişikliğinin son 200 bin yıl içerisinde seçici süpürmenin hedefi olmadığı ortaya kondu.