şükela:  tümü | bugün
  • house of cards adlı internet dizisinde kevin spacey tarafından canlandırılan aşırı karizmatik karakter.
  • kisaca f u aka fuck you olarak anilacagi bolumleri iple cektigim keyif adami, politikaci..
  • prototipik bir politikaci ornegidir. house of cards'in her bir bolumunde tam su anda, dunyanin cesitli yerlerinde, din, dil, milliyet fark etmeksizin bircok adamin/kadinin yapmakta oldugu seylerden birer kuple sunar bizlere.

    --- s01e04 spoiler ---

    bob birch: has marty spinella seen this?
    francis underwood: no, not the version i showed him.
    bb: so you lied to his face?!
    fu: i revised the parameters of my promise.
    bb: which is lying.
    fu: which is politics!

    --- s01e04 spoiler ---
  • dizi içinde de, farklı kaynaklarda da frank underwood olarak da ismi geçen başarılı politikacı.
  • politika haricindeki tek hobisi ps3' de killzone 3 oynamaktır.
  • house of cards dizisinin ilk bölümlerinde sevip sonraki bölümlerinde yavaş yavaş nefret ettiğim karakter.

    --- spoiler ---

    özellikle peter russo'yu öldürmekle büyük şerefsizlik yapmıştır.

    --- spoiler ---
  • insanların zaafları üzerinden oynamayı çok iyi bilen bir karakter. ayrıca gözlem yeteneği o kadar müthiş ki, istediği şeyleri elde edebilmeyi sabırla başarabiliyor. yurdum dilinde kabaca, insan sarrafı.

    kevin spacey çok iyi canlandırıyor karakteri. kafamda öyle bütünleşti ki, ondan başkasını bu rolde hayal edemiyorum.

    (bkz: house of cards)
  • hakkında insan-insan ilişkileri üzerinden daha çok şey söylenebilir. şimdilik sadece acele bir giriş yapalım.

    --- spoiler ---

    dış işler verilmedi diye hayatının planını uygulamaya koyan, fakat raymond tusk ile benzer düşündüğüm, çok istiyorsa iç işleri bakanı yapılması gereken (eğitim reformu, rahmetli russo'nun kampanyasındaki etkinliği, genel meclisteki havası) politik insan.

    vicdansız, duygusuz, daima profesyonel, güçlü ve kararlı duruşu, ona şüphesiz dizinin konusu dahilinde işlenmesi gereken başkarakter olma değerini katıyor. adına kütüphane yaptırılan bölümde ise anılarına, ilk kez duygu evrenine iniyoruz - sanıyorum 8. bölüm idi. bu bölümde alkol ve eğlence sonrası kontrolden çıkan, hatta muhtemel eşcinsel bir aşkın örtük şekilde dile geldiği francis söz konusu oluyor. yalnız, bölümün bitişi ile tekrar o katı, geçmişsiz, planlı dünyasına hızlıca dönüş yapabiliyor.

    yine yanlış hatırlamıyorsam gözyaşı yok francis'te. claire geçici olarak onu terk ettiğinde dahi gözyaşı dökecek bir durum değil bu onun için. claire ile olan ilişkisine ayrıca bakılmalı zaten. o ne lan öyle?

    insani durum, gerçek gülümseme, yemekten (yaşamdan?) alınan tat ile kurduğu tek bağın pirzolacı freddy usta ve o mekan olduğu kanaatindeyim. tereddütsüz, pişmanlık-sız (cinayet), buz gibi bir herif. acımasız ipne.

    son olarak, yarrattığı yaratık tarafından -zoe- yutulacak gibi gözükmekte. böyle bir şey olursa şimdiden söz veriyorum, bir gram üzülürsem insan değilim.

    --- spoiler ---