şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: frankly)
  • trillian'ın kendi küçük aklı büyük 2 faresinden biri.
    bir diğeri için (bkz: benjy).

    (bkz: hitchhikers guide to the galaxy)
  • ortaokul askini yillar sonra yeniden gormek temali ziplak sister sledge sarkisi. sacma diyen halt etmis arka arkaya 50 kez calip bikmadan dans ettirir.

    hey frankie?!
    i was walking down the street one day

    when i looked up i saw a friend.
    hey
    frankie - do you remember me?

    he looked at me and then i blushed

    'cause i remembered i loved you so much.
    way back then we were friends going together
    but then you left me.
    frankie - do you remember me? frankie - do you remember?

    you were fifteen
    i was twelve
    it was summer

    we were so in love.
    i never loved anyone this much
    look at me

    i'm thrilled to your touch.
    hey
    frankie - do you remember me?
    frankie - do you remember me?

    oh
    how you brought me down - down
    down.
    all i did was runnin' around - around.
    you'll never know how much i loved you.

    frankie - do you remember? do you remember me? frankie -
    you walked me to the deli

    then we sat in the booth where it all began.
    i looked into your big eyes
    and i said to myself we coulda have twins.
    hey
    frankie - do you remember me?
    oh
    how you brought me down - down
    down. . . .

    he looked at me and then i blushed
    . . .
    frankie - do you remember me? do you remember me
    me?
    frankie
    my frankie
    my baby
    frankie - do you remember me?
    frankie - do you remember me? frankie -
  • elin oğlu üçbin dolar bütçeyle ne dünyalar kuruyor, denilesi bir filmdir. diane kruger'in pişkin oyunculuğuna eşlik eden yönetmen fabienne berthaud'un uzayan çekim aralarına - film dört yılda tamamlanmış- çare olarak bulduğu bütünleyici görüntü hilesine hayran kaldığımı söylemeyi borç bilirim. hem böylece, frankie nasıl ki kimseyi iç dünyasına sokmadıysa yönetmen de bizi o kadar uzak tutmuş oldu film boyunca. kimimiz insan evladına bardak gibi bakan bir zihniyetle ilk kez tanışıp, o zihniyete ve gözüne ortak olup izledik, kimimiz iş başında kendimizi hatırlayıp hafiften burkularak.

    film, 25. uluslararası istanbul film festivali bünyesinde, kadına şiddet ya da benzeri bir başlık altında gösterime girdi, yanılmıyorsam. iyi de olmuş. filmin, belki de benden aydın insanlar için modelllerin gerçek dünyasıyla başlayan, sektörün genç vücutlara tecavüzü, popüler kültürün boklukları, değer kaybı, yetişme dönemi travmaları, kapitalist dünya düzeni, gri feminizm filan gibi önemli konulara kadar uzayan mesajları olmuştur; bende sadece şu hissi uyandırdı: insanın kendi kendine ettiği eziyeti kimsecikler etmiyor.
  • film başlarken duyduğumuz cocorosie terrible angels filme cuk diye oturmuş, tüm filmi özetlemiş.
  • izleyince diane krugera hasta olunabilecek bir film. ayrıca bu film bizim hoppa mankenlere de izletmeli. bir kağıt mendil gibi kullanılıp atıldıktan sonra kimin umurunda olacaklar, görebilirler belki... o şoförü bile bulamaz bizimkiler...
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • sister sledge şarkısı, sanırım 1979 mamülü. yok, 1985 mamülü imiş.

    http://www.youtube.com/watch?v=w2vc_aftnqe
  • ingilizcede cogunlukla italyan kokenli ve isimleri "francis","francisco" olanlarin lakabi.

    unlu frankie'ler icin ise:
    (bkz: francis albert sinatra)
    (bkz: francis ford coppola)
    (bkz: frankie valli) yani francis stephen castelluccio