şükela:  tümü | bugün soru sor
  • güzel bir kitaplığı, güzel bir kedisi, güzel mobilyaları ve de güzel bir evi olan güzel bir kızın, güzel kitaplardan güzel alıntılar yapıp çektiği güzel fotoğraflar eşliğinde bir güzel paylaştığı güzel bir instagram hesabı.

    hayır kızla bir alakam da yok, neden bu kadar güzelledim ben de bilmiyorum sözlük...
    şurdan
  • hakkında başlık açıldığını gördüğümde mutluluğumu nasıl ifade edeceğimi bilemediğim insan. böyle güzel,kaliteli bir okurun;onca çöp instagram hesabı arasından sıyrılıp hakettiği değeri görmesi,insana huzur veren yazılarının daha çok insana ulaşması, 50 ıq ile konuşup paylaşım yaptığına inandığım insanların olduğu bir mecrada beni çok mutlu açıkçası. çoğu zaman insanların sesi çok gürültülü geliyor,konuşmaların boş, basit, anlamsız ve amaçsız olduğu fikrinden sıyıramıyorum kendimi.hem dışarıdakı sesleri hem de beynimin içindeki sesleri susturmak istediğimde bu kadın sığınacağım yegane limanlardan biri oluyor.kitap ve kahve ile gösteriş yapan,bin tane objeyi bir araya getirip marjinallik adı altında bir türlü "olamamış" fotoğraflar paylaşan insanların hiçbir zaman sevmedim ve sevmeyeceğim. ancak fufuokur,her şeyiyle sevdirdi kendini. ince eleyip sık dokuyarak bulduğu o doyurucu kitapları, yalnızlığı seviyor olması, sakin yaşantısı ve en önemlisi de o güzel kitaplar hakkında yazdığı zarif yazıları ile hayran kaldım kendisine. daha çok okura, daha çok takipçiye ulaşmasını isterim. ulaşsın ki insanlar beyinlerini çöple doldurmak yerine gerçek anlamda kaliteli yazılar ve kitaplarla tanışsın.
  • tartışılır.
    iki farklı yönden yaklaşabilirim.
    birincisi bunca kalabalığın arasında kendi olmayı başarabiliyor. okudukları ve alıntı yaptığı kısımlar açısından. (şimdilik)

    ikincisi, ama yine de sıradanlaşıyor.
    çünkü ortalık tonla kitap kahve paylaşan insan dolu. bu da zaten her farklı şey için zaman geçtikçe geçerli olan bir kural. en farklı şeyler bile alıştıkça sıradanlaşır.
  • 29 yaşında özel eğitimciymiş kendileri, ismi funda acar, tam kitap kurdu, fufu ismi çevresinin kendisine seslenişiymiş meğerse`:ama çok tatlı :)))` çevresinden neden yazmıyorsun ısrarlarına karşı daima okur olacağını belirtmek için fufuokur şeklinde kullanıyor mahlasını
  • çok beğeniyorum çok :) hem fotoğrafları, hem yazıları, hem hayata karşı dik ve zarif duruşu. iyi ki keşfetmişim dediğim bloggerlardan. (bkz: masa dergi)
  • kendisini çok uzun yıllardır takip ettiğim instagram kullanıcısı. instagram kullanıcısı dediğime bakmayın kendisi şu sıralar masa dergisinin editörlüğünü yapıyor, hatta bu sayı ilk editörlük yaptığı sayıydı dergide yanılmıyorsam (mart 2018). fakat benim için başarılı bir okur olsa da, başarılı bir yazar olma noktasına henüz geçmemiş kişidir. çünkü kitaplara dair muazzam fotoğraflar çekip, çok güzel alıntılar paylaşıp bir de hayvan sevgisini de eklediği o başarılı instagram hesabı sonrası yazdığı yazılar bende hayal kırıklığı oluşturdu, çünkü beklentim çok büyüktü. sanırım hakkında yazmak istediği her şeye dair o kadar çok okudu ki, yazarken istemsizce veya bilerek aşırı çok alıntı kullanıyor. bu durum bende yazıyı okurken sanki funda acar'ı değil de alıntılara dair fikir belirten birini okuyormuşum hissi yaratıyor. dolayısıyla şu an yazdığı yazıları net birer yazı olarak değerlendiremiyorum ama zaman geçtikçe umut ediyorum ki en az instagram hesabı kadar güzel bir kitabı olur, yazılarından oluşan. ama şu dönem yazıp blog üzerinden paylaştığı yazıların çoğu alıntılardan ibaret ne yazık ki.
  • fotoğraflarına, evine, güzelliğine lafım yok. kitap konusunda instagramda ondan çok daha iyi hesaplar var ama fufu fotoğraf ve alıntılarındaki özenle insanların daha çok ilgisini çekiyor. ancak yazmasın. yazıları gerçekten çok yavan. takipçi kitlesi şakşaklıyor olabilir ama ben bu kadar ruhsuz yazan az insan gördüm. nedeni de başarılı yazarlarda olan bir şeyin onda olmaması. ruhunda karanlık yok kadının.
    tanım: yazmasın dedirten biri.
  • bir gazetede instagram'daki popüler kullanıcıların övüldüğü bir röportajda görüp, her halttan haberim olması gerektiği için takip etmiştim. bir süredir de gönderileri dikkatimi çekmekte.
    okuduğu kitapları ve okuma hallerini paylaşmakta gördüğüm kadarı ile. genel olarak güzel bir eylem olsa da kitap okumayı aşırı stilize hale getirmekte kanımca. yani bir kitabı en çok hissedebilmek için, özel bir yer, an yaratmak, kitap okuma spotify listesini oluşturmak gerektiği izlenimi akmakta fotoğraflardan.
    kanımca, hanım kızımızın yarattığı bu hiper gerçeklik içinde, bu kullanıcıyı takip eden kişi kitap okurken yanında yeni demlenmiş kahvenin olması (15 dakikada soğur), yumuşak bir ışığın duvarlardan yansıması (gözü bozar), romantik parçaların kulaklıktan mırıldanması (dikkati dağıtır) gerektiğini ve arada "...ah ve kitaplar" gibi cümleleri içeren fotoğrafları internet mecralarında paylaşmaşılmasının şart olduğunu düşünecektir.
    kitap denen şey işten çıkışta sığamadığınız servisin koltuğunda, pidecide tek başınıza yemeği geçiştiriken ya da tuvalette oh lan sessiz yer buldum sevinciyle daha çok okunmakta.
    tabi böyle stilize etme fufuokur'un iş modeli de olabilir. ya da "benim normalim bu hacu" da diyebilir. bir şey diyemem.
    fakat yine kanımca " deniz tuzu sayfalara düştüğünde o yazarla el ele tutuşup ege'nin bir köyünde zeytin topladığınızı hissediyorsunuz" dan daha sık geliyor " servisçi eleman ışığı kapamasa bari lan, daha bir bölüm emizlerim benim durağa kadar" düşüncesi. kitap okumaya yeni yeni başlamış ergeni korkutmamak lazım denizin tuzu ile bence. ya da korkutmak lazım bilemedim şimdi...