şükela:  tümü | bugün
  • ingiliz yazar mary wollstonecraft shelley tarafindan 1816'da yazilmis fantastik roman. tam adi "frankenstein, or the modern prometheus"tur. ceset parçalarini birlestirerek olusturdugu ölü vücudu, elektrik akimi yardimiyla canlandirmayi basaran tip ögrencisi victor frankenstein'in öyküsünü anlatir.

    sonradan frankenstein adi, yukarida bahsedilen zombi yaratik ile özdeslestirilmistir.
  • kitabındaki çizilen canavar karakteri birçok filmdekilerin aksine akıllı bir yaratıktır.
  • magnum reklamlarında kullanılmasını hiç tasvip etmedim..zamanında robert de niro oynamıştı..seyrettiğim en ii filmlerden birisiydi..
  • 1932 yılında da james whale tarafından filmi çekilmiştir.
    bu filmde kullanılan yeşil kafalı frankenstein ise hala populerliğini korumaktadır.
  • aslinda iyi huylu bir yaratiktir bu,insanlara yardim filan etmeye calisir onceleri,ama herkes gorunusunden dolayi ona monster muamelesi yaptigindan iyilik duygulari korelir zamanla,bebek gibidir,konusmayi,okumayi yazmayi(okudugu kitaplarin icinde paradise lost gibi satan temelli kitaplar olmasi ilginctir bi de),hayatta kalmayi kendi basina ogrenir...tamamen insanin evrimi niteligindedir kitap,bi kac yerde de kendisinin frankensteinin adem i oldugunu vurgular yaratik
    okunmasi gereken bi kitaptir kanimca,ozellikle mary nin bu kitabi 19 yasindayken yazdigi gozonune alinarak okunmali ve ayri bir haz duyulmalidir
  • frankenstein aslen "anuna koduum bilim kas yaparken goz cikartiliyuor, 4 6 senelik birikimlerimiz sallanmiyor" denerek hazirlanmis bir eser degildir. mary shelley in de mektuplarinda bahsettigi uzere fransiz devriminin allegorisini yapan bir eserdir.fransiz devrimi supper olacak perfect cikacak diye beklenirken, is bilmezlik hazir olmazlik sebebiyle yapilan hatalarin devrimin nasi kontrolden cikmis bir canavara donustugunu anlatmaktadir
    ayrica romani yazmaya basladiginda mary shelly cocugunu kaybetmistir,kocasi hercai mizacli percy shelly de fazla ilgi alaka gostermeyince, bunun acisini bir sekilde cikartmak icin sorumsuz bilim adami karakterinde percy e giydirmistir.

    ayrica erkekten ana olmaz seklinde bir saptamasi da vardir mary shelley nin.
  • hatta eser icerisinde bilimsel etik ve metodolojiden sapan cornellius agrippa isimli bir karakter yerden yere vurulur, onun hayalci bilimsel yaklasimi, hisli bilim carpikligi elestirilir.frankenstein ise onun yontemlerinin yanlisligini farketsede cizgisinden etkilenerek mukemmel insan yaratmaya gayret eder, sicar.

    cogu film ve avantur de goruldugu uzere frankenstein elektrik verilerek harekete gecmez, hatta nasil harekete gectigi bile belli degildir, parcalar toplanir dikilir, olur sana yaratik.frankenstein tek basina bir gaz balonu olup calisirken yaratik yaptigini farketmeyecek kadar obsesif olmustur.yarattik canlaninca kacar nefret eder.yaratik da nefret edilmekten nefret eder, yerden goge kadar da haklidir frankensteinin basina bela olmakta.hatta aslinda kasi gozu yamuksa da, tanidim nice insandan duzgun mantikli konusmaktadir.

    bilim kurgu olmanin ilk genel gecer degerlerini yerine getirdigi kabul edilir, tarzin baslangici adledilir.
  • ilk bilim kurgu ve korku romani.
  • genelde insanlar tekrar hayata döndürülen yaratığın adını frankenstein zannederler.oysaki ona "sen de kimsin" diye sorduklarında victoru göstererek "o bana hiç bir zaman bir isim koymadı" diyerek bizi derin üzüntülere boğar ve 'sen victoru bir baba olarak gördün ya,gözümüzde onun soyadını almayı hakettin frankenstein' dedirtir..
  • yazari bir kadin olmasina ragmen olaylarin standart bir erkegin gozunden islendigi kitap. ornegin "esas uzmanlik konumun insan adli yaratik olmasina ragmen hep erkek yarattim. bir kadin yaratir miydim hic?" gibi bir cumle cikar victorun agzindan. ayrica butun kadin karakterler cok guzeldirler ve bilimden hic anlamazlar.

    bilimin futursuzca ve hunharca gelismesinin gerekliliginden de bahsedilir. bunu isteyen kisi olarak gozunu bilim burumus cilgin bilim adami tiplemesi sunulur. bu kisi icadini yapabilmek icin elinden geleni ardina koymaz. bastonu kirik, kor, yasli dedeyi daha torunu gelmeden bir basina ormanda birakir.