şükela:  tümü | bugün
  • şöyle bir şey var hakkında, burada da bulunsun (bkz: chuck palahniuk/#20226063); belki zıt görüşler de gelir.
  • polisler tarafından, ifade için çağrıldığında "sen manken misin? sende mi düştün buralara" diye tacize uğrayan çevirmen! evet, evet... çevirmen. ama çevirdiği kitabın adı "ölüm pornosu" olunca benim o iyi eğitimli, münevver polislerim kadına "orospu" damgasını yapıştırıvermiş anlaşılan.
  • savcılığa ifade verme isteği, polis tarafından reddedilmiş.

    savcı ve hakimlerin görevlerinin yeri geldiğinde polis tarafından yürütüldüğünü biliyoruz. hopa'da öldürürülen metin lokumcu'nun ardından, "suçluydu, cezasını buldu" diyen bünyeler oy vermeye devam ettikçe, polis hakim rolünü oynamaya devam edecektir.

    bu kadar adaletsizliğin olduğu bir ülkede, iktidar partisinin adında adalet kelimesinin yer alması ise tam bir kara mizah.
  • oldukça başarılı bulduğum bir çevirmen. eserlerin orijinal halleriyle, yaptığı çeviriler arasında tarz farkı olmamasının ötesinde, invisible monsters'a yaptığı o çok küçük katkıdan* dolayı ayrıca çok severim kendisini. umarım daha fazla üzülmez. pygmy çevirisini de bekliyorum sabırsızlıkla.
  • http://www.facebook.com/…d=134057386606653&comments

    6 saat karakolda tutulan ve "bunu yazmaya utanmıyor musun, manken misin, daha önce buraya düştün mü" gibi sorulara maruz kalan ölüm pornosu'nun çevirmeni yaşadıklarını anlatıyor. neyin edebi olup olmadığına karar verip kitaplara müstehcenlik suçuyla soruşturma açma, karikatür dergisine yaş sınırı getirme, interneti filtreleme 12 hazirandan sonra göreceklerimizin yalnızca habercileri.
  • "utanmiyor musun bunlari yazmaya?" diyen polise "ama ben yazmadim ki, cevirdim" demis. elciye zeval olmaz.

    bence yanlis. adamlarin yaptigina karsi cikiyoruz, igreniyoruz ve daha burda yazamayacagim radikalce seyler hissediyoruz sonra biri bizi suclayinca "ben yazmadim ki, cevirdim" diye kurtulmaya calisiyoruz isin icinden.

    bir kere cevirmenlik en az yazarlik kadar önemli bir sey. bir cevirmen, okurla metin arasina giren kisidir, okudugunu nasil anliyorsa ona göre ceviren biri. tabii bu konuda onlarca düsünce, farkli taraflar ve teknikler var. bazisi can yücel gibi cevirir bazisi motamot, bazisi bilmem ne. ancak kimse cevrilmis bir metinde, hele edebi ve felsefi, yüzde yüz saydam bir cevirmenden bahsedemez.

    "utanmiyor musun bunlari yazmaya?" denildiginde "amina bile korum" demesi lazimdi.

    edit:

    bu entrymin eksilenmesini cok anlayamiyorum. ben funda uncu'ya yapilan muameleyi dogru görmüyorum ama hicbirimiz gerektigi zaman posta koyamiyoruz ve ne yazik ki okuduklarimdan funda uncu'nun da bunu yaptigini gördüm. geri adim atmiyorum, bence cevirmen en az yazar kadar eserden sorumludur ve cok önemli biridir. "ama ben yazmadim ki" demek hem teknik olarak hem de etik olarak dogru degil.

    son olarak:
    bu adamlarin hepsi cahil. benim de midemi bulandiriyorlar. sanat eseri algilarinin ne oldugunu senelerdir görüyoruz. iki meme gördüklerinde "cok müstehcen", hoslarina gitmediklerinde "ucube" diyorlar düsünmeden. laf edince de "egitimli olmaya gerek yok, göz var izan var" gibi cahil cevabi veriyorlar. bunlara boyun egmememiz lazim, ama egiyoruz. beni en cok rahatsiz eden de bu. köpekler istedi diye atlarin ölmemesi gerekiyor.
  • sözde inanç ve sözde ahlaktan beslenen bir grup gubidik tarafından, çevirdiği bir kitap dolayısıyla fahişe muamelesi gören kadın...