şükela:  tümü | bugün
  • i-) müzikte, kontrpuan halinde işlenmiş iki yada ikiden fazla konuya dayalı müzikal kompozisyon. çoksesli müzikte bir beste
    ii-) kaçış: kimi çıldırılarda kişinin gerçek kimliği dışında bir kimliğe bürünerek, alışık olduğu çevreden uzaklaşması (bu süre içindeki yaşantılarını kişi, kendine gelince anımsayamaz.)

    daha detaylı bilgi edinmek ve fugue sanatı üzerine bir roman denemesi okuyabilmek için yukarıdaki tanımları kitabın ilk sayfalarından aldığım, enis batur'un aci bilgi isimli eserine başvurmanızı tavsiye ederim . . .
  • çalgı ya da sesler için yapılmış olan beste. temel özelliği, bir ana temanın aynı anda ve kompozisyonun dokusunu oluşturan melodi dizelerinin içinde sistemli bir biçimde taklit edilmesidir. böyle bir müzik dinleyende bir kaçış-kovalayış izlenimi yaratır. füg bir müzik formundan çok bir besteleme yöntemi sayılmaktadır. en sık görülen füg biçimleri üç ya da dört sesli olanlardır.
  • nedense füg denen formun en güzel en heyecanlı yerinin, son olarak basın temayı gümbür gümbür girdiği an olduğu yönündedir naçizane fikrim, hangi füg olursa olsun.
    bir düşününüz ve ilintiyi kendiniz kurunuz: sevişirken basılmak ve buna mütekabil yürek hoplamasının tam olarak müzikal yansıması sanki o an.

    dipfikir1: bas~basmak...
    dipfikir2: basan basın basmakla kalmayıp aksiyona dahil olmayı seçtiğini hatırlayıp müstehcen şeylere kıs kıs gülelim.
  • bir fug'un yapisi soyle gelisir: once birinci ses yalniz basina takdim edilir (tema). ardindan ikinci ses birinciyle beraber devreye girer (cevap) -ki bu genelde birinci sesin dort veya bes nota asagi veya yukari kaydirilmis halidir. ikiden fazla ses varsa bu noktada devreye diger sesler girmeye baslar. yeni devreye giren her ses "cevap" melodisini calarken bir onceki ses ikinci bir temayi calar. tema-cevap-tema2-cevap.

    bu fasilin ardindan cok enteresan oyunlar yapilir. mesela ilk devreye giren tema basasagi dondurulebilinir, ayna simetrisi alinabilinir, tartim (notalarin uzunlugu) genlestirilip sikistirilabilir. butun bunlar yapilirken yine ilk paragraftaki gibi gelisir olaylar ama daha cok esneklik vardir. mesela "cevap giriyor aman" dersiniz, oyle baslar ama sonra gider baska bir sey yapar. veya cevap kismi daha tema tam bitmeden filan devreye girebilir bazen.

    parca biterken temalar parcaya girdikleri sirasiyla tekrarlanir ve parca "ah cok yoruldum" edasiyla magrur bir bitiris yapar.
  • eski yununca kaçış sözcüğünden mülhem, müzkte temaların bririnden kaçrcasına çalındı için bu isim uugun görülmüş..
  • latince kaçmak anlamına gelen fuga sözcüğü, ortaçağ polifonisinin vardığı önemli noktalardan biri olan kontrpuan yani birden çok sesi birleştirme kurallarına göre yazılan ses süsleme biçimlerinden birisidir. ana tema bir partide sunulur ve sonra diğer partiler birbiri ardından benzetiş yoluyla birbirini izler. füg eserlerinde cümlelerin birbiri ardına sıralanması, kovalamayı andırmaktadır. altın çağına bach’la birlikte ulaşmış olan füg, bach’ın vefatından dolayı tamamlayamadığı “füg sanatı” isimli eserinin de yarım kalmasına sebep olmuştur.

    füg'e yeni bir ruh getiren bestecilerden biri de beethoven olurken, mendelsohn, franc gibi besteciler de fügler üretmiş, 20. yüzılda bela bartok ve stravinski’nin yapıtları arasında da füglere rastlanmıştır.
  • (bkz: fugato)
  • füg kontrpuanla yazılan bir müzik yazı türüdür.bir form değildir.'konu' çoğu kez eşliksiz duyulur.bunun ardından baska bir ses partisinde 'cevap' yer alir.kesinlikle partiler tek tek sona kadar takip edilmeli ve adlandırılmalıdır.butun sesler beraber takip edildiğinde füg çözülemez ve karman çorman bir hal alip içinden çikilamaz duruma gelir..