şükela:  tümü | bugün
  • guzel filmdi etkilemisti beni..gene ciksin gene izlerim
  • iyi bi filmdi konu olarak
  • nedense hemen arkasından -izlemememe rağmen- driving miss daisy diyesim geldiği film.
  • film, fannie flagg'in "fried green tomatoes at the whistle stop cafe" adli sahane kitabindan uyarlanmistir. 80'li yillarda bir huzurevinde son günlerini geçiren yasli bir bayanin, orta yas krizlerinde, rejimlerle ve evliligiyle basi dertte bir baska kadina anlattigi hikayelerden olusan; amerika'nin 30'lu yillarinda, trenlerin durak yeri olmaktan öte bir özelligi olmayan bir kasabada o yasli kadin ve arkadaslarinin açtigi whistle stop cafe'de yasananlari, kasaba hayatini, arkadasliklari vs. pek güzel, pek sicak, pek tatli anlatan, büyük hazla okunan kitap.
    yasli kadini jessica tandy, sempatik orta yasli kadiniysa kathy bates canlandirmisti filmde...
  • ku klux klan ve zencilik ogeleri de mevcuttur ve guzelce islenmistir ayrica
  • filmler vardır :) kitap gibi...aynen öyleydi işte. seyirlik değildi yani. bir piano gibi, bir the beloved gibi.... kitap gibi...
  • bu muhteşem filmde idgie'i mary stuart masterson,ruth'u mary louise parker canlandırıodu.
    "there was something about idgie that was like a wild animal;
    she wouldn't let anyone get too close to her. but when ruth
    came to live with us you never saw anyone change so fast in all your life..."
  • seyredildikten sonra kadinlarda 'nuvandaaaaa' nidasiyla teror yaratma istegi yaratan ic acici cici bici film.
  • forrest gump'la benzer bir ruh taşıyan en az onun kadar sıcak bir film. bir de şu söz kaldı aklımda:

    "tanrı bir kapıyı açmadan diğerini kapamaz"

    öyledir herhalde...