şükela:  tümü | bugün
  • klasik müzik denildiğinde aklıma gelen ilk 3 isimden biri. ruhuma hitap ediyor bu adam.
    favorim ise:
    mazurka op. 63 no.3 in c-sharp minor
  • les sylphides isimli eserine bayıldığım büyük müzisyen.
  • müzik tarihçisi amerikalı yazar sidney finkelstein, chopin hakkında şunu söylüyor:
    "müziğinin kaynaklarından yararlanışı, onun vatanseverliğini açıkça haykırışına ve ulusal özgürlük çağrısına bağlıdır. pek çok yapıtında var olan keder duygusu bile salt kişisel bir keder değil, bir ulusun çektiği acının bilincidir. chopin ile müzik, ilk defa, özgürlüğü uğrunda savaş veren, ezilen bir ulusun anlatımı haline gelir."

    yıl:1827
    yer: polonya/varşova

    fryderyk chopin 17 yaşında bir konservatuar öğrencisiydi. okul arkadaşı y. fontana ve şair arkadaşı s. vitvitski ile sık sık "delik" adlı kahveye gidiyordu. burası, ülkelerini rus işgalinden kurtarmak isteyen "yurtseverler derneği" ve "özgür polonyalılar birliği" adlı örgüt sempatizanlarının buluştuğu bir yerdi. chopin bu sohbetlerde, bir süre hapis yatmış
    ama özgürlük düşüncesinden vazgeçmemiş gazeteci m. mohnatski'nin sözlerinden çok etkileniyordu. mohnatski de chopin gibi piyano çalıyordu. piyano o yıllarda modaydı.

    1789 fransız devrimi, avrupa'nın sadece siyasi-ticari değil toplumsal hayatını da değiştiriyor, aristokrasinin yerini alan burjuvalar kendi müziklerini oluşturuyordu. ünlü sosyolog max weber'e göre piyano burjuvazinin çalgısıydı. piyanoyla halk konserleri veriliyordu. genç chopin sadece siyasi olarak devrimci değildi. müziğinde de devrimciydi.
    yapıtlarında polonya'nin yerel motiflerine yer veriyordu. aristokrat kültüre karşı ülkesinin mazurkalarını, polonezlerini kullanıyordu. ancak zorlanıyordu. çobanların, aç insanların
    değil, prenseslerin hikayelerinin müziğini yapması isteniyordu ondan. direniyordu.

    direniş ruhunu babasından almıştı. chopin'in babası nicolas chopin, ruslara karşı 1793'te ayaklanan 150.000 polonyalı'dan biriydi. üstelik fransa doğumluydu. ama kalbi, karnını doyurduğu polonya için atıyordu. ülke sevgisi o kadar artmıştı ki zamanla nicolas adını mikolaj yapmıştı. annesi justyna chopin ise polonyalı idi. chopin kendini hep polonyalı saydı.

    chopin devrimler çağının insanıydı. özgürlüğe aşıktı, babasının yolundan gidip polonya'yı özgürleştirmek istiyordu. diğer yandan müzikte de olağanüstü yetenekliydi. 8 yaşında piyanoda ilk bestesini yapmıştı. deha olarak görülüyordu. polonya'nın iftiharıydı ve dünyanın en büyük piyano müziği bestecilerinden biri olacağına inanıyorlardı. en çok inananlar tabi ki anne ve babasıydı. chopin'i ilk keşfeden, ona piyano çalmayı öğreten annesiydi. ailesi konservatuvarı bitiren oğullarının avrupa'ya gitmesini istiyordu.
    chopin kararsızdı.

    iki nedeni vardı: birincisi, konservatuvarın en güzel kızı k. gladkowska'ya olan platonik aşkıydı. ikincisi, çok yakında başlayacak büyük ayaklanmanın içinde olup polonya'yı esaretten kurtarmak istiyordu. ancak babası oğlunu bir an önce viyana'ya göndermek için pasaport çıkardı. chopin bu durumu arkadaşlarına üzüntüyle açıkladı. hiç de beklemediği bir tepki aldı. arkadaşları babasına hak verdi. o bir dehaydı ve tutsak polonya'yı yaptığı bestelerle, konserlerle dünyaya anlatmalıydı.

    chopin 22 kasım 1830'da viyana'ya vardı. bir hafta sonra varşova'da büyük bir ayaklanma başladı. köylüler, çarın kardeşi prens konstantin'in sarayı belweder'e saldırdı.
    haberi alınca hemen polonya'ya dönmek istedi. bilet bulamadı. 3 gün daha beklemesi gerekiyordu. bu arada yakın arkadaşı t. woyciechowski onu bu kararından vazgeçirmeye çalışıyordu. babasından gelen bir mektup chopin'in kararını etkiledi. babası kariyerini tehlikeye atmasını istemiyordu. chopin gitmedi. "devrim etüdünü besteledi. ve polonya'da bir ayaklanma daha kanla bastırıldı.
    (polonya'daki ayaklanmalar tarihi sürecinde onlarca polonyalı subay osmanlı'ya sığındı. nazım hikmet'in dedesi mustafa celaleddin paşa -yüzbaşı konstantin polzokic borzecki- bunlardan sadece biriydi.)

    polonya'nın bağımsızlığına kavuşamaması chopin'i çok üzdü. buna viyanalıların polonyalıları küçümser davranışları da eklenince paris'e gitti. paris, militan bir eğilim olarak doğan romantizmin kalesiydi. 1830 devriminin rüzgarı esiyordu sokaklarında. victor hugo, balzac, la martine, chateaubriand, heine gibi yazarlar, şairler; ingres, de la croix gibi ressamlar, meyerbeer, g. rossini, bellini gibi besteciler barındırıyordu bu şehir. chopin kısa sürede paris'teki sanatçılarla tanıştı. kendisi gibi paris'e gelen yaşıtı müzik
    dahileri alman mendelssohn ve macar franz liszt ile yakın arkadaş oldu.

    chopin'in yakın dostlarından biri de paris'teki mültecilerin önderliğini yapan prens adam czartoryski idi. polonyalı mültecilerin sohbet konuları hep polonya'nın geleceği üzerineydi.
    czartoryski silahlı ayaklanmayla sonuca gidilemeyeceğini savunanlardandı. osmanlı himayesinde bir prenslik kurma düşü bile vardı. hatta bu nedenle 1842'de istanbul
    polonezköy'ü kurdu. polonezköy'ün ilk adı kurucusundan dolayı adampol idi. polonyalılar için istanbul sürgündeki ikinci merkezleriydi.

    bir sanatçı döneminin olaylarından mutlaka etkilenir. chopin hayatı boyunca ülkesinin ulusal kurtuluş savaşını destekledi. bu nedenle rus makamlarınca kendisine sunulan uzlaşma önerilerini reddetti. ailesini, doğup büyüdüğü vatanına hep özlem duydu ama teklif edilen bütün para ve makamları elinin tersiyle itti. mülteci olarak yaşamını sürdürdü.
    ***

    chopin'in büyük aşkı: george sand

    aurore dudevant, yani nam-ı diğer george sand. erkek kıyafetleri giyip sürekli puro içen ve kendine erkek takma adını alan feminist... yazar... anadolu kahramanı köroğlu'nun tutkunu edebiyatçı...
    1848 devrimlerini destekleyen sosyalist, barones, anne... ve chopin'in büyük aşkı!

    24 ekim 1836
    franz liszt ve eşi marie d'agoult paris'e dönmeleri şerefine evlerinde bir davet verdi. 2 yıl önce marie d'agoult, kont charles agoult'un eşiydi. liszt'le büyük aşk yaşamaya başlamış, kont durumu önce olgunlukla karşılamış ancak eşinin liszt'ten bebek beklediğini öğrenince çılgına dönmüştü. sevgililer cenevre'ye kaçmıştı. bebekleri blandine burada doğdu. ardından cosima adında bir kızları olmuştu. cosima yıllar sonra ünlü besteci richard wagner'in eşi olacaktı.

    evet tüm bu olaylardan sonra marie d'agoult ve liszt paris'e döndüklerinde parti verdiler. konukları arasında chopin ve george sand da vardı. tanışmıyorlardı. sand'ın kaderi yakın arkadaşı marie d'agoult'a benziyordu. 18 yaşında baron casmir dudevant'la evlenmişti. iki çocuğu olmuştu; oğlu maurice ve kızı solange. ancak mutsuzdu, eşinden ayrıldı. yazar julien sandeau ve prosper merime ile kıza süreli ilişkilere girdi. sonra şair alfred de musset ile fırtınalı bir aşk yaşadı. chopin'i görüp etkilendiğinde daha bu sancılı ilişkinin etkisinden kurtulamamıştı.

    chopin ilk gördüğünde sand'den hoşlanmadı. ailesine gönderdiği mektupta "onda beni iten bir şey var" diye yazdı. zaten o dönemde chopin de aşk açışı çekiyordu. polonya'nın varlıklı ailelerinden wodzinski'lerin kızı, eski öğrencisi maria'ya aşıktı. chopin'in gerek yaşam tarzı gerekse sürekli hasta olması bu evliliğin önündeki engeldi. hele de wodzinski ailesi, chopin'in "özgür kadınlar" marie d'agoult ve george sand ile arkadaşlık yapmasını kabul etmediler. chopin için maria defteri kırgın kapandı.

    diğer yanda ise sand, chopin'i bir gölge gibi takip etti, konserlerinde "size tapıyorum" diye notlar gönderdi, sürekli evine davet etti. bir yanda hayal kırıklığı bir yanda onu taparcasına sevdiğini söyleyen bir kadın. ve 25 nisan 1938'de kontes charlotte marliani'nin evindeki davette yakınlaştılar. george sand, chopin'le bir anne titizliğiyle ilgilendi
    hep. zaten ona "küçüğüm" diye hitap ediyordu. aralarında 6 yaş vardı. sürekli hastalanan chopin'i iyileştirmek ve dedikodulardan uzak tutmak için ispanya mallorca adasına
    götürdü.

    chopin burada tam olarak iyileşemese de adada bulunduğu sürede tamamladığı prelüdler (op. 28) adlı eseri günümüzde bestecinin en sık seslendirilen yapıtlarından oldu.
    8 ay sonra george sand'ın paris yakınlarındaki nohant'taki evinde yaşamaya başladılar. chopin bu huzurlu ortamda verimli çalıştı. en tanınan ve konser salonları dışında en sık
    çalınan müzik parçasını beşteledi: cenaze marşı

    chopin bazen durağanlıktan sıkılıp paris'e gidiyordu. dostlarını özlüyordu. dostlarından garcia viardot'un eşi louis viardot tıpkı goerge sand gibi sosyalist düşüncelere yakındı.
    bir dergi çıkarma projeleri vardı. ve sand'ı de aralarında görmek istiyorlardı. 1841'de bağımsız dergi'yi çıkardılar. chopin 1820'lerden beri kullanılan sosyalizm kelimesiyle paris'te tanıştı. onu bu devrimci ideolojiyle tanıştıran büyük aşkı yazar george sand'di. peki chopin, avrupa devrimlerinin önderi sayılan karl marx ile tanışıyor muydu?

    biliniyor ki marx 1843'te paris'e gelip 2 yıl yaşadı. sand'ın marx ile arkadaş olduğu ve mektuplaştığı biliniyor. o halde chopin'in de marx'ı tanıması kuvvetle muhtemel. keza "polonya'nın vicdanı" olarak tanınan şair krasotski de hem chopin hem de marx'ın arkadaşıydı. ancak chopin'in biyografisini yazanlar nedense büyük bestecinin bu siyasi yönlerini pek araştırmıyor ya da yazmıyorlar. chopin sosyalizm konusunda ne düşünüyordu? sevgilisi george sand'ın var gücüyle desteklediği sosyalist dergiyi savunuyor muydu?
    sosyalist miydi? bunlar pek bilinmiyor. ancak ikilinin özel hayatlarıyla ilgili neredeyse her detay biliniyor!

    chopin ve sand 1847'de ayrıldılar. chopin 17 ekim 1849'da paris'te veremden öldü. daha 39 yaşındaydı. paris madaleine kilisesi'ndeki törende cenaze marşı çalındı.
    paris pere-lachaise mezarlığına defnedildi. ülkesinin bağımsızlığını görememişti. ulusalcılık akımının öncülerindendi ve vasiyetinde kalbinin çıkarılıp polonya'ya gömülmesini istemişti. kalbi, varşova'daki kutsal haç kilisesi'ndeki sütunlardan birinin altına gömüldü. sütünün üzerine şu sözü yazdılar:
    "hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır."
  • o, ulusunun çektiği acıya serenat yapmış; biz kendi acılarımıza yara bandı niyetine yapıştırıyoruz eserlerini.
  • erkek arkadaşımın onu her andığında hüzünlendiğini gördüğüm piyanist ve besteci.

    aşağıdaki link beni bir hayli duygulandırmıştı:
    chopin
  • american journal of medicinenin gecen hafta yayinladigi yazisina dayanarak , polonya, varsavdaki holy cross kilisesinde konyak dolu bir kavanozda 170 yildir saklanan kalbinin uzerinde yapilan arastirmalara gore , unlu bestecinin olum sebebi ,tuberkulozun ender gorunen komplikasyonlardan biri , perikardit oldugu sonucuna varilmistir.
  • ölüm sebebim olacak.
  • sonunda yeni eseri çıkan büyük üstat.
  • nocturne no.19 op 72 no 1 e minor eserini yaratan muhteşem insan.