şükela:  tümü | bugün soru sor
  • düz mantıkla bakınca aslında olmayan özelliklerdir.
    sonuçta amaç belli, topu belirlenen yere değdirmek ya da oraya girmesini sağlamak.
    bu amaç, basketbol ve hentbolda el ve kol yardımıyla gerçekleştirilir.
    voleybolda ve sutopunda yine ellerle.
    buz hokeyinde sopalarla, teniste raketle.
    futbolda da ayakla.
    amaç hepsinde aynı, o topu hedefe göndermek.
    mücadeleyse sutopunda, basketbolda veya buz hokeyinde de âlası var.
    omuz omuza, vücut vücuda, dişe diş.
    takım ruhu, dayanışma vb.desen hakeza.
    o halde niye futbol, illa da futbol?
    sutopu oynayan insanların suçu ne, futbolcular kadar popüler olamıyorlar, parayı götüremiyorlar.
    kolay mı lan, şapır şupur suyun içinde top oynamak.su zaten başlı başına yorucu bir unsur.futbolcular bu kadar efor sarf ediyor mu acaba?ben daha suyun üzerinde duramıyorum amk.
    futbol asla sadece futbol değildir
    futbol toplumların afyonudur
    gibi klişelerden uzak yorumlarda bulunacağınıza inancım tam.

    edit:bugüne kadar sözlükte onlarca başlık açtım.
    çoğu anket veya gereksiz başlıklardı.arada 2-3 tane iyi olanları da vardı.
    ancak, açtığım hiçbir başlık veya yazdığım hiçbir entry beni bu kadar mutlu etmedi.
    herkes o kadar kaliteli ve düşünerek yazmış ki.uzun uzun analizler ve örneklemeler.
    yazılan herşey çok doğru.ikna oldum, ufkum genişledi.düşünce dünyam renklendi, çeşitlendi.
    yemin ediyorum gurur duydum.heyecanlandım.
    ankara patlaması ve ardından levent kırca'nın vefatıyla yerle bir olan moralim yerine geldi.
    bu ülkede harbiden çok güzel insanlar da var.
    enseyi karartmayalım.
    ulan adamsınız be.
  • (bkz: messi)
    (bkz: ronaldo)
  • sebebi çok basittir.

    mahallende, sokağında yola iki tane taş koyup su topu oynayamazsın.

    futbol yaygındır.

    lisede kola kutusunu ezip futbol oynamış bir neslin üyesi olarak söyleyebilirim ki ezilmiş kola kutuları yere vurduğunda sekmez. onunla basketbol oynama şansın yoktur.

    voleybol ve hentbol topu ile de hakeza bulduğumuz anda futbol oynardık.

    ulan bak sana ben nasıl anlatayım? voleybol oynamak için file bulamazdık, eskaza file denk gelirse de kendi icadımız olan (ki oldukça yaygındır) "ayak voleybolu" oyununu oynardık.

    sanırım anlaşılmıştır.
  • çok basit ulaşabilmenin ve yapabilmenin çok daha kolay olması ve insanların yapmak için çok para harcaması gerekmediği gerçeği yani icra edebildiği bir sporu çok izlemeleri ve daha çok ilgi göstermeleri çok mantıklı.
    tabii ki bu o sporu icra eden kişileri kendilerine örnek almaları ve kendilerinde onlardan bir şey bulmalarına da sebep oluyor.

    bu saydıklarımın bir çoğu diğer sporlarda da geçerli olabilir fakat bir su topu için havuz gerekli, kolay ulaşılabilir bir şey değil yada basketbol için parke gerekli o da kolay ulaşılabilir bir şey değil hadi diyelim sokakta oynayacaksınız pota gerekli ama futbol için iki tane tuğla yada taş buldunuz onlardan kale yaptınız ve bir futbol topu bakkalda 3-5 liraya satılan futbol toplarından sonra oynayacak 2 kişi bu kadar basit.

    oynamaya başlayabilirsiniz iyi eğlenceler .

    yapabildiğiniz şeyleri yapamadığınız şeylerden daha çok sevmeniz normal yani herkes böyle değil ama çoğunlukla bu durum geçerli.

    edit : ben enrty yazıp yollayana kadar arkadaşlar benzer şeyleri yazmış bile.
  • 1 topun peşinden 22 kişinin koşması.
  • 11 tane adamın peşinde koştuğu için ama ben de koşuyordum o topun arkasından ben de mi aptalım yoksa.
  • futbolu izlemek basittir. skorlaması basittir. fazla bilgiye ihtiyaç yoktur. ofsayt, taç, korner ve gol kavramlarını bilince yetiyor.
  • bahsedilmiş ama, iç içe geçirilmiş bir çorapla bile oynanabilir olması.

    neredeyse herkes küçüklüğünde herhangi bir objeyle futbol oynamıştır. çorap olur, pet şişe olur, ezilmiş kola kutusu olur, lastikle dolanmış kağıt olur, yuvarlanmış gazete olur, oynamıştır yani. dönemin popüler futbolcularının isimlerini haykırmıştır gol atınca. 3 korneri aklında tutmuş, penaltıyı topukla atmıştır. yerdeki iki küçük taştan oluşturduğu kalenin direklerini hayal edip "direk olum taşın üstünden geçti" demiştir. kames top karnında patlamış, haşlamıştır. testislerine gelen topun acısıyla yerde göt üstü sekmiştir, kuytuya işemiştir. "adamın gol diyo adamın gol diyo" diye bağırmıştır. alt mahalleyle maç yapmış, uluslararası turnuva muamelesi göstermiştir.

    bunu oluşturacak bir kadro yok mu? iki kişiyle kaleden kaleye oynamıştır. teke tek maç yapmıştır. iki kadro çıkaracak kalabalık yoksa aylık oynamıştır, gol atıp kaleye geçmiş, gelen ilk şutu içeri alıp oyuna geri dönmüştür. maç bittikten sonra topun üstüne oturmuş, top yumurta olunca ağlamıştır. oynanacak kadar geniş bir arazi ve yeterli kalabalık yoksa squash misali duvardan paslaşmıştır. arabanın altına kaçan top için yerlere uzanmıştır.

    futbol güzel şey. nefreti silip attığın zaman çok daha güzel.
  • birkaç şeyin bir araya gelmesidir.

    - öncelikle yetenek ve estetik. topun hagi gibi, maradona gibi topçuların ayağına yakıştığı kadar yakıştığı başka yer bulmak zordur. aynısını michael jordan ve basket topu için de diyebiliriz elbette.

    - oyunun sürekli akması. her an tek bir hareketle maçın kaderinin değişebileceği hissi.

    - stratejik derinlik. aslında skora katkısı olmayan oyuncuların bile belirleyici olabilmesi.

    - oyunculardaki çeşitli yetenek kombinasyonlarının oyuna kattığı renk. basketbol için mesela sıçrama, düzgün bir bilek, uzun bir boy, atletiklik gibi birkaç temel yetenek baskın ve belirleyiciyken futbolda top sürüşü, yaratıcılık, uzun veya kısa boy, hız, iyi şut çekebilme, sol veya sağ ayakla vurabilme, iyi paslaşabilme, bireysellik veya takım oyunculuğu gibi yeteneklerin farklı birleşimleri farklı karakterlerde oyuncuların farklı pozisyonlarda yıldızlaşabilmelerini sağlıyor, oyuna daha fazla renk katıyor.

    -futbol oynamanın kolaylığı. potaya, fileye, kaleye ve hatta topa bile gerek yok. yuvarlanabilen herhangi bir şeyle dünyanın en zevkli oyunları oynanabiliyor.

    - evrensel yaygınlık kazanan ilk oyun olması. basketbol, voleybol gibi oyunlar çok sonradan icat edilmişler veya yaygınlaşmışlar. haliylen futbol bu işe avantajlı başlamış.

    - dolayısıyla da takım taraftarlığı kültürü futbolda çok daha erken yerleşmiş ve her nesil yeni gelen genç nesile bu kültürü aktararak devam ettirmiş.
  • zlatan götüdür .