şükela:  tümü | bugün soru sor
  • frig yolu, antik dönemde friglerin hüküm sürdüğü, günümüzde ankara, afyonkarahisar, eskişehir ve kütahya illeri arasında kalan bölgede, antik yürüyüş yollarına dayalı ve frig eserlerinin görülülebileceği yürüyüş parkurları esas alınarak oluşturulmuş ve uluslararası standartlara uygun işaretlenmiş uzun yürüyüş ve bisiklet yoludur.

    yürüyüş yolu'nun toplam uzunluğu yaklaşık 506 km’dir. üç noktadan; 1-gordion (polatlı, ankara), 2-seydiler (afyonkarahisar) ve 3-yenice çiftliği (ahmetoluğu köyü-kütahya) başlayıp frig vadilerine giren yol, friglerin kalbi yazılıkaya’da birleşir. yolun ana parkurlarının yanısıra parkurları birbirine bağlayan bağlantı yolları ve alternatif yollar da bulunmaktadır.

    proje, bölge valiliklerinin eşgüdümünde kurulan frigya kültürel mirasını koruma ve kalkınma birliği (frigküm) tarafından desteklenmektedir. yol ayrıca, bölgenin özgün dokusundan dolayı unesco türkiye milli komisyonu tarafından da tanınmaktadır.

    frig yürüyüş yolu
  • ilkbaharda yürünmesi gereken yol. içinde bulunduğu coğrafya sebebiyle en güzel, en yeşil dönemi ilkbahar.
  • gps kayıtlarına metin uluışık ve metin kurt'un wikiloc'taki hesaplarından erişebilirsiniz.

    metin uluışık: https://www.wikiloc.com/wikiloc/user.do?id=418887

    metin kurt: https://www.wikiloc.com/wikiloc/user.do?id=336092

    o kadar çok inceledim ki bu yolu, harita üzerinde göster deseniz gözüm kapalı çizerim, geçeceğiniz köyleri bile büyük ihtimalle eksiksiz ve sırasıyla sayabilirim.

    niyetim bu yolu bisikletle geçmek. yeniceçiftliği'nden girip seydiler'den çıkacağım, rotanın gordion kısmına hevesim yok. hadi inşallah.
  • zamanında çok keyif alarak yaptığım bir geziydi. bu yüzden paylaşmak istedim. kapadokya taraflarını bu kadar çok seven olduğuna göre frig yoluyla pişman olacak kişi sayısı oldukça az diyebilirim.

    evet, başlıyorum.

    eskişehir-kütahya-afyon arasında kalan bir bölge. bu bölgede 3000 yıl kadar önce yaşamış friglerin taşları oyduğu, evler falan yarattığı bir medeniyet göreceksiniz. gerçekten muazzam bir görüntü. kapadokya'yı anımsayacağınıza eminim. şimdi frigler eski meski evet de kim bunlar? gezip göreceğiniz yerleri önceden bilmek şahane bir şey, daha iyi anlamanıza yardımcı oluyor. o zaman biraz da bununla ilgili bir şeyler anlatayım:

    anadolu'ya gelen frigler yukarıda bahsettiğim gibi eskişehir-kütahya-afyon arasında kalan bu bölgede hüküm sürmüşler. burada yaşayan yunanlılarla da iletişim halinde olmuşlar ve onlar üzerinde etki sahibi olmuş bir topluluk. kral midas eşliğinde oldukça güçlü ve tarih sahnesinde yer eden bir konuma sahip olmaları ise mö. 700'lü yıllara denk geliyor. ilk krallarının ismi gordious olduğu için başkentlerine de gordion ismini vermişler. bu bölge şimdinin ankarasında yassıhöyük-polatlı taraflarında bir yere denk geliyormuş. çok tanrılı inanca sahipler bir de. şimdi bunları ilginç yapan şeylerden biri-en azından benim için- ta o zamanlarda müzikle inanılmaz bir ilgileri varmış. sanat ruhlarına işlemiş tabii o taşları o denli güzel oymanın başka bir açıklaması olamaz. tabii sadece taşları değil, çeşitli başka şeyleri de kullanarak bayağı bir süs eşyasının da sahibi olmuşlar. mesela kemer, iğne, toka moka işte. bu gibi şeyler. bir diğer ilginç şey de-ki bunu lise tarih derslerinde hep ezberletirlerdi- sevdiği eşyalarıyla birlikte gömülen krallar bu medeniyette görülüyormuş. tümülüs denen, kendi elleriyle oydukları oda mezar şeklinde alanları varmış. krallar demişken nasıl battığını da anlatayım madem: midas'tan sonra beş krallık daha görmüş frigler ama kral adraste epey zarar vermiş bu medeniyete. derken kimmerler önce urartular'ı, daha sonra da frigleri bozguna uğratmış. hatta bunu sindiremeyen midas yaşamına son vermiş. hayatını kurtarmak için oraya buraya kaçan frigler de en sonunda lidyalılar'ın eğemenliğine geçerek bir medeniyetin sonuna getirmiş oluyorlar bizi.

    bölgeyle ilgili deneyimlerime gelecek olursak...

    bir de bu bölgede bisikletle gezebileceğiniz uzuuuunca bir yol mevcut. atlı turlar falan da oluyor o da güzel bir deneyim. aynı zamanda arabayla gidebilirsiniz ve pekala kamp da kurabilirsiniz. düşünsenize 3000 yıl önceki bir medeniyete ev sahipliği yapmış yerin hemen yanında uyuyorsunuz. bence bu çok heyecan verici bir şey. bunu kesinlikle tavsiye ederim. biz trekking niyetiyle gittik baya da keyif aldık. yalnız bir noktaya değinmek istiyorum: baya soğuk bir yer. ben ekstra üşüyen bir insanım evet ama arkadaşlarım bile donduğu söylemişlerdi. mevsim sonbahardı ama üşümeye değdi. inanılmaz güzel bir görüntüsü vardı sonbaharın kızıl ışıkları altında. şimdi burası geniş bir vadi, belki gününüz kısıtlıdır. o yüzden her şeyi tek tek incelemeye fırsatınız olmayabilir diye düşündüğümden ben de sizlere gezebileceğiniz yerleri özet niyetine geçeyim(ben özellikle bunları çok sevdim):

    - üçlerkayası (en çok burayı sevdim)
    - gerdekkaya
    - yazılıkaya
    - kırkgözkayalıkları
    - aslanlı mabet

    ha ben öyle tarihi şeyleri sevmem, doğa yeter diyorsanız yine doğru yerdesiniz. inanılmaz bir atmosferi var zira.

    sözün özü; gidin, gezin, görün. çok güzel.