şükela:  tümü | bugün
  • gelecek vaadeden bir subay olarak paulus savaştan önce ordunun panzer koluna transfer edilmişti. ilk önce reichenau'nun 10.ordusunda kurmay başkanlığı yapmıştı. daha sonra reichenau ile birlikte 6. ordunun komutasına verilmişti. mayıs 1940'ta halder'in astı olarak kara kuvvetleri genelkurmay başkan yardımcısı oldu. bunu takiben ocak 1942'de reichenau'nun güney ordular grubu komutanlığına getirilmesiyle 6. ordu komutanlığına terfi edildi. stalingrad'a saldırma emrini aldı. hitler harekatın öncesinde paulus'a "elinizdeki ordu ile tanrılar kadar güçlüsünüz " demişti. kasım 1942'de stalingrad'ta gamalı haç dalgalanıyordu ama kanatlarındaki italyan, romen ve macar birliklerinin rus baskısına dayanamaması yüzünden 6.ordu içerde sıkışmış, kuşatılmıştı. aralık 1942'de kendisini kurtarmaya gelen manstein'ın birliklerine ulaşmak için kuşatmayı yarıp şehri terketmek istedi ama hitler'in stalingrad'ın kaybedilmesine tahammülü yoktu. klasik olarak kentin bir kale gibi son adama, son kurşuna dek savunulmasını emretti. herhangi bir yarma hareketi yapması yasaklanan paulus oturup ümitsizce ordusunun erimesini izlemek durumunda kaldı. manstein'ın birlikleri de çir nehrini geçemeyince 6. ordunun kaderi belli olmuştu. 29 ocak 1943'te paulus mareşalliğe (feldmarschall) yükseltildi ancak bu traji-komik bir durumdu çünkü ertesi gün, 30 ocak 1943'te, telsizcisi stalingrad'ın teslim olduğunu yaptığı son yayınla berlin'e iletecekti. paulus'un 6.ordusu olduğu gibi rusların eline geçmiş, stalingrad kaybedilmişti. wehrmacht büyük bir darbe yemişti. stalingrad savaşlarından sonra cephede insiyatif ruslara geçmiş wehrmacht ise savunmaya geçmiştir. bu muharebelerin ikinci dünya savaşının dönüm noktası olup olmadığı bugün bile hala tartışılmaktadır. paulus bu hezimetten hitler'i sorumlu tutmuş, teslim olduktan sonra rusların özgür almanya hareketini radyodan yaptığı yayınlarla desteklemiş, alman askerlerine teslim ol çağrısı yapmıştır. bu davranışı almanya'da nefretle karşılanmıştı. generallerden çoğu hitler'in kararlarını doğru bulmuyorlardı ancak hiçbiri düşmanla işbirliği yapmıyor, "vaterland"larına (anavatan) ihanet etmiyorlardı. paulus savaştan sonra doğu almanya olarak adlandırılan almanya'nın sovyet hakimiyet bölgesine yerleşmiştir.
  • stalingrad fiyaskosu üzerine hitler, esir düşmesi durumunda kendisinden intihar etmesini istemiş olsa da, katolik inancı gereği intiharın günah olduğunu söyleyerek söz konusu isteği reddetmiştir. esir düştükten sonra moskova radyosu'nda nazi askerlerine silah bırakma çağrısı yapmasıyla ve savaştan sonra demokratik almanya 'da kurulan sosyalist kamu düzeni için çalışmasıyla takdir toplamıştır.
  • motor nöron hastalığından 1957 yılında ölmüştür.
  • demokratik almanya'da yaşamayı seçen ve stalin'i destekleyen konuşmalarıyla hafızalarda yer edinen nazi ordusu komutanı.
  • hitlerin teslim olmamasi için feldmareşallige terfi ettirmesi ve " unutmayin bugüne kadar hiç bir feldmareşal teslim olmamıştır."diyerek gaz vermeye çalışmasına rağmen tam bir gün sonra teslim olmuştur.
  • en büyük hatalarından birinin, jukov'un uranüs harekatı'na zamanında tepki verememesi olduğu söylenir. hitler'in sözlerini harfiyen yerine getirmesi ve emirleri esneterek insiyatif almaya yanaşmaması, 6. ordu'nun sonunu hazırlamıştır.
  • 1942'de stalingrad seferi için yola çıkışı eşi elena rosetti-solescu'yu son görüşü olmuştur. stalingrad'da teslim olmadan önce son uçakla evlilik yüzüğünü kendisine yollamıştır. eşi 1949'da öldüğünde paulus hala sovyetler birliği'nde tutsaktı... salındıktan dört yıl sonra, 1957'de öldükten sonra vasiyeti üzerine eşinin yanına defnedildi.

    almanya'nın en büyük komutanlarından biri de olsanız, hasret yine aynı hasret, hem de ebediyen...

    not: kaşif john franklin ve ardından kalan eşi de benzer türde bir trajedidir.