şükela:  tümü | bugün
  • d-slr makinelerde algılayıcı boyutu, yalancıktan (crop factor) olmayıp hakikaten film boyutunda (36x24mm) olunca bu vasfı kazanmış oluyorlar.

    full frame format makineler canon'un ve kodak'ın elinden çıkmış şu ana dek.

    son günlerdeki cazip full frame format dilber ise canon eos 5d.
  • (bkz: nikon d3)
  • sonunda leica m9 modeliyle m serisinde ilk full frame'ini yapmıştır.
  • (bkz: nikon d700)
  • full frame sensörlü az sayıda dijital fotoğraf makinası bulunmakta, bunlar da oldukça yüksek fiyata satılmaktadırlar. ancak, lens uyumluluğu bir yana, dijital makinalarda sensör boyutunun büyümesi, görüntü kalitesinin artması, haliyle standardın yükselmesi anlamına gelir. bildiğim kadarıyla, leica bırakın 35 mmyi medium formata eş boyutlarda sensöre sahip bir dslr piyasaya sürdü. her ne kadar bu makina (yalçınların da katkısıyla) ülkemizde 50 kusur milyar gibi bir fiyata satılıyor olsa da, varlığı, üreticilerin eğiliminin ne yönde olduğunu açık etmektedir. ilerde fiyatları genelin ulaşabileceği bir yere çekilebilirse, aklı selim her kişinin tercihi full frame olacaktır.

    lens uyumluluğuna gelindiğinde ise, full frame olmayan dslrların modeline/markasına bağlı olarak yaptığı şey, basitce, 35 mm bir makinadan elde edebileceğiniz sonucu belli oranda kırpmaktır. (crop factor, canonda 1.3x ve 1.6x nikon dxlerde ise 1.5x) bu makinalar (full frame sensörü bulunmayan), bütün lenslerle uyumlu olmakla beraber, sadece kendileri için üretilmiş lensler de mevcuttur. (nikon dx ya da canon ef-s gibi) haliyle bu lensler full frame dijital ya da miniature format (135 format, 24x36 mm) filmli bir slrla uyumlu olmayacaktır. bu tip makinası olanlar (mevcut dslrların çoğu full frame değildir), ilerde full frame bir makina alabileceklerini de düşünmeliler ve lens tercihlerini buna göre yapmalıdırlar. bu lensler full frame bir makinayla kullanılmadıkları sürece tam performans çalışmayacaktır elbet, ancak dx ya da ef-s tipi lensler zaten 'kısıtlanmış' lensler olduklarından, kullanıcı açısından değişen bir şey olmayacak, üstüne ilerde full frame'e geçilmesi halinde de lensler uyumlu olacaklardır. çoğu kişinin elinde oluşan dx ya da ef-s sermayesi ise, benim gözümde sadece yanlış yatırımdır. (tabi sermaye gibi bakılmıyor, geçici olarak kullanılmak için, fiyatlarının uygun olmasından kaynaklı alındıysa o başka) kaldı ki üretici kullanıcıların elindeki lensleri düşünerek karar alıyor olsa bile, herhalde fx ya da ef lens 'sermayesi', yeni nesil 'kısıtlanmış' lenslerinkinden çok daha güçlü bir 'sermaye' olurdu.

    sonuç olarak full frame sensöre sahip makinaların, tek eksisi ulaşılabilirlikleridir. bunun dışında sensörün büyümesi görüntü kalitesini arttırır ve lenslerin potansiyellerini kullanmamıza izin verirler. eninde sonunda full frame'lerin fiyatları düşecek ve yaygınlaşacaktırlar.

    ps: bir dijital makinanın, full frame olması, çözünürlüğünün ya da görüntü kalitesinin filmin sağladığı çözünürlüğe ya da görüntü kalitesine ulaştığı anlamına gelmez. ancak full frame olmayan dijitallere göre daha iyi sonuçlar elde edebilirler. dijitale karşı bir duruşum varmış gibi de görünmek istemem, konu daha çok ne yapmak istediğinizle ve ne kadar vaktiniz olduğu ile ilgilidir. bir film banyo etmek bir saate yakın zaman alır ve tek bir baskı yapmak da şansınız yardım bile etse en az yarım saat sürmektedir. demem o ki, bu bir 'film dijitali döver' argumanı değildir. sadece dijital bir makinayla elde edilen sonuçların filmli bir makinayla elde edilenlere ulaşamadığı ve yakın bir gelecekte de ulaşamayacağı gerçeğini dillendiriyorum.
hesabın var mı? giriş yap