şükela:  tümü | bugün
  • ronaldinho'yu "ğhonaeldinyö" seklinde okuyabilen fransizlarin ingilizceye uymayan fakat kendi dillerine birebir uyan aksani.
  • " r " lerin " hğer " diye okundugu aksan.
    (bkz: fransız aksani ile ingilizce konusmak) (bkz: fransız girtlagi)
  • en güzel parçasının burundan çıkarılan "n"ler olduğunu düşündüğüm aksan.
  • uzun süre yapınca gırtlak acıtan, fransızların her daim suratlarında limon tuzu yemiş gibi bir ifadeyle dolaşmalarının başlıca nedeni olduğunu öne sürebileceğim, gıcık yapıcı hadise.
  • bu aksanin sahiplerinin inceligini, kibarligini ve bu kibarligin urunu olan dillere destan aksanlarinin sirlarini "girtlaktan konusma" diye bir teknige bagliyorlar. ozellikle ulkemizde, bu aksanin hayrani insanlar, fransiz kultur'un yolunu tutanlar, kaidelerine uygun bir sekilde "paris" diyen kisinin kulu kolesi olacak insanlar yadsinamayacak kadar fazla.

    fakat ayni teknigi kullanan (girtlaktan konusma) kurtler icin: "ulen ne okuzler be!" "insan aksaniyla da okuzlugunu belli eder mi hic?" diye yorum yapan insanlar demin uzerinde durdugumuz kibarlik otoriteleri olabilmekte. hal boyle iken gunumuzun futbol anlayisinda da oldugu gibi sadece teknik yeterli olmuyor kendini begendirmek icin. ya kondisyonun da iyi olacak, ya da torpilin olacak ki bir yerlere gelesin.
  • zamanında dr renaud paris reklamlarında ülkemizdeki birkaç ünlüyü ** maymuna çevirmiş fonetik yaklaşım.
  • ingilizce konuştuklarında bir çok insanın çok seksi bulduğu fakat bizzat kendilerinin nefret ettiği bir aksandır. "h" harfini asla vurgulamazlar ve arada sürekli "dıı" "döö" gibi tınıları vardır fakat gün geçtikçe alışırsınız hatta bazı kelimeleri siz de onlar gibi söylemeye başlayabilirsiniz.
    arkadaşımla yaşadığım bir olayda fransız kişisi pancake'ini "ham" ile istemektedir ve bunu "-ay vant it vit eeeaam" şeklinde dile getirmektedir ve derdini anlatamamaktadır ve sonuçta bir çok kez olduğu gibi yazarak ya da göstererek derdini anlatır ve bir daha konuşmasına gerek kalmadan oradan ayrılır.
  • ingilizcesinde ekseriyetle "th" ile problemi bulunur. zey(they) tuk(took) zet(that).
  • fuck'i fök, come'i köm yapan aksan. bir de isimleri de fransizca yaparlar. michael jackson olur misel jakson, leonardo da vinci olur leonagh dö vins. bir cogu da dogrusunun bu oldugunu sanar ya, iste o insani yaralar. sasirir kalirlar o böt (but) degil dediginizde.
  • akıllara zarardır. efenim bugün bizim iş yerine bir fransız gelmiş, mr calisko diye birini soruyor. kocaman 2 bavulla kapının önünde dikiliyor böylee, mr. calisko kim ola ki diye çabalıyoruz biz. adam burnundan kıl aldırmıyor, bir umursamaz tavırlar falan, anlatmaya da çalışmıyor derdini, şu iş için geldim dese anlayacağız kimi aradığını. neyse içeri girdik biz, ama arkadaşla bi 10 sn. düşündük kim, kim, kim bu calisko diye, sonra herkes kendi ofisine gitti. ofisime girer girmez aklıma geldi, koştum hemen arkadaşın yanına ' bu mr. calisko , mr. çalışkan olmasın?' dedim, (çalışkan bizim bi arkadaşın soyadı bu arada) koyverdik kahkahayı, fransız dışarıda hala mr. calisko'yu bekliyordu, ofisime dönüp kahvaltıma devam ettim.