şükela:  tümü | bugün
  • hz muhammed'in hz. ali'yi kendine ardıl atadığı bu günü ismaili alevileri dahil tüm şii toplulukları kutlar. anadolu alevi-bektaşileri ise gadiri hum olayından haberdar oldukları halde, bu günü kutlama gelenekleri ya hiç varolmamış ya da zamanla unutulmuş olduğundan yoktur.
  • nusayrilerde var olan bayram. kurban bayramından hemen sonraki pazartesi gününde kutlanır.
  • arap alevilerinin en büyük bayramı.

    http://yesilgazete.org/…yrami-gunu-tatil-olmalidir/
  • resmi tatil olması için bir imza kampanyası başlamıştır: http://yesilgazete.org/…imza-kampanyasi-baslatildi/
  • bu bayram gününde antakya'da hemen hemen hiç, samandağ'da ise hiç açık dükkan bulamazsınız. öyle ki, bir döner söyleyeyim deseniz sipariş edecek yer yoktur.
  • dinimiz islam diye bir sitede konuyla ilgili bir yazı buldum, başını hemen kopyaladıktan sonra sövmeye saymaya başlayacağım.
    ------------------------------------------------------------------------------------------
    cevap
    imam tayin etmenin, rabbülâlemin üzerine vacip olduğunu söylemeniz mutezile fırkasının, (yapılmaması hikmeti bozan şeyleri, allahü teâlânın yapması vaciptir) demelerine benzemektedir. bu sözleriniz bozuktur, yanlıştır. çünkü, allahü teâlânın bütün işleri hikmete uygun, hep faydalıdır. herhangi bir şeyin yapılması hikmete uygun ve faydalı göründüğü için, allahü teâlânın o şeyi yapması vacip olamaz. kur'an-ı kerimde (ona yaptıklarından dolayı bir şey sorulmaz. onun kulları, yaptıklarından sorulacaktır) [enbiya, 23] mealindeki âyet-i kerime, sözünüzün bozuk olduğunu açıkça gösteriyor. imam tayin edilmesi, allahü teâlâ üzerine vacib olsaydı, insanların hiçbir zaman imamsız kalmaması lazım gelirdi. imamın, herkesçe tanınması, kuvvet, iktidar sahibi olması, imamlık şartlarını taşıması, kötü işleri, çirkin adetleri kaldırabilmesi, iyi işleri yaptırabilmesi, müslümanları zararlardan koruyabilmesi gerekir.
    -----------------------------------------------------------------------------------------------
    ulan amına kodugumun münafıgı, götünü hangi elinle yıkayacagına karar verirken hadislere bakıyorsun, sonra da allah' a vacip değildir diye fetva sıçıyorsun. soyunu siktiğimin yezidi, sen kimsin allah' a vacip, vecibe falan atfediyorsun ? andropomorfist ibne, allah senin arkadşın mı ulan ? gerizekalı şerefsiz bir de internette fetva diye bunu yayınlamaz mı, kan beynime çıkıyor.
  • ''ali'ye dost olan bana dost olur. ali'ye düşman olan bana düşman olur.''
  • gadir-i hum'a giden yolda bir kilometretaşı olarak mübahele ayeti ve ehl-i aba hadisi.
  • konun detayli bir incelemesi surada

    http://www.sorularlaislamiyet.com/…/gadiru-hum.html

    yapilmis. temel anlayis ve yaklasima dair ise:

    "konunun ozelinde ise hulefa-i raşidin'in hakkinda sunlari ifade etmek gerekir; hadisleri -en azindan kutub-i sitte'yi- bir tanim kumesi olarak kabul ediyorsak, misal, misalen orada hulefa-i raşidin'in 30 yil hukum surecegine dair bir hadis bulunmakta. hz. ali'nin sehid edilmesi ile bu sure tam 29.5 yil olmus iken, hz. hasan'in 6 aylik halifeligi ile 30 yil tamamlanmistir (bkz: #11176704). eger kırtas vak'asınin belirli bir yorumu icin, ehli sunnet'in kaynaklari "bakin bunlar orada da yaziyor" diye referans olarak gosteriliyorsa, bu hadisin -ki boyle cok daha fazla hadis var- de kaynak olarak kabul edilme zorunlulugu dogar. sahih hadislerdir, zayif hadislerdir, vs. konu bu degil. usul acisindan, metod acisindan. ben senin kaynaklarindan sunu sunu aldim, bunu bunu almadim diyemezsin. simdi, bu durumda, diger halifelerin kimler oldugu da belli olduguna gore, eger isin icine ehli sunnet'in kaynaklarini katiyorsak, cok acik bir durum ortaya cikiyor: 30 yil konusunda ya hasa hz. muhammed cok buyuk bir yanilgi icerisinde bulunuyor bu sozleri ederken ya da biz halifeler hakkindaki olumuz dusuncelerimizde yaniligi icerisindeyiz. baska bir secenek yok. hadislerin sahihligini tartismiyoruz bak, bu onemli. bu baska bir sey.

    belli basli baska kaynaklara dayanarak, onlar referans alinarak halifelerin bir kismi hakkinda belirli bir gorus ortaya koyulabilir. fakat, "bakin sizin kaynaklarinizda da bu su su sekilde yaziyor" demek mantiki bir hatadir ve gecersizdir. bu anlayis, dusuncelerimizin, fikilerimizin ve bunlarin kaynaklandigi nuvenin sihhati hakkinda suphe olusturmaktan oteye gecmez, gecemez. bir surecler butunu kendi icerisinde degerlendirilir, elestirilir, incelenir. sia'nin kaynaklari da bu sekildedir ve boyle incelenmelidir. nitekim, bu kaynaklara ve iceriklerine yonelik elestiriler iceren pek cok eser, ehl-i sunnet alimleri tarafindan ortaya konulmus, bu eserlere yonelik reddiyeler de yine sii alimlerce yazilmistir. "

    (bkz: hz. muhammed'in yazı yazmasını engellemek/#30948735)