şükela:  tümü | bugün
  • futbol seyircisi: ya allah bismillah allahuekber

    basketbol seyircisi: türkiye laiktir laik kalacak

    tamam genellemeler yanlış ama bunların ikisi de son bir birbuçuk yılda yaşandı stat/salonlarda.
  • futbol seyircisi:
    atatürkçü olan takım benimki, laiklerin takımı da benim takım, en iyi tezahürat bizde, benim takımım gibisi yok.

    basketbol seyircisi:
    atatürkçü olan takım benimki, laiklerin takımı da benim takım, en iyi tezahürat bizde, benim takımım gibisi yok.

    türkiye'de seyirci / taraftar, formayı sırtına değil beynine giyer. gerisi hikayedir. spor dalının hangisi olduğu önemli değildir. kaldı ki salona gidenlerle stada gidenler ayrı insanlar falan da değildir. aynı adamlar bir o tarafa bir bu tarafa girer çıkar durur. salonda havanın değişmesinin sebebi kapalı alanın insanı biraz daha ölçülü olmaya itmesidir. başka bir şey değil. duyan zanneder stada gidenler salona alınmıyor da bunlar başka insanlar..
  • su gunlerde farkina iyice vardigimiz karsilastirmadir. son yillarda basketbola el attilar ortamin amina kodu resmen futbol seyircis, keske basketbol sade ve ratingi daha dusuk bir spor dali olarak kalsaydi. son yillarda turkiyede cok populer ama kalite, saygi, edep, haya tatilde.
  • biri rakip ülkenin milli marşını ıslıklar, diğeri saygı gösterip sessizce dinler..
    (bkz: anladın sen onu)

    not: rusya curling bayan milli takımı taraftarıyım..
  • tenis seyircisinin daşhaunu yalamaya mahkum seyircilerin kapışmasıdır.

    not: vimbıldın belediyesporluyum.
  • basketbol seyircisi hep bir ezik olmuştur. daha maç biter bitmez sözlüğe girip sikik sikik entry girerler. futbol seyircisi efendidir. bir de futbol taraftarları ve holiganları var. hah onlar adamın götünden kan alırlar kamil kan.
  • elmayla karpuz kadar farklıdır. ikisi de topla oynanıyor diye bu örnekleri verdim. yoksa ikisi kadar bile benzerlikleri yok.

    basketbol seyircisi centilmendir her şeyden önce. sahada yapılan sporu izlemekten keyif alır öncelikle. güzel hareketler görünce taraf tutmaksızın hoşuna gider. küfürler saçmaz. ağzından salyalar akmaz. holigan değildir basketbol seyircisi. kavga ile gürültü ile işi olmaz. takımını destekler. basketbolu sevdiğinden rakip takım maçına bile gidebilir. öncelikle basketbolu sever çünkü. tarafgirlik yapmak değildir derdi.

    futbol seyircisinde bu yoktur. holiganizm yapmak, bedava bilet bulmak, şampiyonlukta çekişme var diye rakibinin rakibini desteklemek veya trolleme yapmak dışında bir takım taraftarı rakibinin maçını sadece futbol izlemek sevdasıyla izlemez. futbol seyircisi seyirci değildir evvela özellikle de bizim coğrafyamızda. futbol seyircisi çok azdır. taraftardır herkes istisnalar dışında. en ufak bir şeyde ana bacı sövebilirler. karşılıklı iki konuşamaz, yazışamazlar. hemen bıcaklar çekilir, yumruklar atılır. hayatı eziklikle dolu ve beyin ölümü gerçekleşmiş insanlığın güç masturbatörüdür futbol taraftarlığı. kişi zengin de olabilir. zenginlik eziklik yok edici bir unsur değildir. kültürel yoksulluğu ile hayatta bir yer edinememiş sürüyle bünyeler görüyoruz grup önderi, kulüp lideri, ülke yöneticisi vs. gibi... zira bu en çok da bizim coğrafyamıza has bir mevzudur. zira bunun sebebi de eğitimsizlik ve kültürel yoksulluktur.

    eğitimsiz topraklarda hoşgörü ve sevgi büyümez. tekamül için mevcut malzemenin eğitimle, kültürle, öğretimle harmanlanması gerekir. endüstriyel topluma adapte olamamış toplumların kültürel yoksul ve zengin özentisi ezikliğinin vücut bulmuş halidir türkiye'de futbol taraftarlığı.

    uzun yıllar daha düzeleceğini de sanmıyorum. spordan siyaset arınmadıkça asla daha iyi de olmayacak.

    son dönemde futbol sahalarındaki holiganizm isim benzerliğinden dolayı basketbol ve diğer spor branşlarına da taşındı. aradaki farkı sadece gerçek basketbol seyircisi anlayabilir. kalanı ise basketbol seyircisinin ve gürültüsünün daha iyi olduğu ile övünebilir. hızını alamamış futbol taraftarları basket sahalarını kalabalıklaştırabilir evet. futbolda yenişemeyenlerin sidik yarıştırdığı bir mecra olmuştur basket statları da evet. velakin basket sahalarında küfürün, holiganizmin, sportmenlik dışı unsurların yeri yoktur. öyle sırıtıyorlar ki...

    hani bir klozette kurumuş bir bok lekesi ne kadar sırıtıyorsa o kadar sırıtır temiz bir insan için. tuvalet alışkanlığı olmayanlar içinse klozetin renginin, temizliğinin, ortamın kokusunun bir değeri yoktur. o sadece ihtiyacını görür. çünkü tuvalet eğitimi yoktur. en baştaki eğitim vurgusunda anlatıldığı gibidir bu tuvalet mevzusu. basketbol seyircisi tuvalet eğitimi almış bir insandır. futbol taraftarı ise bu kültürden yoksun çomarlar topluluğudur.
  • tarihte hatırlamıyorum ki bir tane basketbol seyircisi sahaya girsin. alın size aradaki kültür farkından bir kesit daha.
  • futbol seyircisi olan kaç kişi var ki? futbolu, bir taraf tutmadan gerçekten seyir zevki için izlemek inanılmaz bir sıkıcı olaydır, futbolun endüstriyelleşmesi, takımların sahadaki sistemlerinin rakibi bozmak üzerine olması futbol izlemeyi iyice can sıkıcı yapar. futbol izlemek, seyirci olarak değil taraftar olarak eğlencelidir. taraftar derken illa ki bir takıma aşık olmak gerekmiyor, bahis oynarken bile taraf seçersiniz.

    basketbol seyircisi olmak ise daha zevklidir. basketbolun zevk vermesi için illa bir taraf tutmak gerekmez. özellikle nba'de taraf tutmaya gerek yok zaten. avrupa'da ise takım güçleri arasında çok büyük farklar olduğu için yerel liglerdeki maçlar genellikle sıkıcı geçer, özellikle ilk yarısından kopan maçlar. ama euroleague gibi organizasyonlarda maçlar daha dengeli gider ve tarafsız bir seyirci de heyecanla takip eder.