şükela:  tümü | bugün
  • az once attigi mail ile mayis ayiı sonunda olumlu veya olumsuz geri donus yapacagini soylemistir.
  • bugün bir fulbrighter olarak master yapabilmek için mülakatına girdiğim fellowship programı.
  • mulakatina cagirildigim burs.

    sevincle dans ederken salon parkesinde kayip dusmeseydim daha guzel olurdu tabii.
  • güzel bir burs programı. çok katkısı oluyor ülkelere, eğer yerinde kullanılırsa. mesela bizim ülkede hala üçüncü dünya ülkesi mantığıyla öğrenci devşiriyorlar. mühendis olacak, tüm aktivitelere katılacak ve geri döndüğünde "academic scene"de çok fazla tanınmadan hayatını idame ettirecek. gönderilen sözeller ise geri dönünce saçma bir kurumda en fazla çevirmen oluyor genelde.

    nerede vaadettiğin ülkene katkıda bulunacak insanlar? nerede o "unique" projeler?

    keza çalışanlarını da araştırıp görebilirsiniz. çoğu memur kafasında, formülize ettikleri devşirme politikasının dışına çıkamayacak, türkiye'de dönen ve büyük ihtimal dönmeye duracak akademi algısının dışında olmayan kişiler. e hani amerikan bursuydu? hani "trail blazing" ruhu?

    araştırın görün. çin'den, hindistan'dan ve avrupa'nın her yerinden sanat-kültür-edebiyat alanlarından bursiyerler akıtıyor ülkeler. çünkü ortalama bir mühendis, iyi bir ingilizceyle gidip zaten burs bulabiliyor amerika'da. bizim türkiye'deki program ne yapıyor? 4-5 yıl önce bir tarih alanında göndermiş. o da gelmiş türkiye'de yine bir süre fulbright merkezinde çalışmış, sonra gitmiş bir yerde kadrosuz tercümanlık yapıyor. neden? çünkü giderken önemsedikleri şey spor, aktivite.

    yanlış anlaşılmasın. fulbright bursu inanılmaz yararlı ve uluslararası kültürel döngünün dinamiklerini hızlandıran bir kurum. "academic inbreeding" denen olguyu kıran, ve akademik sahnenin canlı kalmasını sağlıyor. ama burası türkiye. maaş alanlar kafasını bu tür konularda yormasa da olur tabii. önemli olan maaş almak.

    eklenti: özel okullardan çağrılanlar ve devlet okullarından çağrılanlar arasında uçurum var ayrıca. çünkü akademik burs ama gidince bol bol para döksün oralara. önemli olan o.
  • mulakatlari 15 dk. surmektedir.
  • an itibari ile mülakatına çağırıldığım burs, ümidimi tamamen yitirmişken bir anda beyaz ışığı görüverdim. 24 hazirana kadar mülakat ile ilgili değerli bilgileriniz ile beni yeşillendirebilecek sözlük üyelerine minnettar kalırım.
  • mülakatına gireli 1 aydan fazla süre geçmiş olmasına rağmen olumlu ya da olumsuz bir geri dönüş almadığım burs.bursların açıklanma süreciyle ilgili tam bir bilgim olmasa da artık umudu kesmem gerekiyor sanırım.kendisine dönüş yapılan sözlükçüler var mıdır acaba buralarda :)
  • almaya hak kazandığım burstur. yani tabii daha okul kabulu almam gerekiyorr; ancak en azından türkiye'deki komisyondan geçmeyi başardım. bu süreçteki mülakatta da burada yazılanlardan çok farklı bir mülakatla karşılaştığımdan gelecek nesillere yardımcı olabilmek için bu entryyi yazma gereği duydum. belki aynı tarzda bir mülakat size de denk gelebilir.

    ben siyaset bilimi alanından siyaset sosyolojisi yüksek lisans programına başvurdum. yani mülakatım büyük ihtimal sosyal bilimler mülakatlarının yapıldığı bir günde oldu. mülakat öncesi duyduğum genel soru tipleri hep "gelecekte ne yapacaksın?", "neden amerika?", "türkiye'yi nasıl tanıtırdın?", "neden bu alan, ne katacak?" sorularıydı. ancak benim mülakatım bu sorulardan sadece "neden bu alan?" sorusunu içerdi. yaklaşık 20-25 dakika süren mülakatımın sadece son iki dakikasında formda yazdığım okulu neden yazdığım soruldu, onun dışında tamamen alanım üzerinden beni sıkıştırmaya yönelik sorular geldi. benim fikirlerime karşı çıkan, alanımda örnekler vermemin istendiği, konuları birbirleriyle bağlamamı gerektiren, kısacası oldukça analitik düşünme yeteneğini ölçmeye yönelik sorular soruldu. bu noktada yirmi dakika boyunca tüm sorulara çok iyi cevaplar verebildiğimi de düşünmüyorum; ancak bildiğim kadarıyla oradaki görevliler de sizin alanınızda uzmanlaşmış olmadığından soruların doğru-yanlışlığından çok konu hakkındaki düşünme yeteneğinizi ve çalışmak istediğinz konu hakkında gerçekten ilginiz olup olmadığını ölçüyorlar gibi geldi.

    bunun yanında sorulan soruları açıklarken amerika'daki, özellikle gitmeyi düşündüğünüz okullardaki akademisyenlerin fikirlerinden örnekler verirseniz etkileme şansınızın artacağını da düşünüyorum, ben yaptığımda yüzlerindeki ifade en azından bende bu izlenimi oluşturdu.

    yani kısacası amerika tercihimi ve gelecek planlarımı sormak yerine tamamen alan üzerine hakimiyetin test edildiği bir mülakata girdim. dolayısıyla mülakata girmeden önce kendi alanınızda kapsamlı bir araştırma yapmanız sizin çok yararınıza olabilir.

    edit: mülakat öncesi başvuru aşamasına dair pek bir şey yazmadım zira o aşamada yazmanız gereken iki mektubun da neleri içermesi gerektiği detaylı bir şekilde belirtilmiş zaten.
  • 2016-2017 öğretim yılı için başvuruları başlamıştır. üstelik bu sene başvuran öğrenciler için 30.000i öğrenim ücreti, 20.000i yaşama masrafları olmak üzere burs miktarı 50.000 dolara çıkartılmış, okul burslarına bağımlılık nispeten azaltılmış.

    http://www.fulbright.org.tr/pagedetail.aspx?id=6
  • mülakatına girdiğim burstur. bundan sonra mülakata girecek arkadaşlara yardımcı olması için mülakat hakkındaki düşüncelerimi yazmak istedim. öncelikle ben mühendislik programı öğrencisiyim ve doktora bursuna başvurdum. mülakat ekibi 5 kişi idi. bir tanesi amerikan konsolosluğundan görevli, 3 tanesi benim bölümümden profesörler ve 1 tanesi de fulbright türkiye ofisinden bir görevli. mülakat tamamen ingilizce geçiyor. mülakat 15 dakika sürüyor. biraz resmi giyinmenizde fayda var, fakat takım elbise giymenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. soru tiplerini 3'e ayırabiliriz:

    ilk olarak, şu anda hangi konularla ilgilendiğin, kendi alanının dışında hangi konulara ilgili olduğun gibi sorular soruluyor. hangi research alanında ilerlemek istediğin, iyi bir researcher olup olamayacağın ile ilgili sorular soruluyor diyebilirim. bu soruları mülakat ekibindeki 3 tane hoca soruyor.

    ikinci olarak neden fulbright bursunu almak istediğin, türkiyeyi amerikada nasıl temsil edeceğin ile ilgili sorular soruluyor. amerikada araştırma ortamına nasıl faydalı olacağın ile ilgili sorular da soruluyor. ayrıca türkiyedeki güncel olaylarla ilgili düşüncelerini de isteyebilirler. bu soruları genelde konsolosluk görevlisi soruyor. akıcı bir ingilizce ile konuşmak mülakat için faydalı olacaktır.

    son olarak da doktoranı neden amerikada yapmak istediğin, döndüğünde türkiyeye ne gibi hizmetlerin olabilir gibisinden sorular soruluyor. bu kısmın da konsolosluk görevlisinin kontrolünde geçtiğini söyleyebilirim. mülakata gitmeden önce bu konulara biraz hazırlanmak faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

    yardımcı olabildiysem ne mutlu.