şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • eskiden 3-5-2, 4-4-2 ve türevleri şeklinde 3 haneden oluşurdu bu dizilişler. şimdi boku çıktı. 3-4-1-2, 3-4-2-1, 2-4-2-2 şeklinde önce 4 haneye ulaştı. en son fatih terim yumurtladı: 2-2-2-2-2.

    enflasyon gibi artıyor efenim durduramıyoruz. aha bu da benden: 1-1-1-1-1-1-1-1-1-1 (iett tandansı)

    edit: lan ben buldum sanıyordum, tek akıllı ben değilmişim oysa tüh (bkz: #2929867)
  • en doğrusunu hıncal uluç un bildiği diziliş tarzıdır.
  • son dakikaya yenik giren takım bir korner vuruşu kullanıyorsa yaradana sığınıp tüm hatlarıyla ileriye çıkarak 1-9 veya 10 (evet yazıyla da sadece on) şeklini de görebileceğimiz dizilişlerdir.
  • özellikle bu dizilişler kalecilerin hiç hesaba katılmadığı ve toplamda on rakamına ulaşan dizilişlerdir. "kadının yeri evidir" düşüncesinin futbolda "kalecinin yeri kalesidir" şeklinde baş göstermiş halidir.
  • futbol dizilişleri konusunda bir efsane de 1976/77 sezonunda galatasarayı çalıştıran ingiliz teknik adam
    malcolm allison dır. geriye bir düzine adamı oval biçimde dizip ortada tek kişiyi bırakır. takımın topluca hücuma
    kalkmasını isterdi. bu taktikle çıktığı bir maçta fenerbahçe galatasarayı 6-1 yenmişti. aslında malcolm allison
    total futbol oynatmak istiyordu onu bir fatih terim anladı o da yanlış anladı diyenler de vardır.

    not: fatih terim bahsi geçen 6-1 lik maçta malcolm allisona çok kızmış ve soyunma odasında olay çıkarmıştır.
  • iri kıyımlar (kalaslar ya da kazmalar da denir) geriye kalenin önüne doğru dizilir, çıt kırıldımlar (çalımcılar da denir) orta sahaya serpiştirilir, büyük olasılıkla topun sahibi ve / veya ileride kadir inanır gibi bir artist olması olası oyuncular da ileri uçta gol kovalar. mevkilerdeki sayılar patronlarının ya da ailelerinin verecekleri ya da vermeyecekleri izne bağlı olarak değişebilir. özellikle tornacı çırakları gelecek vaad eder ve her mevkide göz doldurur. lise üniversite derken ekmek yemeyi unutan oyuncular maalesef kenarda güçlenmeyi beklemek zorundadır yani kaliteli yedek olurlar. bu işin esası budur, tüm diğer dallamalıklar bu temel üzerine kurulmuştur. ha bir de çok koşamayan, topa iyi vuramayan ve hantal ama içinde futbol sevgisi olan kişiler zorla kaleye geçirilir. hatta bu kaleciler bayağı karizma yaparlar ve daha sonra bunlar takımın antrönörü bile olur. demek ki özetlersek; kaleci kalede oynamak zorundadır, tüm diğerleri onun önünde sağa sola deplase olarak koşar. bu sayede ofsayt filan ile uğraşmak zorunda kalınmaz. mükemmel bir sistemdir, genellikle sabahtan akşama kadar süren maçlar hem izleyeni hem oynayanı yeterince tatmin eder. milli takım üzerinde uygulansın, brezilyanın dahi aklını alır bu diziliş. keyiflidir.
10 entry daha