şükela:  tümü | bugün
  • üçünçü dünyanın kült yazarı. dünyanın lanetlileri* adlı kitabı altmışlı yılların sömürgecilik karşıtı militanlarının kutsal kitabı olmuştur. fransa-cezayir savaşında cezayirlilerin saflarında dövüşmeyi seçer.
    (bkz: maspero)
  • (1925-1961). fransa'nin martinique somurgesinde dunyaya gelir. 1943'te kuzey afrika'da yeniden orgutlenen anti-fasist fransiz kuvvetlerine katilir ve savastan sonra fransa'da kalir, lyon'da tip ve psikiyatri egitimi alir. tiyatro oyunlari ve politik yazilar yazmaya baslar ve bir fransiz'la, jose duble ile evlenir. fransa'dan ayrilmadan once 1952'de irkcilik ve somurgecilik uzerine ilk kapsamli incelemesi olan "siyah deri, beyaz maskeler" (black skin, white masks) kitabini yayinlar. kitabin orjinal basligi: "siyahlarin yabancilasmadan kurtulmasi uzerine deneme"dir.

    aldigi egitim ve icinde yetistigi kultur nedeniyle genc fanon kendisini fransiz addetmektedir, fransiz irkciligini bizzat tecrube ettikten sonra gecirdigi psikolojik donusum kultur hakkindaki savlarina da sekil vermistir. fanon irkciligin siyah adami kolelestirilmesine karsi korlestiren, beyazlarin normlarini farkinda olmadan kabul ettiren, onu yabancilastiran psikolojik etkileri inceler. irkci bir kulturde yetismek siyahlarin kendini gerceklestirmesine engeldir der. beyazlarin kulturel degerleri icsellestirilir, hatta "derisine kazinir" siyahlarin, boylelikle siyah insanin bilinci ve bedenini tecrube edisi arasinda radikal bir kopma yaratilir.

    fanon 1953'te cezayir'de blida-joinville hastanesi'nde psikiyatri bolumu'nun basina gecer. bu sirada kurtulus savasi patlak verir. fanon hastalarinin anlattigi iskence hikayeleri (hem fransiz iskenceciler hem de cezayirli iskence magdurlari hastasi olmustur) karsisinda bir donusum daha gecirir. 1956'da fransiz hukumeti icin calismayacagini soyleyerek istifa eder. istifa mektubunda, "eger psikiyatri insani cevresine yabanci olmaktan kurtaracak bir tibbi teknik ise, arap'in kendi ulkesinde edebiyen bir yabanci gibi yasadigini, mutlak bir kisiliksizlestirme halinde oldugunu itiraf etmem gerekir... cezayir'deki olaylar bir halki lobotomize etme cabasinin mantiki bir sonucudur" der.

    istifasindan sonra tunus'a kacip kurtulus hareketi ile calisir. hareketi destekleyen yazilar yayinlamaya baslar. (bu donem yazilari 1964'te "afrika devrimi'ne dogru" (toward the african revolution) basligi ile derlenmistir.) gecici cezayir hukumeti'nin gana buyukelciligini yaptigi donemde cezayir kurtulus ordusuna malzeme tedarigi icin calisir ayrica.

    gana'dayken losemiye (muteveffa edward said gibi) yakalanir, ama istirahati reddeder. "dunyanin lanetlileri"ni izdirap icinde gecirdigi 10 ayda bitirir (ve kitap oldugu yil yayinlanir). abd'nin maryland eyaletinde, bethesda ulusal saglik enstitusu'nde 6 aralik 1961'de vefat eder. istegi uzerine cenazesi cezayir kurtulus ordusu onursal mezarligina gomulur.

    fanon ozellikle 1970'lerin sonundan 1980'lerin sonuna kadar gelisip serpilen "postcolonial studies" ekolu, homi bhabha, edward said, spivak ve daha bircoklari uzerinde etkili olmustur. ucuncu dunyanin marksist ya da baska egilimlerdeki devrimci hareketlerine yol gostermistir yazilari.

    surada bazi yazilari okunabilir: http://www.marxists.org/…ect/africa/fanon/index.htm
  • fanon amca marie-josephe ("josie") duble ile 1953'te evlendiginde - ki siyasi gorusleri josie ile tamamen uyusmaktaydi - zaten "peau noire, masques blancs"i ("siyah deri, beyaz maskeler") yazmis bitirmisti, bu kitapta "siyahlarin dunyasi surda, beyazlarin naha surdadir" tarzi bir irkci/milliyetci ayrim zaten yapmaz, avrupalilarla afrikalilarin birlikte yasamalarinin imkansiz oldugunu filan vaaz etmez. o yuzden evliligin hangi akla hizmet "hastalikli psikolojiden kacamamak" oldugu cevabini merak ettigim bir sorudur.

    hatta, mevzubahis kitapta annesine referans vererek "bir [siyah] aile icinde annenin 'x benim cocuklarim arasinda en kara olani' demesi cogu kez x en az beyaz olan cocugum anlamina gelir" diye yazar -- fanon 8 kardes arasinda deri rengi en kara olani idi. bu meyanda evliligi bir takim tabulara meydan okuma olarak da anlasilabilir.

    bununla alakasiz ek bir not dusmek gerekirse fanon hakkinda, ilginctir, siyasi bir anlami yoktur pek: fanon'un losemisi kritiklestiginde abd'ye getirilmesine tunus'taki abd buyukelciligi ve cia yardim eder. bethesada'daki hastanede fanon ve ailesi ile cia ajani ollie iselin ilgilenir, yardimci olur.
  • isaac julien de hakkinda bir film yapmistir.
  • sosyolog, filozof, aktif politik eylemci, hümanist, yazar, psikiyatrist. en büyük derdi, 'öteki' ve özellikle kolonizasyon süresince, 'ötekilestirilen' arabin, zencinin, kadinin ve nihayetinde bir ulusun durumunu açiklamaktir. bunun için önce kendini ait hissettigi fransiz kültüründen siyrilmis, sonra 'cezayirlilerle bir olmus', koloni fikrinin kisiden baslayarak, hegel'in subject-object politik dengesi içinde, ulus olarak karsi konulmasina büyük katkida bulunmustur. kendisini tanidiktan sonra manu chao'unun malgeria'si baska türlü söylenir, the battle of algiers bulunup izlenir, bir zamanlar burun kivirilan bazi varolusçu arkadaslarla baris imzalanir. saygidan tir tir titrenir. kisisel favorim the wretched of the earth olmakla beraber, black skins, white masks de bu efsanevi kisiligi tanimak açisindan önemlidir. malcom x'den bir ay sonra dogmus olmasi acaba ne derece mühimdir? sanirim tesadüften öte degildir ama bu maarif takvimi bilgisini de iletmeyi bir borç bildim.*
  • "sizin olmayan bir dunyanin atesiyle aydinlanip isiniyorum" demistir kendileri.
  • year of tha boomerangda ratm de referans alır kendilerini.

    ....
    enslaved by dogma, ya talk about my birthrights
    yet at every turn i’m runnin’ into hells gates
    so i grip tha connan like fanon an pass tha shells to my classmates
    ’cause tha bosses right ta live is mine ta die
    so i’m goin’ out heavy sorta like mount tai
    wit tha five centuries of penitentiary so let tha guilty hang
    in tha year of tha boomerang
    ....
  • sömürgelestirilmis insan tipi ilginctir „siyah deri beyaz maskeler“de.

    fanon’a göre
    „siyah insan beyaz olmak istiyor. beyaz insansa köleleştirici düzeneklerini
    habire çalıştırırken daha yüksek bir insanlık düzeyine ulaşmanın peşinde“.

    aime cesaire’e ait olan alintiyla sömürgelestirilmis insani tarif eder:
    “ruhlarına sinsice korku ve dehşet salınmış, aşağılık kompleksi, küçüklük, kölelik
    duygusu ve kopkoyu umutsuzluk yerleştirilmiş milyonlarca insandan sözediyorum”.

    artik geleneksel anlamda pek sömürge ülke kalmadigindan „sömürgelestirilmis
    insan tipi“ de tarihe karismistir diye düsünülebilir, ama durum hic de öyle degil.

    postkolonyalist ülkelere duyulan hayranlik, onlarin kültür ve ideolojilerini
    savunanlarin sayisi azimsanamayacak ölcüde. bu egilimde olanlar
    egemen ideolojiyi savunduklarinda onun sahibiyle bütünlestiklerini
    sanir, alt tabakadan yükseldigine kendi kendini inandirir ve böylece
    sahici olmayan bir rahatliga kavusur.

    - amerika?
    - veli nimetimiz

    - almanya’da irkcilik var
    - olur mu canim, ekmegini yiyoruz. söyleme öyle sey bir daha.
  • bazı eserlerini dilimize cahit koytak kazandırmıştır.

    (bkz: http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=1951)