şükela:  tümü | bugün
  • picabia ozgurlugunu kaptirmamak icin basarisiz olma riskini goze alabilen birisidir. ciddiyete karsi alayci bir tavri benimser, mizahi tercih eder ve olumcul bir tutuculuga daha guclu bicimde karsi koyabilmek icin kendisiyle bile alay eder. kendi yuzunun goruldugu fotomontajlarindan birinde su yazilar okunur: "yasasin para, bir baltaya sap olamamis francis."

    francis picabia "bir saklaban, aptal, hokkabaz, ressam degil, yazar degil, geri zekali bir ispanyol, ciddi degil, zengin, yoksul."
  • "temiz fikirleriniz olmasını istiyorsanız, onları gömlekleriniz kadar sık değiştirin" demiştir.
  • (bkz: 391)
  • "basimiz dusunceler yer degistirebilsin diye yuvarlaktir." demis insandir...
  • picabia, dada sanatçıları arasında en aykırı, nihilist ve en şiddetli sanat düşmanı olanıdır. ressamdır. kendisinin ilk dadaist olduğunu savunur. andre breton 1922 yılında yazdığı "dadadan sonra" makalesinde, gerçekten de tristan tzara'ya gelene kadar dada'nın ilkelerinin en önce picabia ve marcel duchamp tarafından belirlendiğini öne sürer. 1921 yılında tzara'yla, 1924'te de breton'la yollarını ayırır.

    "dadacılardan ayrıldım çünkü artık onlarla birlikte olmak bana boğucu geliyordu... aralarında fena halde sıkılıyordum... zaten dada ruhu yalnızca üç dört yıl sürdü ve benimle, marcel duchamp tarafından ifade edildi."

    "bay picabia dadacılardan ayrılıyor", 11 mayıs 1921'de comoedia dergisinde yayınlanmıştır.
  • "şeytan gece ve gündüz beni takip ediyor çünkü yalnız kalmaktan korkuyor."

    "sadece değersiz şeyler vazgeçilmezdir." sözlerinin sahibi avangart şair, ressam.

    empresyonizm ve puantilizm akımını deneyimledikten sonra kübizmle ilgilenmeye başlamıştır. absürt düzlemsel çizgiler taşıyan kompozisyonları oldukça renklidir ve zengin kontrast değerler taşır. abd ve fransa'da dada akımının erken dönem temsilcileri arasında hayli önemli bir isim olmuştur.

    1911 ortalarında puteaux grubu ya da altın bölge adını taşıyan içinde sanatçıların, eleştirmenlerin ve fikir insanlarının olduğu bir gruba katıldı. ressamlar daha çok kübistlerden oluşuyordu. erotik diline kurban olunası guillaume apollinaire ile burada haşır neşir oldu. yine dönemin hınzır ressamlarından marcel duchamp ile.

    2003'te bir müzayede sırasında andre breton tarafından sahiplenilmiş bir tablosu tam 1.6 milyon abd dolarına alıcı bulmuştur.

    (bkz: caravansérail)kervansaray adını taşıyan tek romanı şu sıralar yky aracılığıyla gözlerimizle buluşacak. çeviriyi ayberk erkay yapmış, editörlüğünü ersel topraktepe üstlenmiş.
  • “onları izlemeyi seviyorum, hükmetme arzularını dışavuran enerjik vücutları hoşuma gidiyor. hep önden gidiyorlar, sokağın köşesinden geçen doları yakalamak için ellerini uzatmış gibiler sanki. bir tanesi sıfırı çekince bana şöyle demişti: ‘olsun canım! dünyada dolanan o kadar fazla para var ki günün birinde elbet bir servete rast gelirim!'”

    “ama amerika’da yalnızca iş adamları mı var, sanatçıları, düşünürleri yok mu?”

    “çok var onlardan ama kişiliği olana rastlayamazsınız; çok iyi resim yapıyorlar, olağanüstü bir kabiliyete sahipler; renoir taklit eden birini tanımıştım mesela, ama onu elle taklit etmek fazla kolay olduğundan, ayaklarıyla yapıyordu resimlerini! amerika’da yüz tane baudelaire, kırk tane verlaine, yüzlerce rodin var ama ne yok asıl biliyor musunuz, amerikalı!”

    “dalga geçiyorsunuz benimle, nereden çıktı şimdi bu?”

    “fazlasıyla kozmopolit bir ülke orası, bireyselliğin karnı doymaz orada, sanat adını verdiğimiz şeyin sona ermiş bir şey olduğunu bize ilk gösteren orası oldu; sanat, her şeyden önce, bir çağın ihtiyaçlarının bütünü, bir toplumun medeniyetinin temsilidir. bütün toplumların kaynaşacağı gün, insanlık için sanat diye bir şey var olmayacak, eserlerimizin bütünü yalnızca mars gezegeninin sakinlerinin ilgisini çekecek. (…)”

    (bkz: francis picabia)
    (bkz: kervansaray), çev: ayberk erkay, yky, 2015, s.67
  • "kübizm fikir kıtlığıdır" diyen, "yaşayan bir varlığın reklamı yapılmaz, reklam cezanne için vardır, cadum sabunları için vardır, benim işime yaramaz, çünkü ben ne ressamım, ne edebiyatçı, ne ispanyol, ne kübalı, ne de amerikalı.." diyen ve yetinmeyen..

    "başkentin dev yüreği
    emsalsiz küpe
    sevgilimin göbeğindeki"

    kalbi kadar büyükmüş, cümbüş düşmanı..
  • dadaistlerin ruh dengesizliklerini gösteren " ne yaptığımızı anlamıyorsunuz değil mi? aziz dostlar onu biz sizden daha az anlıyoruz.ne saadet değil mi? hakkınız var! bir defa daha papayla uyumak isterdim, yine mi anlamıyorsunuz? ben de anlamıyorum. ne kadar hazin bu!" sözünü söylemiş dadaist ressam, şair.
  • "en büyük zevk, aldatmak, aldatmak, aldatmak ve sürekli aldatmaktır. bu yüzden, aldatın ama saklamayın! kaybetmek için aldatın, asla kazanmak için değil, zira kazanan kendini kaybeder.

    bir atın kulağına bilye sokmayın ama bir bülbülse eğer, bülbül yarışı, at da sizin üzerinize girdiği bahsi kazanır.

    bilgi ve ahlak sinek kapanından öte değildir; sineklere gidip günah çıkarma hücrelerinde yaşamalarını öneririm, günahlar boktan daha lezzetli yiyecekler ne de olsa."

    (sonradan görme isa isimli kitabından)