şükela:  tümü | bugün
  • oh, what you do to me
    oh, what you do to me, little girl
    oh, have another hit of sweet air
    oh, have another hit...

    i want to know where you going
    i want to know, sweet mama, where you gonna go?
    oh, have another hit of fresh air
    oh, have another hit...

    oh, baby what you gonna do?
    i what to know what you gonna do sweet thing?
    oh, have another hit of sweet love in the morning
    oh, have another hit...

    -guitar solo-

    i love you, yes i do
    i love you, god knows i do
    oh, have another hit of sweet california sunshine
    oh, have another hit...

    -piano solo –

    take me home, take me home
    take me home, i wanna go home with you
    oh, have another hit of fresh air
    oh, have another hit...
  • terry gross tarafindan yapimciligi ve sunuculugu ustlenen ve npr'la dagitilan bir radyo programi.

    (bkz: terry gross)
  • podcasti var, mutlaka abone olunmali.

    podcastler genelde soylesi* uzerine kurulu bir uzun konu, ve bir veya iki kisa konu iceriyor. terry gross'un soylesileri ne ustunkoru ne de gundelik dinleyiciyi sikacak derinlikte. daha once duymadiginiz ya da fazla bilgili olmadiginiz bir konu hakkinda duzgun sorular ve kaliteli konuklarin verdigi cevaplari dinlerken bayagi bilgi ediniyorsunuz.
  • 2005 yapımı, bir wes craven filmi olan red eye'da gördüğümüz havayolu şirketi.
  • chet powers tarafından yazılan quicksilver messenger service'in 1970 çıkışlı just for love albümünden psychedelic-acid rock tarzında az bilinen muhteşem güzellikteki şarkı.

    oh, baby, what you gonna do, oh, honey, what you gonna do, sweet thing?

    şarkı
  • quicksilver messenger service
  • quicksilver messenger service'in en güzel şarkısıdır. tam bir amerikan saykedelik müziğidir, tam bir san fransisco'ludur. bence bu şarkı çok iyi bir psychedelic rock örneği olsa da aynı zamanda funk müziğine açılan bir kapıdır. şarkıdaki afro-beat'lere, vurmalılara ve scream vokale dikkat ederseniz funky bir atmosfer keşfedeceksiniz. tam şarkının artık psychedelic funk olduğuna inanmışken "take me home, take me home!" diye bağırarak girer şarkıya dino valenti, "işte gerçek amerikan müziği budur!" diyorsun kendi kendine. ingiliz psychedelic müziği ile amerikan psychedelic müziğini ayıran şey bu amerikana işidir.

    neyse şarkıya dönelim.

    geç dönem 60'ların en iyi işlerinden biri diyebilirim. sözleri hipnotize edici bir şekilde enstrümanlarla birlikte insanın arzu kapılarını açıyor. 60'larda california'da mükemmel bir güneş, temiz hava ve bolca uyuşturucu.