şükela:  tümü | bugün
  • ayrıca icindeki en komik ve en basarılı oyunculuk sergileyen karakterlerin, en az gozukenlerden olan radyo'nun sapık spor spikeri bulldog ve anladığım kadarıyla son sezonlarına doğru diziye katılan kenny oldugu sit com....
  • martin: frasier, life is not hard. you make it hard. you don't just let things happen and enjoy it.
  • martin: i never had a brother, but i had a partner once, my first, mitch gossett. a big bear of a guy, arms like tree trunks. mitch and i'd go to ball games together, we played cards, and this was after workin' eight hours together.

    frasier: dad, that's all very nice, but i...

    martin: just listen to me. about three months into our partnership, goss and i got assigned to a stakeout. three days in the front seat of a chevy nova together, sleeping sittin' up, drinkin' too much coffee. it didn't take long before we started gettin' on each other's nerves.

    niles: because he was a big, egotistical, fat face?

    martin: because we were human. he didn't like this about me, i didn't like that about him. it got ugly. when the stakeout was over, goss requested a transfer. and that was fine by me. three months later he was stabbed breakin' up a bar fight. by the time i got to the hospital, it was too late. take what you want from this story, boys. all i know is it ain't worth it.
  • izlemekten zevk aldığım, izlerken beni içine çeken, başka dünyalara götüren keyif verici bir diziydi. ama sanırım kültürlü, ince zevklere sahip, şarap tatma kulübü üyesi crane kardeşlerin snob muhabbetleri ortalama türk izleyicisine yabancı geldi. cnbc-e de çağreyi hergün iki yeni frasier bölümü yayınlayıp bir an önce diziyi bitirip bu ağır yükten kurtulmakta buldu. artık kaçırdığımız bölümleri bir şekilde dvd'sini temin edip izleyeceğiz herhalde.
  • cnbc-e'de seinfeld'den once yayinlanmis olsaydi seinfeld'in ozellikle ilk bolumlerine "nedir bu sacmalik" dedirtirdi diye dusundugum dizi (tezime destek verecegini dusunerekten (bkz: #264244)). zira tarz olarak seinfeld'den cok farklidir, seinfeld gibi absurd bir dizi diildir, ama neredeyse seinfeld kadar kaliteli bir dizidir. yani bazi bolumleri bizimkiler kadar sevimli aile dizisi modunda gecse de bircok bolumunde tekrar tekrar kabul edeceksinizdir ki hic de yabana atilacak bir dizi degildir. cok ince espirilerle dosenmis, cok akli basinda adamlar tarafindan yazilmis ve en onemlisi cok saglam bir ask hikayesiyle orgulendirilmis bir dizidir. dizinin temposu -yanilmiyorsam- 7.sezonunda tavana vurur, nefesleri keser, zira bu sezon 7yillik niles-daphne "acaba"sinin cozuldugu sezondur.

    bilen bilir, frasier crane karakteri cheers dizisinden aynen devam etmektedir. dizi doktor frasier crane'in karisindan ayrilip boston'dan seattle'a tasinmasiyla baslar. (yine de dizi cheers'la tam tutarlilik gostermez, zira cheers'in bir bolumunde frasier'in babasinin oldugu gecmektedir. fakat dizi bu tutarsizlikla da cheers'tan ted danson'un konuk oldugu bolumde dalga gecmesini bilmis, komik bir sekilde o zamanlar babasinin gercekte olmedigine ama frasier icin oldugune baglamistir.)

    dizi, bir taraftaki frasier - niles kardeslerin, diger taraftaki baba martin, daphne ve roz'la aralarindaki buyuk hayat tarzi farkliliklarina ragmen kurduklari guclu baglari konu alir ozetle. aslinda taraflar coktur, roz'a gore daphne daha basittir, fraiser'a gore niles daha obsesiftir vs... ama en temel fark fraiser-niles tarafiyla martin-daphne-roz tarafi arasindadir.

    amerika'da oldugu kadar ingiltere'de izlenme rekorlari kirmasinin bir nedeni de daphne karakterinin ingiliz olmasidir, dizideki gelismeler ingiltere gazetelerinde haber olarak verilmistir.

    bu diziyle kelsey grammer, frasier crane karakterini cheers'in devaminda yanlis hatirlamiyorsam 17 yil oynamistir.
  • ilk izleyişlerde "bu ne lan" tepkisi verip de sonradan sevmeye başlama olayının sadece bana has olmadığını gördüğüm dizi. hakikaten kaliteli
  • hey baby i hear the blues a callin tossed salads and scrambled eggs..
    and maybe i seem a bit confused
    well, maybe, but i got you pegged
    but i don't know what to do with those
    tossed salads and scrambled eggs
    they're callin' again

    ..fraiser has left the building
  • saat gece yarisini gecsin die beklermi bi insan butun gun, efendim bu dizi bekletir iste oyle. tekrarlarini 2 bolum arka arkaya verdiklerine sevinir, gece onikiden sonra oturur gulmekten geberirsiniz. hele dun niles'in bir sevgililer gunu randevusu vardi ki biz izleyenleri krize soktu abartisiz. simdi bu niles frasier'in dairesinde mukemmel bir yemek hazirlamistir, hersey kusursuzdur, mumlar falan ambiyans tamdir. sevimli snobumuz oturmus sevgilisini beklerken pantalonun utu izi dikkatini ceker, iste ne olduysa ondan sonra baslar. bak anlatirken bi daha seyredesim geldi o kadar yani. super bi sitcom'dur bu, bittigi cidden yazik olmustur.

    aylar sonra gelen edit: efendim dün nasıl olduysa yine aklıma frasier düşmüş, niles düşmüş, nerde dvd seti bunun diye internet yollarındayım. ama bir bakıyorum youtube, yukarıda bahsi geçen unutulmaz blmün, unutulmaz ilk on dakikasını klip olarak sunmuştur biz frasier fanlarına. dayanamıyorum ve linki veriyorum: http://www.youtube.com/…v=etdd_dvytea&feature=feedf *
  • başlamadan önce saatimi ayarlayarak , çayımı alıp karşsına gülümseyerek geçtiğim bir dizidir.şanssız , hümanist ama buna ragmen seçkinci iki kardes ve zeki bir babanın etrafında dönen ince bir mizahla kullanılan entellektüel sit comdur . misal shakespeare in sonetlerinden arthur miller den cümleler kullanarak mizah yapan ender sit comlardan biridir.