şükela:  tümü | bugün
  • köktencilik manasına gelir. biraz açarsak eğer; bir düşünce veya inanç sisteminin ilkelerine sorgulamaksızın bağlılık anlamını taşıdığını söyleyebiliriz.

    genellikle dinle birlikte anılır çünkü tüm dinlerin mensupları arasında kolayca gelişme potansiyeli vardır. hristiyan fundamentalizmi, islam fundamentalizmi gibi.
  • latince "temel" anlamına gelen fundamentum'dan gelir. dini kaidelere mutlak surette bağlı olan, sorgulamanın yer almadığı bir kavramdır.
  • başlık açılalı 15 sene olmuş ve hala kimse sormamış ;

    funda mental kim amk ?
  • muhafazakarlık veya gelenekselcilik değildir. bunlardan düşünce olarak daha çok modernizme yakındır.

    modernizm ileriye dönük olarak geleneği reddeder, fundamentalizm ise geriye dönük olarak olarak geleneği reddeder.

    ikisi de altın çağcıdır, mesihçidir. birisi kurtuluşun ve ideal düzenin geçmişteki belli bir dönemde olduğuna diğeri ise burada ve şimdi olduğuna inanır. birisi tamamen aynı şeyi romantik bir zihinle inşaa eder, diğeri ağırlıklı olarak rasyonalizmle...

    bütünüyle selefiliğin muhammed abduh-reşid rıza örneklerinde olduğu gibi modernizmle fundamentalizm arasında sürekli gidip gelmesinin nedeni budur.
  • türkçesi köktendincilik olan nosyondur. spiritüel bir inanç sisteminin öğretilerine, prensiplerine körü körüne bağlı olmak, inancı sorgulamaktan kaçınmak ve yeni fikirlere kapalı olmaktır. fundementalist sözcüğü, geçmişte daha çok evangelistleri ifade etmek için kullanılırdı. her ne kadar orjin olarak hristiyan dünyasında ortaya çıkmış bir olsa da, günümüzde "islami fundamentalizm" de normalleşmiş bir kullanım hâlini aldı. fundamentalizm, insanlarda bilişsel esneklik (cognitive flexibility) ile ters orantılı gelişir. ventromedial prefrontal cortex'in hasar alması, bu bölgede lezyon olması bilişsel esnekliği azaltıyor, bu da fundamentalizmi arttırıyor.

    https://www.researchgate.net/…igious_fundamentalism
  • "dinsel fundamentalizmin rakip ideolojilere göre birçok üstünlüğü vardır. hem eğitimli hem de eğitimsiz müslümanlar tarafından kolayca anlaşılabilen fundamentalizm, kitleleri harekete geçirmede ve hem yanlış olanın eleştirisi hem de doğru olanın bir program halinde anlatılmasında son derece bildik, dolayısıyla etkili olan bir dizi tema, slogan ve sembol sunar.

    dinci hareketler, az ya da çok otokratik yönetimlere sahip ortadoğu ve kuzey afrika toplumları ve benzeri toplumlarda başka bir pratik avantaja daha sahiptir: diktatörler partileri, toplantıları yasaklayabilirler ama diktatörler halkın toplu ibadetini yasaklayamaz; yapabildikleri ancak ibadeti bir noktaya kadar denetim altında tutmaktır.

    sonuçta ortada tek muhalif grup olarak, bir araya gelebilecekleri düzenli toplantı mekânına ve devletin kontrolü dışında ya da en azından tümüyle kontrol edemediği bir iletişim ağına sahip dinci gruplar kalmıştır. rejim ne kadar baskıcıysa, muhalefet etme tekelini fiilen onların eline teslim ederek fundamentalistlere o kadar çok hizmet eder."

    bernard lewis - the crisis of islam
  • dinin temel metinlerine dönmeyi amaç edinen hareket tarzıdır. modernizm ve liberalizme zıttır. siyasal iktidarı ele geçirme isteğiyle de bağlantılıdır.
  • sadece bir dine inanlar değil, özellikle türkiye'de laikler/ulusalcılar da birer süper fundamentalisttirler. çünkü fudamentalizm köktenciliktir, köktendinciliktir.
    fudamentalizmin temeli hakikatin gerçekliği, tekliği ve değişmezliği üzerine kuruludur.
    bu açıdan laikler / ulusalcılar, efendi rolünü sahiplenebilmeleri için ısrarla savunurlar ulusal değerleri. laiklik ile köktendincilik arasıında absürt duran bağıntıyı görmüyor değilim. ulusalcılar, bunu bağıntı olarak değil yöntem olarak kullanırlar zaten. tam da bu yüzden ulusalcılarının ezici çoğunluğu fundamentalisttir.