şükela:  tümü | bugün
  • "frank vadiye yerleşti ve yorgun yabanıl yıllarını karısının alnındaki kırışıklarda törpülediği kancaya astı. dışarda san fernando road'da kullanılmış büro mobilyası ticareti yapıyordu; yüzde onbeş ve bir çeyrek faizle otuz bin dolar kredi almış, o parayla da iki gözlü bir ev satın almıştı. karısı da daha taze düşmüş bir jumbo jetin yanık parçalarına benziyordu; ama çok iyi bloody mary çalkalardı, genelde çenesini pek açmazdı ve bir de uyuz gibi deri hastalığı olan carlos isminde chiuahua ırkı tamamen kör bir iti vardı. kendi kendini temizleyen çok modern bir mutfağı ve işte buna benzer bir sürü ıvır zıvırı vardı. frank de küçük bir sedana biniyordu öylesine mutluydular ki...

    bir akşam frank işten eve dönerken bir içki dükkanının önünde durdu, kendine biraz içki aldı. shell' e gidene kadar onları sünger gibi içine çekti, yanında getirdiği bidona birkaç litre benzin aldı ve eve gitti, evdeki eşyaların üzerine benzini döktü ve kibriti çaktı, sonra arabasını caddenin öteki tarafına parkedip katılırcasına gülmeye başladı, her şey maymun kıçı kırmızısı ile ateş kızılı arasında bir renk tonunda çatır çatır yanarken frank, forty radyosunu açtı ve hollywood yoluyla kuzeye doğru gitti- o köpeği zaten hiç sevmemişti"
  • tom waits'in swordfishtrombones albumunden enfes bir parca.

    "his wife was a spent piece of used jet trash. made good bloody marys, kept her mouth shut most of the time. had a little chihuahua named carlos that had some kind of skin disease and was totally blind."

    bu adamin hayalgucune kurban olam ben.
  • tom waits'in swordfishtrombones albumundeki sozleri su sekilde olan sarkisidir:

    well frank settled down in the valley
    and he hung his wild years
    on a nail that he drove through
    his wife's forehead
    he sold used office furniture
    out there on san fernando road
    and assumed a $30,000 loan
    at 15 1/4 % and put down payment
    on a little two bedroom place
    his wife was a spent piece of used jet trash
    made good bloodymarys
    kept her mouth shut most of the time
    had a little chihuahua named carlos
    that had some kind of skin disease
    and was totally blind. they had a
    thoroughly modern kitchen
    self-cleaning oven (the whole bit)
    frank drove a little sedan
    they were so happy

    one night frank was on his way home
    from work, stopped at the liquor store,
    picked up a couple mickey's big mouths
    drank 'em in the car on his way
    to the shell station, he got a gallon of
    gas in a can, drove home, doused
    everything in the house, torched it,
    parked across the street, laughing,
    watching it burn, all halloween
    orange and chimeney red then
    frank put on a top forty station
    got on the hollywood freeway
    headed north
    never could stand that dog
  • tom waits'in albümü için (bkz: franks wild years).
  • tom waits'in, 1983 yılında çıkardığı swordfishtrombones albümünde (ki en sevdiğim üçüncü albümüdür) frank abimizin yaşadığı yaban yılların ardından düzenli bir hayat kurma çabasından ancak kan kaynaması dediğimiz şeyden bazı insanlar için kurtuluşun olamadığından bahsettiği minik bir şarkımsıdır özünde.

    #3622125 no.lu giride zaten gayet güzel bir tercümesi verilmiş. artık evli barklı olan arkadaşlarımın, içmeye çıktığımızda eşleri tarafından gittikçe artan sıklıkta aranmaları sonucu, alkolün de etkisiyle gözlerinde biriken ateşi gördüğümde nerede olursam olayım o klas hammond organ girişi zihnimde çalmaya başlar. neyse ki şimdiye kadar kimse evini yakmadı, zaten evli değillerken de pek de yabani sayılacak hayatları yoktu.

    tom waits bir röportajda barney hoskyns'e hikayenin sonunda olanlarla ilgili şöyle bir demeç vermiştir;

    b.h.: karısı da yangında öldü mü?
    t.w.: hayır, onun dumanların arasında kaldığı izlenimini vermek istemedim; o sırada güzellik salonundaydı.
    b.h.: fakat köpek...
    t.w.: köpek... evet, köpek muhtemelen...

    aynı zamanda 1987 yılında çıkarmış olduğu bir albümün adıdır. ancak bu albümdeki şarkılarda frank'in yabani yıllarına direkt göndermeler olduğunu düşünmüyorum. en sevdiğim şarkılar da eşi kathleen brennan'ın katkılarıyla yapmış olduğu i'll be gone ve yesterday is here'dır bu albümde. yine çok beğendiğim bir albüm olsa da, isminden beklediğim, biraz daha kurgulu ve frank karakterine özgülü bir albüm olduğundan minicik bir hayal kırıklığı yaşamıştım dinlediğimde.