şükela:  tümü | bugün
  • galerisi icin:
    http://www.kanald.com.tr/…cilar/fulya/fgaleri.shtml

    galerinin meali: survivor diye bir yari$ma ithal ettik. lakin i$portacinin önde gideniyiz. sirf rating artsin diye, macera ve adrenalin arttirici $artlari dogadan degil de, seksten, baldir-bacaktan aliriz. sonra da gider kendimizi türkiye'nin en cok izlenen kanali ilan ederiz.

    verilen sayfaya bakip da bu kiza oy veren ey kücük sözlükcü karde$, bil ki bu yaptigin damarlarindaki cabbar kana kar$idir. beyin hücrelerini kemiren, lizisinin standart sapmasini heder eden bu tip olaylara prim tanima. gerekirse reha muhtar izle, gerekirse karincalanan trt4'e kas. ama bunu kendine yapma, harcama bu genc ruhu. iz-le-me.
    (bkz: entry nin sonuna dogru sapitmak)

    budut: link gitmi$ entry kalsin.
  • kanald'nin sitesindeki özgeçmişine bakılırsa zamanında hantbol ve batminton adlı hiç var olmayan sporlarla uğraşmış, burnu estetik gibi duran tikican
  • lise yıllarında hentbol, atletizm ve badmintonla uğraştığını söyleyen ama bu spor dallarının üçünü de doğru yazmayı bilmeyen survivor yarışmacısı. (bkz: http://www.kanald.com.tr/…vivor/yarismacilar/fulya/)
  • şimdi siz linkten falan zahmet etmeyin diye ben buraya kendi yazdıklarını bi copy-paste etmek istiyorum. rica ederim bir okuyun, sonra bana bu arkadaşın üniversitede okuyup okumadığını bi izah edin.

    1984 izmir doğumluyum. ortaokul ve liseyi izmir'de okudum. okul dönemim süresince okul takiminda hantbol oynadim.hentbolun yanisira atletizim batminton ve taekwando ile ilgilendim.ayni zamanda izmir'de olduğum süre içerisinde rönesans model ajans ve şafak fişek'te modellik yaptim. bütün bunlarin yaninda üniversite için dersaneye gittim (ne kadar özen gösterdiğim tartişilir). ilk sene üniversite sinavinda istediğim puani elde edemedim. radyo televizyon okumak istiyordum. umarim bu yil üniversite problemi çözülecek.

    iki yildir istanbul'da yaşiyorum istanbul'a geldiğimde profesyonel olarak dansla ilgileniyordum. bu izmir'de bir avantaj olurken istanbul'da mankenliğin önünde bir baraj olmuştu. geç de olsa bunu farkettim. dansçi imajindan kurtulmak için best model yarişmasina katildim. best catwolk ve best fizik seçildim. en iyi model yani birincilik için bu iki unsur yeterliydi. fakat bundan ileriye gitmedi. ama şu anda bu işten parami kazaniyorum ve kesinlikle çok seviyorum. yine mankenliğin yaninda çok zevk alarak yaptiğim step, aerobik öğretmenliği var. şuan çok yoğun tempoda çaliştiğim için ilgilenemiyorum ama kendim için aletli jimnastik yapiyorum ve skuaş oynuyorum.

    şimdilik bunlarla ilgileniyorum tabiiki gelecek için daha sağlam uğraşilarimin olmasi gerekli. bunun için ingilizce öğreniyorum ve diksiyon dersi almayi düşünüyorum. şuan üniversite okuyorum. ama zaten üniversite okumak her şey demek değil, insan kendini sosyal anlamda daha iyi geliştirebilir ama yine de üniversite okumak istiyorum. mesleğimi destekleyen bir alanda diplomamin olmasini kesinlikle istiyorum.

    survivor'i macerayi sevdiğim için istiyorum. kesinlikle benim karakterime çok uygun bir yarişma ama bunun yaninda yarişmanin televizyonda olmasi ve benim iş potansiyelimi yükseltecek olmasi bu yarişmanin benim için daha da anlamli olmasini sağladi

    not1: bu hanım kızımız günde bir iki kere oha falan olmuyorsa ben birşey bilmiyorum
    not2:en yakın zamanda bende dansçı imajımdan kurtulmak için bir best model yarışmasına katılmalıyım.
    not3:skuaş en sevdiğim spordur.
  • (bkz: hantbol) (bkz: atletizim) (bkz: batminton) (bkz: dersane) (bkz: catwolk)
    yazının bilgisayara yazımını kanald çalışanlarından birisinin yapmış olma ihtimali varsa ve öyleyse kendisinden özür diliyor ve dansçılığının mankenliğinin önüne bir baraj olmasından ne kadar endişe duyduğumu ifade etmek istiyorum.
  • survivor yarismasina katilmadan önce polat health club'in müdavimlerindi kendisi.
  • modellerarası kick box turnuvasında şampiyon gelen isim olmuştur, helal olsun.
  • fox tv'de bir yarışma programı izlemiştim. oyun bozan'mış adı, alp kırşan, defne joy foster, okan karacan sunuyorlarmış. o bölümde biri dikkatimi çekmişti. deniz arcak mı desem, burcu güneş mi desem, asena mı desem, tam karar verememiştim. "kim bu, kim" diye düşünürken, "funda" mı, "fulya" mı ne birşey dediler, pek anlamadım. düşündüğüm kişilerden farklı bir isimle karşılaşınca, merak ettim internette araştırdım. fulya keskin ismine rastladım. survivor'ı izlemedim ancak şu mankenler arası yarışmaya bir aralar gözatmışlığım var idi. orda en güzel bulduğum, en iyi dövüştüğünü düşündüğüm (diğerleri en ufak bir hareketten sonra "ah, uh" edip narin narin takılıyorlardı) manken meğersem fulya keskin imiş. isimlerle felan pek alakam yoktur, ancak yarışmayı onun kazanmış olduğunu da görünce sevindim nedensiz yere.
    asıl beni şaşırtan nokta ise, 1984'lü olduğunu görmem oldu. 30-35 yaşında zannediyordum, ama meğersem benle yaşıtmış. hala çocuk gibi gözüksem de, ne kadar yaşlanmış olduğumu farkettim. gerçi bizim sınıfta onun kadar yaşlı göstereni yok, ama onun kadar güzeli de yok. zaten birkaç gün öncesinde annem "aa saçında beyaz tel çıkmış" dediğinde tuhaf hissetmiştim kendimi, böyle birisinin benim yaşımda olduğunu görünce ise amca/dayı kıvamına geldiğimi düşünmeye başladım.

    fulya keskin baya güzel bir manken, belki sportif konularda önplanda durması benim ilgimi çekmiş olabilir. bundan dolayı böyle bir sempati duymuş da olabilirim.
    ancak yaşıt olduğumuzu görünce, ister istemez evlilik düşünceleri geçti aklımdan. yakışıklı aktörler, güzel aktrisler genelde 30-40-50 yaşlarında olurlar. ama kendi yaşında birisi? "acaba" diye geçiyor insanın aklından.
    gerçi böyle güzel ve ünlü birisiyle, özellikle mankense, bırakın evlenmeyi, mehmet ali erbil, okan bayülgen, cem yılmaz gibi medyatik bir isim değilseniz, konuşmanız, tanışmanız, arkadaş olmanız bile pek mümkün değil.
    kim bilir, belki ilerde evleneceğimiz kişi fulya keskin olmayabilir, ama belki de ona benziyen birisi çıkabilir karşıma. kader sonuçta. ne olacağını önceden bilemeyiz.
  • istanbul bilgi üniversitesi bünyesindeki celebrity öğrencilerden biridir kendisi. genellikle okul içinde hızlı adımlarla yürürken karşınıza çıkabilir "manken kişidir".