şükela:  tümü | bugün
  • ingilizcede on yuz, on son, on hede. arkasini gormenin; nesnel, duyulara dayanan bir kavramadan daha genis bir anlamda zor oldugu hallerde onyuz'e verilen isim.
  • genel olarak yazılım sistemlerinde, verinin kaynaktan alınmasını sağlayan yazılım bileşeni diye tanımlamak akademik olarak da doğru olur sanırım.

    buna göre, bir kelime işlemcisinin front-end'i gui'si diyebiliriz.

    client-server mimari üzerinde inşa edilmiş bir m2m ağında ise web socket bileşenleri front-end olarak adlandırılabilir.

    her iki örnekte de, front end dediğimiz kısım, esas ilgimiz olan verinin (key strokes, tcp paketi) kullanıcıdan (insan, sensör) hedefe (harddisk, file server) gideceği yolun ilk bileşeni olmuş oluyor.
  • bir bilgisayar programında kullanıcının/müşterinin direkt olarak ilişki içinde olacağı bölümdür. örneğin front-end için geliştirme yapan bir yazılımcı kullanıcı için önyüzü ve fonksiyonlarını tasarlar. back-end için geliştirme yapan arkadaş da kullanıcının yaptıklarının sistem, veritabanı düzeyindeki etkilerini geliştirir.
  • yazılım sektöründe ön yüz denilen yani son kullanıcının gördüğü görselliği sağlayan yazılım geliştiricilere verilen ünvan.

    genellikle web sektöründe yaygın olarak görev almaktadırlar. front-end developer olarak title almaktadırlar. title kademeleri ise junior, senior ve architect olarak ayrılmaktadır.
  • bir de armağan amcalar 'dan dinlemenizi tavsiye edeceğim hede.
  • linuxta genelde konsol programlari icin sonradan yazilan grafik arayuzlere verilen ad. siz grafik ortamda ayarlari yaparsiniz front end de gerekli parametrelerle konsol programini calistirir
  • bir lp yada cd deki sinyal kaynağını ifade eder.ayrıca tunerde sinyali antenden alıp modüle eden devre katı içinde kullanılır.
  • compiler'lar soz konusu oldugunda kodun parse edilmesinden compiler tarafindan memory'de internal veri yapisi icerisine yerlestirilmesine kadar olan islerden sorumlu kisim.
    (bkz: back end)