şükela:  tümü | bugün
  • aynı zamanda albüme ismini veren ve üstüste otuz iki kez dinlendiginde bile kabak tadı vermeyen nefis şarkı.
  • geceyi dinginleştiren, gamı alan, on kedi gücünde parçadır.
  • est live in stockholm'de öylesine yumuşacık bir intro yapmışlardır ki bu parçaya, dinginliğine dinginlik katmıştır. klibinde de esbjörn'ü upuzun saçlarıyla görmek mümkündür.
  • iskandinavya'nin insanı sürüklediği ruh halini şahane ifade eden, ulvi bir eser.

    kutup soğuğunun hissedildiği sokaklarda tek başına yürürken, pencerelerin önündeki sarı sıcak mum ışıklarına bakıp melankolik hislere gark olurken, kendinle çelişip ısınma ve akabinde huzur dolma hali...
  • rahmetlinin adeta döktürdüğü, dinlerken insanın kendinden geçtiği parça. ulan bir grup daha ne kadar iyi müzik yapabilir sorusunu insana sordurtan şaheserdir kendisi. introsu üzerinden parçanın sonuna kadar aynı melodiye bağlı inanılmaz bir çeşitleme uzanıyor. gitmeyecektin be başka diyarlara esbjörn svensson üstad.
  • (bkz: dating)
  • acik ara farkla son yillarda dinledigim en iyi album olabilir...
  • bırakın böyle bir albüm, böyle bir şarkı yapabilseydim, bu dünyadan ben de elimi eteğimi çekebilirdim... zira kendimi görevimi tamamlamış hissederdim.

    bazı albümler vardır, size yeni ufuklar açar. o albümü her dinlediğinizde büyülenirsiniz, yer yer 'ulan bunu nasıl yapmışlar?!' dersiniz. o albüm sizin müzikal beğeni eşiğinizi yukarı taşır. albümlerin bunu yapabilme kapasitesi vardır zira. sizi alır 5'ten 8'e çıkarır. öteki gelir 8'den 11'e zıplatır. bu biraz korkutucu bir şeydir de aslında. çünkü o albümleri dinledikten sonra, size sunulan başka albümleri kolay kolay beğenemeyeceksinizdir, ki bunun burun büyüklüğüyle zerre alakası yok. müşkülpesentlik mi peki? belki, sanırım. bu biraz, uyuşturucu kullanmak, biraz seks gibi bir şey. bir kere en üstü gördükten sonra daha aşağısı, isteseniz de sizi kesmeyecektir.

    from gagarin's point of view böyle bir albüm. yeni ufuklar açıyor sana. farklı şeyler düşündürmeye zorluyor. sadece müzikle açıklayamıyorsun çalıp duran şeyi. başka bir şeylere ihtiyaç duyuyorsun. tanımlayamıyorsun çünkü olan biteni tam anlamıyla ve layıkıyla. albümü genel olarak caz diye nitelendirebilirsin, ama belli bir noktada artık janrın da önemi kalmıyor. dolayısıyla ben from gagarin's point of view'e salt bir caz albümü demeyi pek doğru bulmuyorum. o, bir müziğin olması gereken bir form. müzik, olsa olsa böyle bir şey olmalı diyorum her dinlediğimde. 'her dinlediğimde' zarf tümlecinin altını çizmekte fayda var.

    keşke imkanım olsa da etrafımda olan, bir şekilde dirsek temasında bulunduğum ve önem verdiğim kişilere bu albümün cd'sini alıp versem. onların yanında, onlara bu albümü dinletebilsem. bir şekilde bunu yapabilsem. çok ciddiyim, o zaman dünya için bir kurtuluş açısı yaratabileceğimi düşünüyorum.
  • ruhumu teslim alan. eser.
  • 1998 yılı mayıs, eylül ve kasım aylarında janne hansson tarafından atlantis studio'da kaydedilmiş esbjörn svensson trio albümü. albüm miksleri yine aynı stüdyoda, aynı yılın kasım ve aralık aylarında hansson tarafından yapılmış. piyano teknisyeni jonas asp olan albümün master'ı ise johan ekelund tarafından gerçekleştirilmiş.
    act etiketli albümün, 20. yılı için 2014 yılında yine act tarafından çıkarılmış bir çift plak versiyonu da mevcut.

    şarkı listesi:

    dating 5:32
    picnic 5:01
    the chapel 4:11
    dodge the dodo 5:15
    from gagarin's point of view 4:02
    the return of mohammed 6:27
    cornette 4:15
    ın the face of day 6:50
    subway 3:28
    definition of a dog 6:04
    southwest loner 4:31