şükela:  tümü | bugün
  • taklit edilmemek icin kendine boyle bir takma ad secen sair..
  • aslolan aşktır hayatta. gerisi, lâf ü güzaf
    demiş üstad ne güzel söylemiş
  • esas adı mehmed olmasına karşın böyle gereksiz bir isimle anılan ünlü divan şairi
  • http://www.google.com/…tng=google'da ara&lr=lang_tr
    sayfasını inceleyenler, "divan mı, halk mı?" şeklindeki sorulara yanıt bulabilirler.
  • 16. y.y. da yaşamış bir (bkz: divan) şairidir.
    ayrıca çağdaşı nef'i değil baki'dir. dönemin halk şairleri pir sultan abdal ve köroğludur.
    fuzuli'nin en önemli özelliği azeri türkçesiyle tasavvuf konulu gazeller, mesneviler yazmasıdır.
    divan şairlerinin en fukarasıdır, o ayrı
  • "eksik olmaz gamımız bunca ki bizden gam alup her gelen gamlu gider şad gelip yanımıza"
  • nereli olduğı ve kaç tarihlerinde yaşadığı hakkında bir cok değişik yorum getirilmiş fakat kesin bir bilgiye ulaşılamamış olan divan edebiyatı şairi.

    19.yy sonlarında yazılan ansiklopedilere göre hile'li oldugu söylenir. kendi yorumları ve diğer kanıtlar doğrultusunda kerbela'lı olduğu düşüncesi daha inandırıcıdır.. şiirlerinde daima sevgili hasreti çekmenin ona kavuşmaktan daha özel bir duygu oldugunu belirtir acı cekmeden haz duydugu anlaşılır.

    fuzuli adını yazdıgı şiirlerin başka kişilerce çalınması olaylarını önlemek için almıştır ki fuzuli boş iş anlamına gelir.bu sözcüğü fazilet anlamına gelen fazl sözcüğünün çoğulu olan fuzül sözcüğüyle de ilgili oluşu dolayısıyla sesecmiştir.

    ayrıca ne iş yaptığı ve hayatını nasıl gecirdiği konusunda da kesin bir bilgi yoktur.
  • bir gün şair ruhi ile fuzuli sokakta yürürken uyuz bir köpek görürler. ruhi, fuzuliye sataşır:

    ruhi: bu it burda fuzuli.
    fuzuli: vur kafasına kafasına çıksın kıçından ruhi.
  • (bkz: su kasidesi)
  • fuzuli'nin en fuzuli olmayan beyiti:

    ya râb belayı aşk ile kıl aşina beni
    bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni

    az eyleme inâyetini ehli derdden
    yani ki çok belâlara kıl mübtelâ beni

    oldukça ben götürme belâdan iradetim
    ben isterim belâyı çü ister belâ beni

    gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigarımın
    geldikçe derdine beter et müptelâ beni

    öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
    vaslına mümkün ola getürmek saba beni

    nahvet kılıp nasib fûzûlî gibi bana
    ya râb mukayyed eyleme mutlak bana beni