şükela:  tümü | bugün
  • bir futbolsever olarak katılmadığım önerme.

    ama başlığı taraftarlık, fanatizm gibi kavramlarla değiştirecek olursak sonuna kadar desteklerim.

    hiçbir amaca hizmet etmeyerek, milyonlarca lirayı çarçur edebilen insanlar için kendi hayatından feragat eden insanları gördükçe ben de aynı şeyleri düşünüyorum. gerçekten üzülüyorum. taraftarlık neydi? taraftarlık enayilikti.
  • embesil demeyelim de sıkıntı var. gerçek demeyelim de ilinti var.

    öte yandan kimin embesil olup olmadığından bağımsız olarak, çomar çomardır. çomarların önemli bir kısmının futbolsever olması da bonus.

    yanisi,
    argümanın geçersiz bi tanesi.
  • futbolseverim fakat başlığı açan arkadaşın ifade problemi olduğunu okur okumaz anladığımdan kendisini daha fazla küfür yemeden biraz düzeltmek isterim . onun söylediği adamlar transfer dönemi yeni gelen oyuncuyu hava alanında karşılayan arkadaşlar . o noktada kendisine katılıyorum , arkadaş bu çomarları futbolsever olarak tanımlamakla hata yapmış bariz
  • fanatikliğin enayilik olması olarak düzeltilmesi gereken başlık.
  • evet kesinlikle katılıyorum. futbol sevmeyenlerde akşam eve dönünce atom parçalıyor zaten.
  • embesillik midir bilemem ama bir durum varsa da bu kadar hakaret dolu ifade edilmemeli sanki. 'mal, davar, o.çocuğu, mal değneği, köpek'... futbolsever olmamak da pek kibar, entelektüel, vb yapmamış sanki.
  • dünyanın yarısına embesil gözüyle bakan birisinin saçma öngörüsüdür. işin detayına inecek olursak sorun futbolda değil her türlü fanatikliktedir. zira dünya sistemi herkesin oyalanacak bir meşgalesi olması şeklinde ilerlemektedir ki iyi tarafları da kötü tarafları da vardır. yani aslında evet futbol bir afyondur. ama tek afyon değildir. milli fanatiklik , dini fanatiklik veya aklıma gelmeyen herhangi bir fanatiklik ile aynı segmenttedir. beni futbol oyalayıp sinirlendirir , sevindirirken başkasını arabalar , bir başkasını kariyer , berikini din içine alıp aynı duyguların benzerlerini yaşatmaktadır. yani inanacak , bağlanacak herhangi birisi , bu başlığın mantalitesine göre embesildir. bu mantaliteye kesinlikle katılmadığımı da belirtmek isterim.
  • hay ağzınla bin yaşa be!
    dilimin ucuna kadar gelip gelip de söyleyemediğim realite.
    hemen kızmayın, az düşünün bak, siz de belki fark edersiniz...
    çok boş iş lan bu!
    futbolun yerine mesela hindistan'da çok fanatiği bulunan kriketi veya amerika'daki baseball'ı koyunca olayın ne kadar saçma olduğunu daha kolay idrak ediyor insan.
    yanlış anlamayın, seyirlik güzel bir eğlence ya da eğlenceli bir takım oyunu olmasını yadsımıyorum futbolun. ama futbol fanatikliği adına, işten çıkmış evine giden bir adamın kıçına bıçak sokacak kadar delirebiliyorsa vatandaş, bilet paraları o hayvani rakamlara ulaşabiliyorsa ya da koskoca kerli ferli adamlar saatlerce ilkokul çocuğu zekasında argümanları tartışabiliyorsa tv kanallarında; bir allah'ın kulu da "nooluyo aq!" desin yani...
    işin bir başka enteresan tarafı ise futbol diye boğazını götünü parçalayan kitlenin çoğunun spor yapmakla uzak yakın ilişkisinin olmayışı...
  • bir ölçüde katıldığım önerme. yani, etrafınıza baktığınızda muhakkak düzgün insanların insan gibi takım tuttuğunu, maçlara gittiğini görebilirsiniz ama ne yazıktır ki çoğunluk insanlıktan nasibini almamış kişilerden, mafyalarda oluşmakta. oysaki türkiyede futbol neden bir kayak, basketbol, tenis gibi nezih bir spor olmasın? neden mafyalardan, karanlık kişilerden arındırılmış, herkesin insanca takip ettiği bir spor dalı olmasın?
  • futbolu her yönü ile izlediğim için haksız olmuş önermedir.

    futbolun sosyolojik bir tarafı var. ekonomik olduğu kadar sosyolojik olarak da çok önemlidir. psikologların da incelediği yönler var.

    futbol severlere embesil demek sosyolojiye ters düşmeyebilir ama psikologlar bu konuya çok farklı bakmaktadır. tribün denen olgu insanın gerçekten uzaklaştığı ve kendisinin tamamen farklı olduğu bir durumdur. bir nevi eşitliğin olduğu bir yer. doktor, mühendis veya sosyolog (!) kimliğinizin yerine tek bir "taraftar" kimliği altında buluşulan bir yer. kimi insanlar toplum nezdinden görmediği saygıyı orada görür. bu yüzden deplasman iç saha fark etmeden maçlara gider. çünkü kabullenilmiştir.

    sosyolojik açıdan bakılacak olursa sociological imagination dediğimiz sosyolojik bakış açısı devreye girer. futbolu sadece eğlence olarak kabul eden ve ailesi birlikte nezih bir şekilde maç izlemeye giden gelişmiş ülkenin insanları, futbolu sadece kendisi izlemeye gidip içindeki enerjiyi boşaltıp bağıran çağıran gelişmekte olan ülkelerin vatandaşları veya gelişmiş ülke vatandaşları. bir de futbolu spordan izole edip bir tür sınıf savaşı, din olarak kabul eden kesim. kaldı ki barcelona ve real madrid maçları bir ideoloji savaşıydı. katalanlar bu maçlara eskiden özgürlük mücadelesi olarak bakardı. şimdi bunlara embesil demek biraz haksızlık olur. aynı şekilde rusya'da cska ve spartak maçları. livorno'nun taraftarları falan bunlar futbola çok farklı bakarlar. faşist mussolini'nin kurduğu s.s lazio ve karşıtları as roma.

    eokonomik açıdan zaten bir entry hazırlıyorum. yakın zamanda eklerim. 2 milyar dolar'a yakın sadece adidas'ın bir futbol yatırımı var. bunlara nike, puma, yayın hakları, transferler, açılımlar falan eklendiği zaman yıllık 70-80 milyar dolarlık bir endüstri karşımıza çıkıyor.

    futbol sadece futbol değildir.