şükela:  tümü | bugün
  • "mind and intelligence are woven into the fabric of the universe." demiştir. (bkz: quantum consciousness)
  • bir lise öğrencisiyken hardynin attığı oltaya takılmış, ve bir matematik yarışmasında derece almıştır. ödülü (hangisi bilemiycem yalan olmasın), partition functiondan da bahseden bir matematik kitabıdır. tabii ki bu partition function (türkçe adını bilmiyorum bu fonksiyonun, aklıma ne geldiyse de eğreti kaldı) şu an fizikçilerin bahsettiğinden ziyade, kökeni eulere kadar giden daha basit görünüşlü bir sonsuz çarpımdır. matematikçilerin de hala harıl harıl çalıştığı bir konudur.

    her neyse, dyson bu kitabı hatmetmiş, daha lisans öğrencisiyken bir makale yayınlamış ve birkaç öngörüde bulunmuştur. konu, ramanujanın öngördüğü ve akabinde analitik yollarla ispatladığı aritmetik bir önermenin kombinatorik yorumudur. daha doğrusu, mevzuubahis üç denklik vardır, dyson bunlardan ikisini yorumlayacak bir istatistik vermiş (rank deyu bilinir), üçüncüsünü de açıklayacak bir istatistiğin varlığında her ne kadar tanımlayamasa da diretmiştir (buna da crank demiştir). hatta "bu öyle bir aritmetik özelliktir ki tarihte ötekilerden farkı tanımından önce özelliklerinin verilmiş olmasındadır" falan yazar.

    dyson bunları yazdıktan bir on küsur sene sonra iki ingiliz matematikçi ilk iki öngörüsünü gayet karmaşık bir şekilde ispatlamışlardır. fakat üçüncü öngörüsünü doğrulayacak bir aritmetik özellik otuz beş sene boyunca tanımlanamamıştır.

    bu arada hipergeometrik fonksiyon teorisi, köklü (köklü neymiş? tabanlı olacak...) hipergeometrik fonksiyon teorisi gelişmiş (basic hypergeometric functions, ki burada fonksiyonların yirmi otuz değişkeni falan vardır, "a function of too many parameters" derler şakayla karışık), ve istenen aritmetik özelliği tanımlayacak altyapı oluşmuştur.

    1984'te fransız asıllı bir matematikçi (francis garvan) doktora tezinde, "vector crank" olacak yakın bir istatistik bulmuş, ramanujanın üçüncü özdeşliğine kombinatorik bir açıklama getirmiştir. birkaç sene sonra da, benzer teknikleri kullanarak, hocasıyla beraber (george e andrews), nihayet dysonın crankini tanımlamışlardır.

    konuyla ilgili birkaç kitap karıştıran hemen herkesin aklından "nerden aklına geldi be adam?" sorusu geçecektir, zira tanım fazlasıyla zorlamadır, ucubedir.
  • (bkz: project orion)
  • ınstitute for advanced study'de kuramsal fizikçi olan prof.
  • dyson küresi olarak bilinen yapıyı ilk düşünen adamdır.

    özetle gelişmiş bir medeniyet güneşin etrafını tamamen kapatabilecek bir büyüklükte yapı inşa eder ve güneşin tamamını kullanır.

    star trek next generation'ın bir bölümünde benzer yapı canlandırılmıştır. ancak bölümdeki güneşin çekirdeğindeki kararszlıktan ötürü küre ile ilgili macera çok da iyi gitmemiştir.

    ne diyelim adam hakikaten büyük düşünmüş.
  • meşhur amerikalı teorik fizikçi ve matematikçi. birçok ödüle layık görüldü; heineman prize (1965), lorentz medal (1966), hughes medal (1968), harvey prize (1977), wolf prize (1981), andrew gemant award (1988), matteucci medal (1989), oersted medal (1991), fermi award (1993), templeton prize (2000), pomeranchuk prize (2003), poincaré prize (2012).

    evren-insan uyumuna şu sözleri ile dikkat çekmektedir:

    ''evrenin derinliklerine bakıp, fizik ve astronomide bizim yararımıza çalışan birçok rastlantıyı fark edince, evren, bir anlamda, sanki önceden bizim geleceğimizi biliyormuş gibi görünüyor.'' [1]

    insanoğlu evrenin tasarlanmış en önemli parçalarından birisidir; dyson’un deyimiyle “kimse yeryüzünde kendini yabancı gibi hissetmemelidir. zira her geçen gün evrenin yapısını biraz daha tanıyor, onun biz buraya gelmeden önce bir şekilde bizden haberdar olduğunu seziyorum.” dyson’un bu sözleri insanın plansız bir biçimde evrim geçirdiğini öne sürenlerin düşünceleriyle çelişiyor. [2]

    [1] reinhard breuer, the anthropic principle, çev. harry newman and mark lowery, birkhauser, boston (1991), s. vi.
    [2] cyril domb, science and religion: heading for partnership? ed: russell stannard, god for the 21st century, templeton foundation press, great britain (2000), s. 182.
  • küresel ısınma konusundaki görüşleri kendisinin bazen yanlış anlaşılmasına yol açmakla birlikte medyatik küresel ısınmaya dikkat çekmesiyle mühimdir. der ki

    zaten küre ısınıyor, ona yapacak şimdilik bir şey yok. bu ısınmayı ivmelendiren de fosil yakıt kullanımı. peki fosil yakıtlar sadece küreyi mi ısıtıyor? ya kirlilik? ya toksik atıklar? ya açlık?

    işte der ki dr. dyson, küreyi ısıtırken kendimize başka yerden bir yumruk indiriyoruz. ve der ki dr. dyson, çin'in hindistan ve abd'nin kömür bazlı endüstrisi dönüşmedikçe biz sinekler ne kadar vızıldasak boş.

    çözüm mü? evet bir çözüm de sunuyor: füzyon enerji. yalnız o teknolojiye biraz var be gülüm.
  • kendisinin ams notices'da yayınlanmış, matematikçileri iki tip* olarak tarif ettiği meşhur bir yazısı* da vardır.