şükela:  tümü | bugün
  • reyhan pastanesinde inanılmaz lezizi ayrıca da hafifi bulunan, kreması mide bulandırmayan ender pastalardan..
  • olur olmaz her yerde yenmemesi gerektiğini en son yaşadığım tecrübede,çocukluğumun iğrenç öksürük şuruplarını tattırarak bana öğretmiş olan pastalara verilen genel ad..
  • tadına doyum olmayan,insanın yedikçe yiyesi gelen pasta.
  • yeme de yanında yat denen şey.!
    (bkz: aman allahımsal).!
  • bir defada bitirilmesi gereken, eğer bir gaflete düşüp kalanını buzdolabına koyarsanız, sonraki günler her yediğiniz lokmada büyük vicdan azabı çekmenize neden olacak olan orgazmik yiyecek
  • dünya üzerindeki en bi harika pasta çeşididir... hatta yeme de yanında yat dersiniz ama asla kendinize hakim olamazsınız... evet, böyle bir şeydir frambuazlı pasta... ilk seferde bile bağımlılık yaratır bünyede...
    kesinlikle çikolatalı olan değil, bol kremalı olanı kendi zevkime göre kat be kat muhteşemdir....
    başlığı görür görmez bile insanın ağzını sulandırma kudretine sahiptir ayrıca...

    (bkz: sözlük bana frambuazlı pasta yap lan kitapsız)
  • bir keresinde keyifle frambuazlı pastamı yerken içinden jilet çıkmıştı, dilimi kesmiştim pek fena. hemen 99a nolu otobüse atlayarak balattaki or ahayim hastanesine gittim, dikmediler ama ''bekle kendiliğinden iyileşir dil'' dedi yasef bey...
  • altinkek de bu işi en iyi yapan yerlerden biridir.
  • insanı kendinden geçiren pasta çeşididir ki bi bakarsın kocaman pasta buzdolabına gide gele bitmiş.enfestir enfes.hele bide çikolatalı frambuazlı oluncaaa kafayı pastaya gömmek kaçınılmaz sondur.
  • can çektiğinde yenmezse malum yerlerin şişme sebebidir.

    pastane değil anne yapımı olan daha anlamlıdır bana göre. bunun öncelikle keki insan gibi olmalıdır. şöyle ki; kek eğer sert olursa böyle çatala falan gelmez. o muhteşem görüntü bozulur. yumuşak olsun. bir de buram buram yumurta kokmasın. kek kek olmadıktan sonra kreman ne kadar güzel olursa olsun kar etmez. kremasını, frambuazını yerim, pastan kalır bak*.
    şimdi keki yaptın diyelim. böl onu. ben üçe böl derim. kremayı güzeeelce sür ilk kata. yerken elinde ve dudağında izi kalan frambuazları dizele. evet dizele. öyle atma gelişigüzel. ayıp. sonra diğer kek parçasını kapat üzerine. aynı muameleyi o kata da yap. son katı kapattıktan sonra tekrar kremayı dök. derli toplu ama. kalan frambuazı diz. ve üzerine pasta jölesi sür ki parlasın. üzeri kurumasın, matlaşmasın. gerçi kurumasına vakit bırakacak süre bekletilmesi hiç hoş değildir bu pastanın. nomal şatlarda iki saat dinlendikten sonra yenmesi daha makbuldür ama. boşver. hemencecik ye. bu dinlendirmek dediğin yemeyip yanında yatmak değilde nedir yani? hemen yiyeyim de o dinlendirsin beni*. şımartmanın anlamı yok böyle tatları*. alla alla... herkes gideceği mideyi bilsin. beklediğim sırada ortak çıksa biri pastama, ne olur o zaman*?